GÜNCEL

Yusuf Kaplan : İslâm’ın temel kaynaklarına yapılan saldırılara seyirci kalamayız!

Tarih
07 Ağustos 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Yusuf Kaplan

Bir yandan, bu toplumun İslâm’la ilişkisi süratle çözülüyor... İslâm’la ilişkisi sıfırlanan bir kuşak geliyor…

Öte yandan da, İslâm’ın kurucu kaynaklarına içerden inanılmaz bir saldırı yapılıyor…

Mezhepler tartışmaya açılıyor: Akîdenin temelleri sarsılıyor…

Hadisler tartışmaya açılıyor… Hz. Peygamberin (sav) konumu sarsılıyor…

Bunların hepsi, önce, Peygambersiz İslâm projesi’nin ön-hazırlıkları.

Ardından sıra Ku’ân’a gelecek… Kur’ân’daki âyetlerin açıklanmasında ciddi sorunlar yaşanacak ve Kur’ân’dan soğutulacak kitleler…

DİYANET DE, İLÂHİYÂTLAR DA İSLÂM’IN TEMELLERİNE YAPILAN SALDIRILARA SEYİRCİ KALAMAZ!

Müslümanları 1400 yıl dimdik ayakta tutan İslâm’ın kurucu kaynaklarına, temel yapılarına, bu kaynakların ve yapıların iyi-kötü temsilcisi bütün cemaatlere büyük bir saldırı var.

Üstelik de Batı uygarlığının felsefî olarak çöktüğü, diğer dinlerin fosilleştirildiği; dünyanın, İslâm’a, İslâm’ın kuşatıcı, kucaklayıcı, diriltici, insan haysiyetini koruyucu evrensel mesajına her zamankinden daha fazla ihtiyaç hissettiği bir zaman diliminde, bir yok oluş mevsiminde İslâm’ın temellerinin sarsılması, kaynaklarının ağır saldırıya uğraması tam bir intihardır…

İslâm’ın temellerine, kurucu kaynaklarına, hadislere, Ehl-i Sünnet’e, Hz. Peygambere büyük bir saldırı oluyor.

Diyanet uyuyor…

İlâhiyatlar uyuyor…

Olmaz!

Daha da vahimi, bu saldırılar, Diyanet’in içindeki bazı odaklar, ilâhiyâtlardaki bazı sığ tipler tarafından da destekleniyor hatta bizzat yürütülüyor zaman zaman.

İyi de Diyanet niçin var?

Tam da böyle zamanlar için var, değil mi?

İlâhiyâtlar niçin var, ne işe yarar?

Tam da böyle zamanlarda İslâm’ın ana omurgasını, kaynaklarını korumak için var.

Üstelik, oryantalistlerin iki asırdır geliştirdikleri ama bizim proje tiplerimizin gündeme getirdikleri, gönüllü acentalık yaparak yürüttükleri bu tür saçma sapan saldırılar, genelde kitlelerin, özelde genç kuşakların İslâm’dan hızla uzaklaşmalarına, İslâm’dan soğumalarına, nefret etmelerine, deizmin, nihilizmin, ateizmin kucağına sürüklenmelerine yol açıyor…

MUHAFAZAKÂR DİNDARLAŞMA: DİNİ DARLAŞTIRMA…

Bir yanda muhafazakârlaşma süreci var; ama öte yanda da İslâmî duyarlıklar aşınıyor hızla!

Bu bir çelişki mi, peki?

Hayır.

Hayır; çünkü muhafazakârlık bir modernleşme, sekülerleşme biçimdir: Konformizm, oportunizm, kariyerizm, bireyselleşme, beraberinde, sosyal ve ahlâkî yapıların ve duyarlıklarını yırtılmasını ve aşınmasını da getiriyor kaçınılmaz olarak.

Sanıldığı gibi, muhafazakârlaşma, otomatik olarak, İslâmîleşme değil, modernleşme ve sekülerleşme biçimlerini tetikliyor; bu da protestanlaşmış, bireysel alana hapsedilen, duyarlıkları aşınan bir din algısı, olgusu ve dindarlaşma biçimi üretiyor.

Bu anlamda muhafazakâr dindarlaşma, dini protestanlaştırma ve dini dar’laştırma biçimidir. 

BU TOPLUMUN VARLIK NEDENİ İSLÂM’DIR, ÖTESİ HÜSRANDIR!

Bu toplumun varlık nedeni İslâm’dır. 

Bu toplum, İslâm’la varolmuş, İslâm’la dünya tarihini yapacak bir konuma ulaşmış, İslâm’la varlığını korumuştur.

İslâm, bu toplumun hem yegâne varlık nedeni hem de tek ortak noktası ve sigortasıdır.

İslâm’dan başka çıkış yolu aramak, hüsrandır ve toplumu çıkmaz sokakların eşiğine fırlatacak, ülkeyi kurda kuşa yem yapacaktır…

İslâmî duyarlıklarını kaybetmiş, bu topluma, bu toplumun ruh köklerine aidiyet biçimlerini yitirmiş kuşakların bu topluma verebilecekleri yıkımdan başka bir şey yoktur…

İslâm’ın temellerinin sarsılması, İslâmî duyarlıkların aşınması, bu toplumu beklenmedik büyük sorunların, zamanla da yok oluşun eşiğine fırlatacaktır.

TUTUNACAK DAL, SIĞINILACAK TEMEL KALMAZSA…

Herkesin aklını başına devşirmesi gerekiyor…

Toplumun İslâm’la ilişkisini diri tutacak, canlı tutacak yapılar yok… 

Zemin ayağımızın altından kayıyor hızla…

Zemin çok kaygan. Kaygan zeminlerde patinaj yapıyoruz yalnızca…

Toplumun İslâmî kimliğini, duyarlıklarını geliştireceği, koruyacağı ve yaslanacağı, varolacağı yapılar, tutunacağı dallar, sığınacağı limanlar olarak görülebilecek cemaatler de hedef tahtasına yatırılıyor…

Tam böyle bir zaman diliminde, cemaatlerin de kendilerini toparlamaları, hem önümüzü açacak, dünyayı ve İslâm’ı iyi tanıyacak çaplı adamlar, öncü kuşaklar yetiştirmeleri; hem de toplumun İslâm’la bağlarını diri tutacak kadar topluma derinlemesine yönelmeleri, toplumun İslâmîleştirilmesi sürecine, İslâmî duyarlıklarını koruma gayretine kalıcı, köklü katkılarda bulunmanın yollarını bulmaları şart.

Ama önce cemaatlerin kendilerine çeki düzen vermeleri kaçılmaz. İhale peşinde koşturan cemaat olmaz. Siyaset peşinde, ticaret peşinde koşturan cemaat olmaz. 

Siyaset aslâ terkedilemez. Ülkenin yönetimi aslâ bizim İslâmî köklerimizi kazımak, ruh köklerimizi yok etmek için çalışan tiplere bırakılamaz. Ama kim olursa olsun, önce ehliyet ve liyakat, tecrübe ve birikim… Bunu söylemek bile gerekmiyor, elbette ki.

Cemaatler, sözünü ettiğim iki eksen üzerinde (öncü kuşak yetiştirme ve toplumun İslâmî kimliğini ve duyarlıklarını geliştirme ve koruma sürecinde) üzerlerine düşen mükellefiyetleri yerine getirmek için gece gündüz demeden köklü ve kalıcı hazırlıklar yapmazlarsa, çok büyük bir vebal üstlenmiş olurlar ve bunun vebalini bu dünyada da ötesinde de aslâ ödeyemezler.

Yenişafak
7 Ağustos 2017

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • fuat kadıoğlu

    03 Ekim 2017 21:05
    0 0
    Ramazan ve Ali kardeş,ukala ve saygıdan ve terbiyeden yoksun şeklinde ki ifadeleriniz malumunuzdur ki bir cevap değildir.Bu ifadelerden anladığım kadarıyla zaten cevap verebilecek bir bilgiye de sahip değilsiniz.Bu ifadeleriniz fikir üretme konusunda kabızlık çeken beyninizin gaz salmasından başka birşey değil.Kendinizi yazdıklarıma itiraz etmek zorunda hissettiyseniz delilinizi ortaya koyardınız olur biterdi.zevzekliğe gerek yok.
  • Ali

    14 Eylül 2017 21:32
    0 0
    Ukala
  • Ramazan

    14 Eylül 2017 21:32
    0 0
    Saygıdan ve terbiyeden yoksun ukala
  • fuat kadıoğlu

    11 Ağustos 2017 19:40
    0 0
    ilk emri "oku" olan ilahi kelama inanan Banu kardeşim;afaki olarak başkalarını suçlamayınız Allah aşkına. Bir kerecik Mesnevi'yi okuyun, daha ilk sayfalarında,Kur'an'ın vasıflarının Mesneyi'ye nasıl atfedildiğini, ileriki sayfalarda edep dışı hikayeler anlatıldığını, Mektubatta ,İ.Rabba'ninin Allah'ın kendisine Kadın şeklinde göründüğünü ,İbn-iArabi'nin, Füsüs'ül Hikemin kendisine Peygamberimiz tarafından yazdırıldığını, (devamı sonraki yorumda )
  • fuat kadıoğlu

    11 Ağustos 2017 19:36
    0 0
    ,F.Mekkiye'sinde ise kendisine vahiy geldiğini iddia ettiklerini göreceksin,Tasavvuf çevrelerinin okuduğu kitapları biraz kurcalarsanz, Fetö'nün,kainat imamlığı hiyerarşisinin,tasavvuftaki gavs/kutup hiyerarşisinin modernize edilmiş hali olduğunu,sorgulanamayan otoritesinin ve bağlılarını cennete kavuşturacağı hezeyanının nerelerden defşirildiğini Allah'ın izniyle göreceksiniz.Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • banu metin

    09 Ağustos 2017 21:44
    0 0
    Fuat kadıoğlu siz neyin peşindesiniz Allah aşkına ..asıl fetönün yaptıklarına siz katkı veriyorsunuz..cemaat olmayan bir gurubu cemaatmış gibi tasavvufi bir dayanağı varmış gibi gösteriyorsunuz..aslınıza dönün..bu topraklar da Hoca Ahmet Yeseviler Mevlanalar..Yunus Emreler sayesinde huzur içinde yıllarca yaşamışız ..şimdi buna ışık tutanları hangi amaçla yeriyorsunuz..Aslında amacınız ortada
  • fuat kadıoğlu

    07 Ağustos 2017 20:44
    1 1
    Diyanet ve ilahiyatçılar uyuyor diyor.Uyansınlar ve Yusuf Bey'in tasavvuf dinini ihya etsinler ! Yıllarca diş fırçalamanın orucu bozup bozmayacağını, ceplerini doldurma karşılığında millete anlatırken, fetönün beyin yerken kullandığı tasavvufun ezoterik söylemlerini Kur'an ışığında bir eleştiriye tabi tutmayı aklına getiremeyen ilahiyatçılar UYANINNNNNN !
  • fuat kadıoğlu

    07 Ağustos 2017 20:33
    0 2
    Bize yıllarca İngiliz başbakanı Glaston'un,avam kamarasında Kur'an'ı göstererek "bu müslümanların elinde oldukça onlara hükmedemeyiz" dediğini anlatanlar,bu gün bütün bu tartışmaları furkan olma vasfıyla ortadan kaldırabilecek Kur'ana davet edenleri peygambersiz bir din oluşturma gayretiyle suçluyorlar.Yoksa ingilizler halen vazgeçmedi mi ?
  • fuat kadıoğlu

    07 Ağustos 2017 20:22
    0 1
    Yusuf Bey çok zamandan beri bu minvalde yazılar yazıyor.Madem dile getirdiği konu bu kadar hayati bir mesele,bu meseleye ışık tutacak onca ayeti barındıran Kur'an dan tek delil getirmez mi insan ? Mesela "kendilerine kitaptan pir pay verilmiş olanlara baksana,aralarında hakem olması için Allah'ın kitabına davet olunuyor d ,bir kısmı yüz çevirip dönüp gidiyor. Al-i imran -23
  • fuat kadıoğlu

    07 Ağustos 2017 20:14
    0 2
    Yusuf beyin tartışmaya açılıyor dediği hadislerin, rivayetçiler tarafından Kur'an ayetlerini nesh edebileceği istisnasız bir kabuldur .Nesh edilen ayet sayısını beşyüze kadar çıkaranlar olmuştur. Yusuf Bey'le aynı safta duran rivayetçiler ,Yusuf beyin ' Kur'an'la ilgili ' tedirgin olduğu şeyi yüzyıllardan beri yapmaya çalışmaktadırlar.Günümüzde ki tartışmaların temel sebebi de budur. Yusuf Bey, siz merak etmeyin onu indiren, koruyacağını vaad etmiştir.
  • 07 Ağustos 2017 20:11
    0 2
    Diyaneti de ilahiyatları da hiyanetçiler ele geçirmiş. İyi bakın, ilahiyat fakülteleri sapkın gruplar arasında paylaşılmış. İslamı savunan ilhiyatlar kaldı mı? Takiyye yapıyorlar, 9 doğru söyleyip içine bir sapkınlık koyuyorlar ki müslüman anlamasın yesin. Hepsinin de çalışma üzümü budur.
  • fuat kadıoğlu

    07 Ağustos 2017 19:29
    0 1
    Yusuf Kaplan'ın yazılarına bir bakın.Kur'an'dan bahsettiği tek bir satır var mı ? Buna rağmen 'akide tartışılıyor' diyor. Akide, yani iman esasları ancak Kur'an'la belirlenir. Akide derken, tasavvuf dininin islamdan bağımsız olarak geliştirilmiş esaslarını kastediyor galiba.Senin akiden sana, bizim akidemiz bize.
  • fuat kadıoğlu

    07 Ağustos 2017 19:12
    0 1
    Peygamberimizin, mezarında hanımlarıyla nünasebette bulunduğunu söyleyen cübbeli kişi, peygamberimizin konumunu sarsmıyor da,bu ve buna benzer iğrençliklere itiraz edenler mi peygamberimizin konumunu sarsıyor. Evet sarsılan birşey var.oda sizin, 'peygamberi ' ibn-i arabi,Mevlana,Rabbani,A.Geylani olan dininiz.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2017 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;