GÜNCEL

Yıldıray Oğur : Hrant Dink cinayetiyle Ergenekon arasında nasıl bir ilişki vardı? -2-

Tarih
21 Ocak 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Yıldıray Oğur

21 Ocak 2015

1997
’de
Türkiye Ergenekon adını efsane dışında ilk kez derin devlet anlamında
Can Dündar ve Celal Kazdağlı’nın hazırladığı 40 Dakika programında ve
daha sonra bu programın metinlerinden yapılan Ergenekon kitabıyla duydu.
Bu programa konuşan Erol Mütercimler 12 Mart’ın ünlü Ziverbey komutanı
Memduh Ünlütürk’ün kendisine devlet içindeki illegal yapının adının
'Ergenekon' olduğunu söylediğini anlatmıştı programda.

2001 Mart’ında Tuncay Güney İstanbul Emniyet’indeki meşhur ifadesini (samimi beyanlarını) verdi.

30 Nisan 2001’de
Yeni Şafak’ta Taha Kıvanç (Fehmi Koru), Ergenekon örgütünün temel
belgelerinden olduğu iddia edilecek "Ergenekon: Analiz-Yeniden
yapılanma, yönetim ve geliştirme projesi" belgesinden alıntılar yaptı.
Belge 29 Ekim 1999" tarihliydi.

12 Mayıs 2001’de bu kez Aksiyon dergisi Ergenekon belgelerini yayınladı.

14 Haziran 2001’de,
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun’un göreve
getirildiği gün önüne Ergenekon şeması getirildi. Uzun’un İN kitabından
okuyalım: “14 Haziran 2001 günü ikinci kez İstihbarat Dairesi Başkanlığı
görevine getirildim. O gün şube müdürü, R.G. odama gelerek bana en üst
kısmında 'Ergenekon Örgütü' yazan bir şema gösterdi. Bu şemanın en
üstünde örgüt sorumlusu konumunda Orgeneral Çetin Doğan gösterilmişti…
Şubesine giderek yanında Tuncay Güney isimli kişinin ifade tutanağını ve
bir de bilgi notu getirdi. İfadeyi okudum, ne Çetin Doğan’ın ne de
diğerlerinin isimleri yazılıydı…. 'Şemayı kim yaptı, neye göre
yaptı' diye sordum. 'İstanbul istihbarat gönderdi' dedi…Eğer o gün beni
kandırabilselerdi, Ergenekon Operasyonu 2011’de başlayacaktı…”

3 Temmuz 2002’de Tuncay Güney’in kaydı ve Ergenekon şeması göndereni belli olmayacak şekilde CD’yle MİT Müsteşarlığı’na gönderildi.

6 Ağustos 2002’de Sabri Uzun Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevinden alındı.

3 Kasım 2002’de AK Parti tek başına iktidara geldi.

18 Aralık 2002’de Necip Hablemitoğlu öldürüldü.

1 Mart 2003, Meclis Irak’a asker tezkeresine “hayır” dedi.

4-7 Mart 2003’te Çetin Doğan, 1. Ordu’da gerçek isimlerle irticai kalkışmaya karşı plan seminerini gerçekleştirdi.

23 Mayıs 2003, Cumhuriyet gazetesi “Genç subaylar tedirgin” manşetiyle çıktı.

10 Temmuz 2003,
 MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, müsteşarlığa ulaşan CD ve belgelerden
yola çıkarak Ergenekon örgütü şema ve kitapçığını Genelkurmay Başkanı
Hilmi Özkök’e sundu. 

13 Haziran 2003’te
Sabri Uzun yeniden İstihbarat Daire Başkanlığı’na, Hanefi Avcı
ise Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire
Başkanlığı'na getirildi.

15/20 Kasım 2003’te İstanbul’da El Kaide, Sinagog, İngiliz Başkonsolosluğu ve HCBC’ye saldırılar düzenledi.

19 Kasım 2003’te MİT Müsteşarı Atasagun Ergenekon belgeleri ve şemasını Başbakan Tayyip Erdoğan’a verdi. 

6 Aralık 2003’te
kuvvet komutanları Jandarma Sosyal Tesisleri’nde toplanıp, Kıbrıs barış
görüşmeleri ve Kur'an Kursu düzenlemeleri nedeniyle hükümete karşı
birlikte hareket etme kararı aldı.

3 Mart 2004,
Ankara Ticaret Odası’nda düzenlenen Hilafet’in kaldırılışının yıldönümü
toplantısına komutanlar hep birlikte katılıp gövde gösterisi yaptılar.

24 Nisan 2004’te Annan Planı Referandumu’nda Kıbrıslı Rumlar “hayır” dedi.

24 Ekim 2004, Yasin Hayal, Trabzon’daki McDonalds şubesine bomba attı. Bombayı Erhan Tuncel’den aldığı tespit edildi. 

17 Kasım 2004’te Erhan Tuncel dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek tarafından haber elemanı olarak görevlendirildi...

Tam burada duralım. 2001 yılında Tuncay Güney’in ifadesinin alınmasıyla başlayan ve 2005’te biten bu döneme Ergenekon davasının kuluçka dönemi denebilir.

Ancak
2007’de başlatılabilecek Ergenekon soruşturmasının ana gövdesi 2001
itibarıyla aslında hazırdır; Tuncay Güney’in, Sabri Uzun’un yükleme
dediği yani ona dikte ettirildiğini söylediği, resmî adıyla “samimi
beyanları”, o ifadelerde geçmeyen isimlerle oluşturulmuş Ergenekon
şeması, Ergenekon örgütünün belgeleri…

2002’de AK Parti’nin
iktidara gelmesiyle başlayan ordu-hükümet gerilimi, Kıbrıs’ta çözüm
girişimleri, laiklik krizleriyle zirve yapmıştır. Özden Örnek’in
günlüklerinde anlattığı askerlerin art arda yaptıkları toplantılar,
muhtıra tartışmaları sürmektedir. Darbe iddiaları ortalıkta
dolaşmaktadır. Ergenekon soruşturmasının başlaması için şartlar ve iklim
koşulları uygundur. Böyle bir soruşturma için ordu karşısında varlık
mücadelesi veren hükümetin rızasını almak da zor olmayacaktır.

Peki,
o hâlde Ergenekon davası neden başlatılamamıştır? Neden start düğmesine
basılabilmesi 2007’ye kalmıştır? Cevap; Emniyet içerisindeki yüksek
düzeydeki tecrübeli amirler ikna edilememiştir. Sabri Uzun, önüne
getirilen Ergenekon örgütüne inanmamış, soruşturmayı reddetmiştir, daha
sonra Ergenekon soruşturmasını başlatacak polislerin hocası olan Hanefi
Avcı, Organize Suçlar Dairesi’nin başındadır. Onu ikna etmek de
zordur...

İşte 2005 yılı, tam kırılma yılı olacaktır. Aslında
Annan Planı’nın reddiyle asker-hükümet gerilimi azalmıştır. Ama 2005
yılından itibaren Türkiye’de tuhaf işler olmaya başlar. Bu sırada, güçlü
iddialara göre cemaat içinde de bir kırılma yaşanır. Emniyet İmamı
Kemalettin Özdemir’in yerine Kozanlı Ömer geçmiştir. Kronolojiye devam
edebiliriz. Ama o da yarına kaldı...

Türkiye

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;