GÜNCEL

Yıldıray Oğur : Frank Underwood’un aklındaki muhtemel koalisyon…

Tarih
16 Haziran 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Yıldıray Oğur

16 Haziran 2015

Türkiye siyasi tarihinin en Frank Underwoodvari (House of Cards adlı dizisinin siyasi entrikaları Machievelli’ye mezarında mutluluk taklaları attıran baş karakteri) işini yapan siyasetçinin Bülent Ecevit olduğuna inanmak gerçekten zor.

Neyse ki Türkiye şu anda o kadar çaresiz değil. Zaten Güneş Motel’in bir kısmı da yıkılmış.
7 Haziran sonrası matematikte Meclis’te bulunan dört partiden sadece son ikisinin yan yana geldiği formüller dışındaki kombinasyonlara kimse “hayatta olmaz” demiyor. Hatta HDP ve MHP’nin dışardan, içerden, birbirini görmeden, burunlarını kapatarak yan yana geldiği seçeneklerle hayaller kuranlara bile kimse hayalperest demiyor.

Buna kısaca “sandıktan çıkan zorunlu matematiksel demokratik uzlaşma kültürü” diyoruz. Kısaca parlamenter demokrasi diyenler de var. Tek parti iktidarları siyasi manevra, taktik savaşları, uzlaşma arayışları için elverişli ortamlar değildir.

Son Meclis matematiği ise tam Frank Underwood’a göre.

Ama eğer Hiroo Onoda’lar ona izin verirse. Hiroo Onoda, 2. Dünya Savaşı sırasında gönderildiği ıssız adada savaşın bittiğinden habersiz 29 yıl daha ormanda teyakkuz halinde beklerken bulunmuş ünlü Japon teğmen.

Seçimin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen eski halin muhal olduğunu anlamamakta ısrar edenler akla getiriyor onu, özellikle de hâlâ cephesini terk etmeden teyakkuz halini koruyanlar..

Partilerin mevcut matematik üzerinden siyaset ve pazarlık yürütmesi önündeki en büyük engel de parlamenter demokrasinin olağan işlerini midesi kaldırmayan bu şahinler.

Canı “17 Aralık yargılamaları”, “postmodern İstiklal Mahkemeleri” çekenler, listeler yapıp, mal varlıklarına el konulsun çağrıları yapanlar, gazeteci olduğunu unutup dediğini yapmayacak gibi yapınca partilere “ne haliniz varsa görün” diye küsenler, “Saray’a gidecek misin, söyle” diye evin önünde olay çıkaran sarhoş misali nara kıvamında yazılar döşeyen amcalar, teyzeler…
Üzerinde en çok mahalle baskısı olan iki parti şüphesiz HDP ve CHP. En tuhafı da bu baskının kaynağı bu iki partinin doğal ve klasik tabanları değil.

Hâlâ direniş kelimesinin büyüsünden çıkamamış Geziciler, hâlâ intikam için geriye dönüş hayali kuran cemaatçiler, bütün ütopyalarına memur ettikleri HDP’yle ilişkileri harflerinden akrostiş yazacak liseli âşık düzeyinde sürdüren sol gruplar, medya ve entelijansiya ve bu gruplarla dirsek teması içinde AK Parti ve Erdoğan’la artık kişisel hale gelmiş meselelerini yeni kurulacak iktidara gördürme derdindeki emekli liberal-sol kanaat önderleri…

Kendi işleri görülsün diye seçmenlerinin rızası, çıkarları umurlarında olmadan HDP ile MHP’yi bile yan yana getirmenin telaşına düşmüş bu rövanşist grupların yeni açılan dönemde işleri zor.

Çünkü eskiden yukarıda, muktedir, düşman şeytan bir AK Parti vardı. Ona temas etmeden direnmek, muhalefet etmek, sövmek mümkündü. Artık o AK Parti temas, konuşma, uzlaşma mesafesine inmiş durumda. AK Parti’ye karşı oy verdikleri partileri, şimdi AK Parti’nin en büyük ve vazgeçilmez aktör olduğu bir siyasi matematikte şeytan AK Parti ile konuşacak, müzakere edecek hatta Allah kahretsin belki de anlaşacak.

Bu saatten sonra AK Parti’yle Erdoğan’la temas eden herkesi şeytanlaştırma siyasetleri sadece bu şahin grupların mevzi, müttefik kaybetmesine marjinalleşmesine, karşılarındaki cephenin büyümesine sebep olur.

Her ne kadar yeni döneme uyum konusunda diğer partilerden daha hızlı bir performans sergilemiş olsa da AK Parti’nin de kendi içindeki şahini dizginlemesi gerekir. Artık alan boş değil. Millet iradesi de artık sadece AK Parti’nin istediği şeyleri meşrulaştıran bir kavram olarak iş görmüyor. Muhalefeti Haçlı Orduları gibi çizmenin, kendi siyasi duruşunu kutsal dava ilan etmenin daha göze batacağı, bütün dünya bize karşı birleşti diskurunun olası ilk koalisyon sonrası çökeceği bir vasat açılıyor. Kurulduktan 1 sene sonra hep tek başına iktidar olmuş AK Parti için iktidarı paylaşmak, ayıp olmasın diye ya da jest olsun diye değil sahiden ihtiyacı olduğu için müzakere etmek yeni ve zor bir deneyim olacak. 2071’e kadar partilerini kesintisiz iktidarda düşünen seçmenlerin buna alışması da… Nankör seçmen, ne haliniz varsa görün, bak şimdiden ekonomi çöktü, koalisyon olmaz seçime gidip, güçlenip gelelim tepkileri buna işaret. Ama yine de baskın görüşler bunlar değil. En zor sınav AK Partinin tek başına iktidarına alışmış medyayı bekliyor. Artık iktidarda daha uzun süre kalacak olmanın rahatlığıyla köşelerinden, ekranlardan devlet adına racon kesen yazarlar için atış serbest değil. Bu dilin epey bir ton daha aşağıya düşürüleceği, gazeteciliğin, mesafeleri korumanın yükseleceği bir dönem bu. (AK Parti eğer kendi medyasında eleştirilmeyi göze alsaydı, belki bunları da duymak isteyen seçmenlerini evin içinde tutacaktı ve onların seslerini sandıktan duyurmasına gerek kalmayacaktı.)

Şahinlerin yerini güvercinlerin, ideallerin yerini üzerinde anlaşılmış olanların alacağı herkesin bir ton aşağıya bir adım geriye çekileceği yeni bir dönem bu.

Ve tabii House of Cards izleyenlerin bir adım önde olacağı...

Türkiye

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;