GÜNCEL

Yıldıray Oğur : “Enteresan bir yapı” hakkında…

Tarih
14 Eylül 2014
İzlenme
Kişi
Yazar
Yıldıray Oğur
14 Eylül 2014...Ankara Adliyesi’nde mütevazı bir cumhuriyet savcısı odası. Duvarlarda tablo, takvim, masa üstünde biblo, fotoğraf, takvim cinsinden 15 Atatürk fotoğrafı var. Bir İnönü takvimi, bir de Atatürklü T.C. tapu senedi.
Savcı Abbas Özden kimliğini saklamıyor. Kendisini “sosyal demokrat ve Alevi” olarak tanımlıyor.
12 Ekim’deki HSYK seçimlerinde Yargıda Birlik Platformu’nun adaylarından biri. Platformun adayları olarak ziyaret ettikleri Başbakan Davutoğlu ile görüşmeden sonra açıklamayı da sözcü olarak o yapmıştı.
Savcı Abbas Özden’den dinlemek istediğim esas hikaye ise kurucusu olduğu YARSAV’ın hikayesi.
Twitter’daki bir mention zincirini çözmesi. YARSAV Başkanı’nın hükümetin kendilerini “HSYK seçimlerine girmeyin” diye tehdit ettiğini iddia eden açıklamasının linkini Samanyoluhaber sitesinden Hakan Şükür paylaşıp, Zekariya Öz RT'lemişti. YARSAV, Samanyolu, Zekariya Öz. 4 yıl önce hayal edilemeyecek ittifaklar. (Tabii Hakan Şükür de.)
Savcı Abbas Özden’in anlattıklarına göre ise bu tuhaf ittifakın başlangıcı tam da o yıllar.
2006 yılında kurulan Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV), 7 Kasım 2009 günü Ankara’da 2. Genel Kurulu’nu yaparken meslek dışında olanların adını çok duymadığı bir birlikti. O gün Genel Kurul, 1213 delegeden yeterli sayıda katılım olmadığı için toplanamadı ve 16 Kasım’a ertelendi.
16 Kasım’da 500’e yakın delege kongre salonundaydı.
O gün kongre salonuna gelen 300’e yakın genç üyeyi görünce YARSAV adına mutlu olduklarını anlatıyor Savcı Özden.
Herşeyin rutin gittiği kongrede Başkan Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun da aralarında olduğu 13 kişilik yönetim kurulu için tek listesiyle seçime gidilmek üzereyken, arkalardan bir el kalkar ve “ben de” aday olmak istiyorum der. Sonra bir el daha kalkar. Aday sayısı 15’e çıkmıştır. Müzakereler sonucunda çarşaf listeyle seçime gidilip, herkesten iki ismin üstünü çizmesi istenir.
Sayım yapılırken büyük bir sürprizle karşılaşırlar. 441 delegeden 246’sı YARSAV’ın kurucusu, hakkında soruşturmalar açılmış olan başkan Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun isminin üzerini çizmiştir. Eminağaoğlu rahat girdiği seçimde günün sonunda liste dışı kalır. İlk elini kaldıran Hasan Akgedik listeyi delip, onun yerine yönetime girer.
2010 Referandumu’na doğru adından çok söz ettirecek YARSAV’ın yeni başkanlığına ise yönetim kurulunda yapılan seçimle Emine Ülker Tarhan getirilir.
YARSAV’ın 2010 referandumundaki en kritik rolü HSYK ve yüksek yargı seçimlerde liste yerine tek oyu getiren düzenlemenin iptaline ön ayak olması olmuştu. YARSAV’ın bu görüşünü, yine referandumdan önce genel başkanını değiştiren CHP, Anayasa Mahkemesi’ne taşımış ve daha sonra HSYK’daki cemaat yapılanmasının önünü açacak tek oy sistemi AYM tarafından iptal edilmişti.
Savcı Abbas Özden, o günlerde YARSAV’ın cemaat mensubu savcı ve hakimler tarafından ele geçirildiğine ihtimal vermediklerini, ama şimdi düşündüğünde kafasındaki parçaları birleştirdiğini anlatıyor.
Onun için her şeyi açık hale getiren ise 2012 yılındaki Genel Kurul olmuş. Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde kongrede Başkan Murat Arslan’ın önerdiği 13 kişilik yönetim kurulu aday listesine eski Öz- YARSAV'cılar olarak anılan aralarında Abbas Özden’in de olduğu YARSAV’ın kurucuları “Aday gösterilen 5 kişiyi tanımıyoruz” diyerek itiraz etmiş. Bu 5 kişiden ikisinin yerine kendi arkadaşlarının konmasını talep etmişler. Arslan bunu kabul etmeyince seçime yine çarşaf listeyle gidilmiş. 580 üyenin katıldığı seçimde Öz-YARSAV'cıların biri milliyetçi biri sosyal demokrat çizgideki iki adayına sadece 130 oy çıkmış.
“O gün YARSAV’daki gücümüzün o kadar kaldığını anladım” diyor Savcı Özden.
Aynı toplantıda daha da ilginç bir olay yaşanmış. Ömer Faruk Eminağaoğlu bir anons yaparak yeni kurulacak Yargıçlar Sendikası’nın tüzüğünün dışarıda imzaya açıldığını duyurmuş. Dışarıya çıktıklarında gördükleri manzarayı şöyle anlatıyor: “Bir baktık ki tüzüğün imzaya açıldığı masanın başında yemekhanede öğrenci kuyruğu gibi beşerli sıralarda dizilmişler, imzalıyorlar. O an uyandık. 15 kişi imzaladıktan sonra tüzüğü alıp kaçtık. Bıraksak sendikayı da onlara teslim edecektik.”
Savcı Abbas Özden emin. “ YARSAV cemaatin elinde”: “1650 üyesi var YARSAV’ın. Bunların 700’ü aktif üye. Bunların da 450’si cemaatten. “
Savcı Özden yine de kimse için “bu cemaatçidir bu değildir” demek istemediğini söylüyor.
Peki YARSAV ve Yargıçlar Sendikası’nın HSYK aday listesi için ne diyor: “5’i bizim YARSAV’dan tanıdığımız bildiğimiz sosyal demokrat arkadaşlarımızdır. Cemaatten olmadıklarını biliyorum. Ama diğer 6’sı için aynı şeyi söylemem. Bilmiyorum onları.”
Peki bunca yaşanan şeyden sonra YARSAV’da tanıdığı arkadaşları ve Eminağaoğlu’nun neden cemaatle işbirliği yaptığı sorusuna ise arkadaşlarını defalarca “uyardıklarını” söyleyerek cevap vermekle yetiniyor. Bazıları için “kişisel nedenler”in etkili olduğunu söylüyor.
Yargıda Birlik Platformu’nun aday listesinde farklı fikirlerden isimler olmasından memnun: “Arkadaşlarıma anlatıyorum. Hepsi sosyal demokrat olsa diğerlerine baskı olurdu bu”
Yargıdaki bu kamplaşmayı, bu yapılanmayı değiştirmenin zamanının geldiğini söylüyor Savcı Abbas Özden. 2010 HSYK seçimlerinde listesinde olduğu YARSAV’ın üye sayısından daha çok oy almış: “Platform seçimden sonra bir kurumsal yapıya dönüşebilir. O zaman YARSAV’ı da onlara bırakırız artık” diyor.
Odadan çıkarken isimler uçuşuyor: Emine Ülker Tarhan, YARSAV, cemaat, HSYK…
Emine Ülker Tarhan, en son Kemal Kılıçdaroğlu’nu sağcılıkla, cemaatle işbirliğiyle suçlamıştı değil mi?
Savcı haklı: Enteresan bir yapı gerçekten…
Türkiye

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;