DÜNYA

Yıldıray Oğur : ''Belki inanılmaz gelecek ama''

Tarih
22 Kasım 2014
İzlenme
Kişi
Yazar
Yıldıray Oğur

22 Kasım 2014...

Haaretz “Belki inanılmaz gelecek ama” notunu düşmeden edememiş. Dünyada sinagoglara saldırılar oldu (15 Kasım 2003’te İstanbul gibi) İsrail’de daha önce bazı dinî okullara saldırılar düzenlendi ama bir sinagoga düzenlenen ilk saldırı bu.

Kehilat Bnei Torah Sinagogu, Kudüs’te yeshiva denen dinî okulların yer aldığı, Ortodoks Yahudilerin daha çok yaşadığı Har Nof tepelerinde bir sinagog. Soykırım kurbanlarının anısına yapılan Yad Vashem merkezinin çok yakınında.

06.30’da sabah ibadeti için toplanmış minyan (ibadetin yapılabilmesi için en az 10 kişi olması gereken cemaat) dağılırken satır ve bıçaklarla düzenlenen saldırıda yaşları 43 ila 68 arasında, 3’ü Amerika, biri İngiltere orjinli, aliyah yapıp Kudüs’e gelmiş dört kişi hayatını kaybetti.

Ölenlerden Moshe Twersky, “yeshiva” denen din okullarını kuran Abba Berman’ın damadı ve Kudüs’teki Anglo Saxon orjinli Ortodoks Yahudilerinin en önemli Rabbilerinden biriydi.

Olayın duyulmasıyla sinagog önüne toplananların “Araplara ölüm”, “intikam” diye bağırdıklarını yazıyor Haaretz. Çok geçmeden biraz daha yumuşak versiyonlarını Netanyahu da söyledi.  Belki bu gece İsrail yine Filistin’de bir yerleri cezalandırmak için vurmaya başlayacak.

“Tapınağı” özgürleştirmek (Bunun için tabii Mescid-i Aksa ve Kubbet'üs Sahra’yı yıkmak lazım) için çalışan aşırı sağcı grubun lideri olan bir rabbiye suikast girişimiyle başlayan son gerilim, İsrail ordusunun 1967’den beri ilk kez Mescid-i Aksa’ya girmesiyle tavan yapmıştı.

İslam dünyasını ayağa kaldıran saldırıya, Mahmud Abbas  bile “caminin kapatılması savaş ilanıdır” diye tepki göstermişti.  Son sinagog saldırısı sonrası Netanyahu o yüzden sinagoga yönelik saldırıyı açıkça kınayan Abbas’ı da açıklamalarıyla tahrik edenler listesinin tepesine koydu. Hamas ise “Saldırıyı biz yapmadık ama yapanları tebrik ediyoruz” açıklaması yaptı.

İşin en ilginç kısmı Filistin intifada tarihinde görülmemiş bu sinagog saldırısını üstlenen grup:

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (Al-Jabhah al-Sha'biyyah li-Ta?rir Filas?in)’ne bağlı Ebu Ali Mustafa Tugayları.

FHKC, 1967’de kurulmuş Marksist-Leninist bir örgüt. FKÖ içinde Fetih’ten sonraki en büyük grup.  Adını 60’larda, 70’lerde, kurucusu Rum Ortodoks bir Filistinli Marksist olan George Habaş’ın organize ettiği meşhur Filistinli kadın militan Leyla Halid’li uçak kaçırmalar, Batı’da İsrail şirketlerine ve kurumlarına saldırılarla duyurmuştu. Hâlâ silahlı mücadeleyi savunan, Batılı ülkelerin terör listesinde olan örgüt, Oslo Barış görüşmeleri yüzünden Arafat’ı Filistin’i satmakla suçlamış, radikal silahlı bir örgüt FHKC.

Saldırıyı üstlenen tugayın adındaki Ebu Ali Mustafa da Habaş’tan sonra (2008’de kalp krizinden hayatını kaybetti) örgütün başına geçen lider. 2000 yılından İsrail tarafından öldürüldü.

Buraya kadar kısmında bir tuhaflık yok. Tuhaf olan Filistin seçimlerinden %5 civarı bir oy alan FHKC’nin uzun zaman sonra böylesine bir saldırıyla (eğer gerçekten onlar yaptıysa) geri dönmesi ve son dönemde kurduğu ilişkiler.

Çünkü FHKC, son dönemde Suriye savaşında Esadçı bir çizgide durdu.

Hamas’ın Suriye rejimini karşısına alıp Şam’dan Katar’a geçişi sonrası İran’ın örgüte ilgisi arttı.

Filistinli gazeteci  Hazem Balousha’nın Al Monitor’de çıkan bir analizinde İran ve Hizbullah yetkilileri FHKC liderleriyle Beyrut, Şam ve Tahranda görüşmeler yaptı, İran örgüte askerî ve mali yardımlarda bulundu. Hatta örgüt, Gazze’de Suriye bayrakları ve Nasrallah fotoğraflarıyla bir destek yürüyüşü bile düzenledi.

(FHKC’den uzun yıllar önce yine Suriye meselesi yüzünden ayrılan Ahmet Cibril’in kurduğu daha radikal bir kanat ise Hariri suikastına karışmaktan, Şam’da Filistinlilerin kaldığı Yermük Kampı’ndaki muhaliflerle rejim güçleriyle birlikte çatışmaya kadar boğazına kadar Suriye rejimiyle birlikte hareket ediyor.)

FHKC’nin sitesindeki son bildirilerden biri de Kobani’de IŞİD’e karşı PYD’yle dayanışma mesajları.

İran’ın dış politikasının en önemli operatif gücü bölge ülkelerinde proxy örgütler. O yüzden İran Dışişleri Bakanı’nın adı sadece nükleer görüşmelerde geçerken, bütün dünya İran’ın dış operasyonlarından bahsederken Kudüs Ordusu’nun başındaki Kasım Süleymani’den konuşuyor.

İran’ın Hamas’ın Suriye meselesinde saf değiştirmesiyle İslami Cihad, FHKC gibi silahlı örgütlerle ilişkileri artırması o yüzden sürpriz değil.

Filistin İslam dünyanın en hassas olduğu açık yarası. İslam dünyasının gündemini bir anda değiştirecek bir yer Filistin. Zaten İsrail’in savaş makinesini harekete geçirmek için tek bir füze, bir kaçırma, bir cinayet yeterli.  Geçen yıl Gazze’de yaşanan katliam en son örnekti.

İslam dünyasının gündemini Suriye’den, yeniden ortak düşman İsrail’e çevirmek en çok, bugünlerde ABD’yle gizli aşk mektupları ortaya dökülen, “büyük şeytan”la neredeyse müttefik olmayan müttefik haline gelmiş, belki de 24’üne kadar anlaşacak İran’ın işine geliyordur.

Bazı komplo teorileri hamasetten daha çok zihin açar…

Türkiye

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;