TARİH

Yavuz Bahadıroğlu : Atatürk olmasaydı halimiz ne olurdu?

Tarih
15 Kasım 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Yavuz Bahadıroğlu

20 Mayıs 2015

19 Mayıs münasebetiyle yine esip savurdular. Ciddi görünümlü adamlar, yine
“Atatürk olmasaydı biz olmayacaktık!” türünden “komik” nutuklar attı!

İçimden sormak geldi: “Şimdi Atatürk yok diye biz de mi yokuz?” 

Bu nasıl bir yaklaşımdır, büyük bir milletimize ne korkunç iftiradır? Hem “Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız” (Behçet Kemal Çağlar ve Faruk Nafız Çamlıbel’in ortaklaşarak yazdıkları meşhur “Onuncu Yıl Marşı”nın bir mısrası) diye şiirler yazıp ders kitaplarına geçireceksiniz, milli bayramlarda ilkokul çocuklarına bas bas okutacaksınız; hem de “Atatürk olmasaydı biz olmayacaktık” deyip kendi varlığınıza “iftira” atacaksınız!

Bir milletin varlığını tek kişiye endekslemek, ancak hastalıklı akılların ürünü olabilir: Saçma sapanlığın endazesiz biçimidir! Yağcılığın en damıtılmış şeklidir!

Hiçbir millet, birini övmek için kendini böylesine yerle bir etmez!

Atatürk olmasaydı, biz millet olarak yine var olurduk, ama meselâ bugün giydiğimizi giymezdik belki...

Yabancı kıyafetlere bürünmez, “moda”nın arkasına takılmaz, “Anneler Günü”, “Babalar Günü”, “Sevgililer Günü” gibi kapitalist mantığın ürettiği “tüketim” sarmalına düşmezdik...

Alfabemiz değişmez, kültür kaynaklarımız diken tarlasına, kütüphanelerimiz türbeye dönmez, böyle kültürsüzlüğe mahkum olmazdık...

Onca cami satılmaz, kiralanmaz, yıkıma bırakılmaz, “devrim” uğruna onca insan sehpalara sürülmez, Dersim acımasızca bombalanmaz, İskilipli Atıf Hoca gibi nice hocalar çeşitli bahanelere kurban edilmez, Ayasofya Müze yapılmazdı...

Yok şapka giymedi, yok ezanı Türkçe okumadı diye insanlara zulmedilmezdi...

Hac ve umrenin yanı sıra, Türk müziğinin radyolarda çalınması yasaklanmazdı...

Başta Milli Mücadele kahramanları olmak üzere, sayısız insan “hain” ilân edilmez, sürgünlerde hayat sürmek zorunda kalmazdı...

Tekkeler, zaviyeler, dergâhlar, medreseler kapanmaz, şimdiki gibi yürek bağlarımız kopmazdı...

Kimsenin soyuna-sopuna, dinine-imanına, diline-ırkına, vicdanına-namusuna,  dinine, tekkesine- medresesine, dergâhına-divanına karışılmayacağından, muhtemelen Şeyh Said, Dersim, Koçgiri, Düzce, Yozgat, Menemen olayları gibi karışıklıklar çıkmaz, kardeş kardeşe kurşun sıkmaz, kin tortusu birikmez, bugün PKK’yı besleyen Türk-Kürt ayırımı yaşanmazdı... 

Batı’nın tüm kirli suları üzerimize boşalmaz, böylesine ruhsal ve yüreksel kirlenme olmazdı...

Bediüzzaman’ın ve diğer âlimlerin kadr-u kıymeti bilinir, değerli vakitleri zindanlarda, hicranlarda tüketilmezdi...

Laiklik uğruna ocaklar sönmez, mazlum insanlar hapishanelere sürülmez, başörtüsü zulmü yaşanmazdı...

İnancımıza ve geleneklerimize aykırı olarak, Türkiye’nin heryerine heykeller dikilmez, onca masraf yapılmaz, çocuklarımızın beynine ecdad düşmanlığının yanısıra, din düşmanlığı tohumları da ekilmezdi...

Çerkez Edhem, Rauf Orbay, Kâzım Karabekir gibi, şahsa biat etmeyen vatanseverlere “hain” yaftası yapıştırılmaz, yanlış tarih yazılmaz, beynimiz keşmekeşe dönmez, Selçuklu-Osmanlı eserleri yağmalanmaz, belgeler satılmaz yahut yakılmaz, nesiller kendi ninelerine ve dedelerine böylesine yabancılaşmazdı...

Hars ve irfanımızda kesiklik yaşanmayacağından, kitleler cehalete mahküm bir duruma düşmez, kitap okuma oranı böylesine düşük olmaz, saçma sapan şiirler yazılmaz, bunlar milletin çocuklarına cebren ezberletilmez, öğrencilere “Atatürk’ün sevdiği şarkılar” öğretilmez, “sevdiği yemekler”den söz edilmezdi...

Bir hayat hikâyesi (Nutuk) tarihi kaynak sayılmaz, nesiller yanlış tarih bilgisi almak gibi tüm hayatlarını etkileyecek böylesine büyük bir hataya sürüklenmez, CHP’nin bugün de amblemini teşkil eden altı ok, devletin temeline saplanmaz, devlet bir partinin eksenine girmez, “tornadan çıkma insan” yetiştirme uğruna yıllar ve nesiller heba edilmezdi...

Hilafet kalkmaz, İslâm dünyası bugünkü perişanlıkta savrulmazdı...

“Atatürk ilkelerine sadakat” diye bir şey olmaz, kişiye özel kanun çıkarılmaz, tüm partiler “Atatürkçü” görünmek zorunda kalmaz, tarihi belgeler yıllar boyu saklanmaz, milletin gerçeği öğrenme hakkı gasp edilmez, millet, “demokrasi” yerine, 27 sene “Şefokrasi”ye talim etmez, sosyal, siyasi ve ekonomik anlamda hiçbir iyileşme sağlayamayan tek partiyi kesintisiz 27 yıl sırtında taşımazdı...

Tercüme kanunlar yerine kendi kanunlarımız yürürlükte olur, adli mekanizma güven kaybetmez, bir sürü “vasat zekâ”, “üstün zekâ” gibi yutturulamaz, Osmanlı’yı aşağılayan diziler yapılamaz, şanlı geçmişimize dil uzatılamazdı...

Çeşitli ülkelerde Efendimizle dalga geçen karikatürler çizilemez, kitaplar yayınlanamaz, dergiler çıkarılamaz, filmler yapılamazdı (ki, Sultan II. Abdülhamid’in bu tür yayınlara anında müdahale ederek tepki gösterdiğini, başta Amerika olmak üzere İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi ülkelere sahnelenecek oyunları kaldırttığını, bunun için de hilâfet gücünü kullandığını biliyoruz)...

Lozan da olmayacağından, Ege Adaları, Musul, Kerkük, Batı Trakya, Batum belki kaybedilmez, Ortadoğu belki elimizden çıkmaz, tabiatıyla baş belâsı İsrail kurulamazdı...

Bizden bu kadar: Artık gerisini siz getirin! 

YeniAkit

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • HASAN DERELİ.

    23 Kasım 2016 10:15
    0 0
    Baştan sona doğru,aynen katılıyorum.CEDDİNE RAHMET.
  • misafir

    14 Kasım 2016 22:12
    0 0
    Acaba bu saydiklsriniz kimin zamaninda isgal edildi anadolu isgal altinda deyilmiydi.lizanmıııışşş.ayip ya insanlari nasilda kandirmaya calısıyorsunuz.bu son yilkarda kactane adayı yunan isgal etti.madenker bizim deyilmiş bu ne iftira peki bu satilan madenkeri bu hukumet nasil satti.bizimki deyilmiş.lozan 23.te bitecekmiş palavra tarihci sayin murat bardakcinin yazdiklarini okuyun ve dogrulari soyleyin eyer guzel ahlakli olmayı isterseniz.
  • Emre

    13 Kasım 2016 16:34
    0 3
    Yazı lise düzeyindeki ergen bir gencin öfkeli saçmalamalarından öteye gidememiş nitekilte.. Yazılanların ne bir bilimselliği, ne bir pratik sonucu ne de konjünktürel bir bakış açısı vardır. Atatürk'e izafe edilen sıfatları eleştireyim derken hepten elinize yüzünüze bulaştırmışsınız (hilafetin gücü, bediüzzamanın kıymetini (!) bilmek, tekke ve zaviyelerle yürek bağımızın olduğu vs.)Bi kaç kütüphane kitap daha okuyun tekrar deneyin... Benim yorumun bu kadar: Artık gerisini siz getirin !
  • ataturkcu

    13 Kasım 2016 03:33
    1 2
    Bu yazı tek kelimeye vatan hainliginin nasıl yapılacağını anlatmış Türkiye Cumhuriyeti nasıl yok edilir nasıl geri götürülür baska devletlere muhtac bagimsizligimiz empeyalist guclere nasil teslim edilir ancak bu kadar iyi anlatılır
  • Özlem

    12 Kasım 2016 23:56
    1 3
    Tarih ancak bu kadar çarpıtılır. Zehir saçıyorsunuz kelimelerinizle.
  • Turgut

    12 Kasım 2016 22:12
    1 2
    Tarihten yoksul .Tarihi konuşuyorsunuz .insanları zehirliyorsunuz Baştakiler yeterince yapıyorlar sizde yapın .Altın Çamura Düşse Altın Altındır ..
  • m.yusuf

    22 Mayıs 2015 14:37
    7 10
    Allah sağlık afiyet versin..Çok güzel özetlemişsiniz.Teşekkür ederim duygularımıza tercüman olduğunuz için.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2017 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;