TARİH

Tamer Korkmaz : Çetin Ceviz Mevzular

Tarih
07 Mart 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Tamer Korkmaz

7 Mart 2015

Yarın, Çetin Emeç’in suikasta kurban gidişinin yirmi beşinci yıldönümü: Emeç, “laik aydın” cinayetlerinde, Muammer Aksoy’dan sonra hedef alınan ikinci isimdir. Arka planında “Türkiye’deki Gladio”nun bulunduğu derin suikastlardan söz ediyoruz!

Çetin Bey’in eşi Bilge Emeç, cinayetten yirmi yıl sonra

(13 Şubat 2010) şöyle konuşmuştu: “Bugüne kadar devleti suçlamadım. İran yaptı, demek işime geldi. Gerçeklerle yüzleşmek istemedim. Her şey suikastın çözülmemesine programlıydı. Tetikçiyi yakaladılar ama onun da gerçek olduğunu düşünmüyorum...”

*

Bilge Emeç’in Vatan’daki bu sözlerinden dolayı “aile dostları” arasında yer alan bir isim ona çok kızmış ve “Bunları söylemen çok yanlış, röportaj vermeden önce bana nasıl sormazsın? Çok kötü oldu, çok...” diye çıkışmıştı!

Bu isim mi, İnan Kıraç’tan başkası değildi! Kıraç, “Suçlular yakalandı, konuyu yeniden açmaya gerek yok” diyordu! Oysa, suçlu diye yakalananlar “sahte” tetikçilerdi. Emeç cinayetinin perde arkasını hasıraltı edebilmek için “uydurulmuş” faillerdi!

*

Bilge (Taşçıoğlu) Emeç, Çetin Emeç’le 1956’da tanıştığında Arnavutköy Kız Koleji’nde okuyordu: “Yazları Suna’ların (Kıraç) Çiftehavuzlar’daki yalılarına giderdim. Bir gün orada yüzerken sahilden fazla açıldığımda, motorlu bir tekneyi kullanan Çetin ile arkadaşları geri dönmeme yardım etmişti” diye anlatıyor.

Vehbi Koç’un kızı Suna Kıraç, İnan Kıraç’ın eşidir. 1992’de Cumhuriyet’te yaşanan yönetim krizinde, “İlhan Selçuk’ların tarafında” yer alan bildiriye imza atmıştı.

*

Yazar Aydın Emeç, Hürriyet’in eski genel yayın yönetmeni Çetin Emeç’in kardeşidir. Kızkardeşlerinden biri Cumhuriyet’te yıllardır röportajları yayınlanan Leyla Tavşanoğlu’dur.

Aydın Emeç’in, 25 Nisan 1986 tarihli Hürriyet’teki vefat ilanında adı geçen Çullu Ailesi’nin “Birsel Ailesi’nin Dünürü” olduğunu görüyoruz.

Gazeteci Murat Birsel’in ilk eşi, Kasım Gülek’in kızı Tayyibe Gülek’tir: Bülent Ecevit’in son kabinesinde bakanlık yapmıştır.

Tayyibe Gülek’in teyzesi Aylin Devrimel Radomisli, Paralel Yapı’nın Kâinat İmamı’nı ABD’ye ilk ziyaretinde (Mayıs 1992) Morton Abramowitz’le buluşturan isimdir. Aylin Devrimel’in ablası ve Kasım Bey’in ikinci eşi Nilüfer Gülek’in “ilk eşinin babası” Ali Rıza Tanrısever’dir. Tanrısever, Kazım Taşkent’le birlikte Yapı Kredi Bankası’nın kurucularındandır. Bir diğer kurucu da, gazeteci Leyla Umar’ın babası İhsan Umar’dır.

Yazar Refik Erduran’ın ikinci eşi Leyla Umar’dır. Uzun yıllar önce (1951) Nazım Hikmet’in Karadeniz’de seyreden Romanya gemisine binmesine yardımcı olan kişi Refik Erduran’dır!

Erduran, o dönemde Nazım Hikmet’in “baba bir anne ayrı” kız kardeşi Melda Hanım’la nişanlıydı. Melda Kalyoncu’nun teyzesinin oğlu Turgut Sunalp’tir. 1983 seçimlerini kaybeden MDP’nin Genel Başkanı Sunalp, Genelkurmay İkinci Başkanlığı yapmış derin bir generaldi.

Refik Erduran, askerliğini “gönüllü gittiği” Kore’deki Türk Tugayı’nda yedek subay olarak yaparken Turgut Sunalp’le aynı çadırda kalmıştı. Bu bilgiyi, Tuna Baltacıoğlu’nun Kore anılarını kaleme aldığı kitaptan öğreniyoruz. “Rütbeleri tutmamasına rağmen nasıl olup da aynı çadırda kalabilmişler?” sorusunun cevabını, yazar Tayfun Er “Erguvaniler” adlı kitabında “ikilinin akraba oluşuyla” izah ediyor.

*

Turgut Sunalp, 1948’de “kontrgerilla eğitimi” için ABD’ye gönderilen ilk subaylar arasında yer almıştır.

Yazar Halid Özkul’un “Gizli Ordular-CIA” adlı kitabından (Sayfa: 215-216) şu satırları okuyoruz: “ NATO üyesi olmadığı halde en önemli Gladyo şebekelerinden birisi küresel finans merkezi İsviçre’de kurulmuştur. Gladio’nun İsviçre’deki organizasyonu P26’dır. P26’nın eski şeflerinden Otto Backmann’ın yakın dostları arasında Türkiye’den Turgut Sunalp de vardı!”

Bitmedi: Otto Backmann’ın, Montreux kentinin Caux kasabasındaki şatosunda 1979 yılında misafir edilen isimler arasında Kasım Gülek de yer alıyordu!

*

Gazeteci Çetin Emeç, 7 Mart 1990’da öldürülmüştü. Şair Cemal Süreya ise ondan iki ay önce 10 Ocak 1990 tarihinde vefat etti. Cemal Süreya “99 Yüz” adlı kitabında Kasım Gülek portresine de yer vermiştir.

Kasım Gülek mi, 1950-59 yılları arasında, İsmet İnönü’nün liderliğindeki CHP’nin genel sekreteriydi. Kasım Gülek’in yarım yüzyıllık siyasi serüveninde “hiçbir öneri” getirmediğini öne süren Cemal Süreya devamında şöyle yazmıştır: “Hiçbir öneri getirmediğini söyledik; ama kendisi 1930’lu yıllarda Amerikalı bir rektör tarafından Türkiye’ye önerilmiştir...” (Sayfa: 36)

Atatürk, Kasım Gülek için “Yaşı dolduğunda milletvekili yapılsın” talimatını vermiş; bu isteği 1938’deki vefatından iki yıl sonra yerine getirilmiştir. Gülek, 1949’da Kore’ye gitmiş ve BM Kore Komisyonu Başkanlığı da yapmıştır.

Kasım Gülek, CIA tarafından kurulan Moon Tarikatı’nın Türkiye temsilcisiydi. Tarikat, 1954’de Kuzey Kore’den Güney Kore’ye kaçan Sun Myung Moon tarafından kurulmuştur.

*

Cemal Süreya’nın, 99 Yüz’deki Gülek portresi şu satırlarla sona eriyordu: “Sekiz yabancı dil biliyormuş, Kasım Gülek Efendi / Bir de Türkçe öğrense dokuz ederdi...”

Yenişafak

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;