ÇOCUK ve AİLE

Saliha Erdim : “Eşim namaz kılmıyor, üzüntümden kahroluyorum”

Tarih
18 Nisan 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Saliha Erdim

“Eşimle evlenirken, namaz kılmayı önemsediğimi söyledim. O da, ‘Ben de namaz kılmayı istiyorum, bana yardımcı ol başlayayım’ dedi. Çok sevinmiştim. Çocuklarım babaları ile namaz kılsınlar, onu örnek alsınlar istiyordum. Fakat eşim namaza başlamadı. Namaz kılsın diye ne yaptıysam fayda vermedi. Şimdi ‘Beni kandırdı’ diye kinleniyorum. Çocuklarım ile onun göreceği yerde namaz kılıyorum ki o da mahcup olup namaza başlasın diye. Fakat nafile. Eşime karşı soğudum ve tepkili davranıyorum.”

Her konuda, meseleye hangi niyetle, nereden ve hangi bilgi birikimiyle baktığımız çok önemli. Bu örnek için ise şunlar söylenebilir:

1.  Namaz dahil her şey Allah (cc) nasip edince olur. Eşler, birbirinin namaz kıldırma memuru değildir.

2.  ‘Ben kılıyorum sen kılmıyorsun’ tarzındaki yaklaşım, çoğunlukla eşini bundan dolayı değersizleştirme içerir. Bunu da muhatabımız hisseder ve incinir. Oysa Allah (cc) katında kimin daha değerli olduğunu ve bir saniye sonra neyin nasıl değişebileceğini sadece Allah (cc) bilir.

3.  Allah’ın (cc) bu durumda eşimize nasıl davranmamızı istediğini öğrenmek ve ona uygun davranmak yerine, kendimiz yargısız infaz yapıyor ve duygularımız neyi emrediyorsa öyle davranıyoruz.

4.  Oysa eşimize değil kendimize bakacak olsak, önce kendi kusurlarımızı görmeliydik. O zaman da, ‘Ben kulum, elbette bir ton kusurum vardır. Fakat Allah’ın (cc) izni ile daha iyi olabilirim.’ Demeliydik. Eksiklerimize fazla üzülmek şeytandandır. Allah (cc) tövbe et, unut ve önüne bak demek istiyor bize. Nisa Suresi 116. da ‘Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar...’ ​buyuruluyor. ‘Biri günah işler veya kendine zulmeder, sonra pişman olup, Allahu Teâlâ’ya istiğfar ederse, Allahu Teâlâ’yı çok merhametli ve af ve mağfiret edici bulur.’ Nisa- 110  ‘Pişmanlık Tövbedir.’ H. Şerif

5.  Farkında olmadan Allah’tan (cc) rol çalıyoruz, bir şeyleri kendi aklımızla yaptıracağımızı zannediyoruz. Kendimize bir varlık ve güç izafe ediyoruz.

6.  İletişimde duygu ve ifade kalitemiz düştüğünde bu eşimizi etkiler. Sonra da Allah’a (cc) olan yaklaşımı zarar görebilir ve evdeki atmosfer bozulabilir.

7.  Namaz kılmayı Allah (cc) bize faydası dokunsun diye istedi. Kılmadığımızda, ‘Allah (cc) faydadan nasibimizi keser ve üzülür’ diye bir endişemiz olurdu ve ona uygun davranırdık. Oysa bizim derdimiz, ‘Ben’. ‘Beni kandırdı’, ‘benim sözümü dinlemedi. Evet, mesele ‘ben’. Allah’ı (cc) değil de kendimizi merkeze aldığımız için bize ağır geliyor. Mesele Allah (cc) olsaydı, derdimiz değişirdi.

8.  Diğer yanılgımız, ‘Benim eşim’ yaklaşımı. Her şeyi sahiplenme hastalığına tutulmuşuz. Oysa her şey emanet. Eşim Allah’a (cc) aitse, ben sadece vesile isem, eşime namaz kıldırmak görevini Allah (cc) bana vermemişse, hatta bu ve diğer her şey sadece Allah (cc) dilediği zaman olacaksa, ben neyin derdindeyim? Üstelik, ya böyle davrandıkça eşimi dinden uzaklaştırıyorsam? Bunun altından nasıl kalkacağımı düşünmem gerekmez mi?

‘Hakikat sen (habibim her), sevdiğin kimseleri hidayete erdiremezsin. Ancak Allah (cc) kimi dilerse ona hidayete verir. O (cc), hidayete erecekleri daha iyi bilendir. Kasas 56

‘Ey Peygamber! Allah'tan gelen merhamet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer sert, katı kalpli biri olsaydın, kuşkusuz çevrenden uzaklaşırlardı. O halde onları bağışla, kendileri için Allah'tan (cc) af dile ve toplumu ilgilendiren her konuda onlarla müşavere et ama karar verince artık Allah'a (cc) güven (ve o işi yap). Zira Allah, (cc) O'na güven duyanları sever.’ Ali İmran 159

O zaman bize düşen; eşimizin Rabbimizin (cc) en sevdiği kullarından biri olduğunu peşinen kabul ederek, saygıda ve sevgide kusur etmeden, kendimize düşeni yapmaya çalışmak. Namaz kılmadığını bir kere bile yüzüne vurmamak, rencide etmemek ve bunu farkında olmadan yaptığımızı hissedersek, yürek dolusu özür dileyerek gönlünü almak; Allah’ın (cc) bizden istediklerine daha uygundur. Çünkü din güzel ahlâktır. İtici davranış dinden iter, güzel ahlak dine çeker.

Diriliş Postası
17 Nisan 2018

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Osman Emral

    18 Nisan 2018 18:03
    1 0
    Sayın Dilaver;tebliğ tabii ki görevdir. Uyarı ,tebliğ ile aynı anlamı taşımaz. Tebliğ ise sözle olabileceği gibi, güzel davranış, hal, hareket,yani yaşam şekli ile de olur. İsrar İslam dininde yoktur. Allah dileseydi bütün insanları hidayet üzere yaratabilirdi ancak o zaman mevcut fıtratın, fıtratta ki polaritenin hiç bir anlamı olmazdı. Daha da ötesi aklın hiç kıymeti olmazdı. Tebliğ sadece namazla sınırlı da değildir. Selam ve saygılar
  • undefined

    18 Nisan 2018 17:41
    2 0
    Emribil maruf yapmasınmı
  • Salih

    18 Nisan 2018 17:32
    2 0
    Allah'in emri olan bir şarti hatirlatmak ve eşi namazini kilmasi yolunda motive etmek bence gayet makul ve gayet sorumlu ve olumlu bir davranis. Resulullah s.a.v namaza ozel onem vermis. Hidayet ehli bencil duygulara kapilip bundan incinmez. Allah kendisine taat sahibi bir hanim nasib etmisse yaptigi teblig eşleri incitmez sevindirir. MaşAllah, hanim kardesimiz bir kabalikta yapmamis, en uygun yollardan esine tebligini yapmis.
  • hursit dilaver

    18 Nisan 2018 10:59
    5 0
    diriliş p0stası yazdı.0 da mı laikçi,seg0nder sekuler 0ldu.ne demek herkes kendinden mesul.UNUTMAYIN, KULLU KUMRAUN,KULLU KU MES'ULUN AN RAYETİH. kelime hatası 0lur.manası afbuyrun.HERKES BİRBİRİNDEN MESULDUR demektir.öyle banane demekle yırtamazsınız.namaz kılmayan arkadaş veya eşinize hatta amirinize, pers0nelinize namaz k0nusunda uyarmak görevdir.farz derecesinde görevdir.y0k öyle laik kafa..siz söyler,hatta yakınınızsa israr edip 0 yapmazsa,sizden s0rumluluk kalkar.SEVGİLİ DİRİLİŞ P0STASI..
  • Ali DÜLGER

    18 Nisan 2018 09:09
    1 0
    Birinci maddede yazdığınız Allah dilerse çok yalnış bir görüş. Namaz kılmamı yada kılmamamı kendi dileyen Allah ın beni yargılama hakkı yok. Sen diledin ben yaptım derim. Benim iradem yoktu derim
  • Ali DÜLGER

    18 Nisan 2018 08:59
    1 0
    Sevgili Saliha kardeşim yazınız güzel olmuş. Fakat birinci maddede yazdığınız Allah dilerse bölümü çok yalnış oluyor. Eğer Allah benim namaz kılmalı yada kılmamamı diliyorsa beni sorumlu tutma hakkı yok. Öyle bir Allah beni cehenneme atamaz. Bu hayat bir senaryo değil. Tercih benim sonuç ta tercihimin olur
  • As1

    18 Nisan 2018 08:34
    1 0
    Güzel yazik olmus Allah senden razi olsun Slm kalin
  • Osman Emral

    18 Nisan 2018 08:09
    3 0
    Hanımefendi, Kasas 56 da' kimi dilerse hidayete erdirir' demişsiniz,' kim dilerse onu hidayete erdirir ' olmalı. Çünkü eğer kişinin tercihi değilse hidayet, aksine Allah'ın tercihi ise amellerden de Allah sorumlu demektir ki bu durum yaradılış ve hesap mantığına terstir.Zaten örneğin Rabb'imiz 'bir toplum dilemedikçe biz onları doğru yola iletmeyiz'diye de buyuruyor.
  • Mehmet Katmer

    18 Nisan 2018 01:46
    1 5
    Zaten görsün diye ortalıkta namaz kılarken akıl sürekli diğer kişiyle meşgul oluyor. Kılınan namaz da anlam ve önem bakımdan farklılaşmaya gidebiliyor.!? Güzel bir yazı..
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;