GÜNCEL

Salih Tuna : Kitabın zararsızı mı olur kitapsız!

Tarih
03 Mart 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Salih Tuna
Dışarıda nerden baksanız 1 metre kar vardı. Ulaşım felç olmuş, fırınların bile çoğu açılamamıştı.

Korkunçtu!
Ne ki, İstanbul'u afişleriyle donattığımız oyunumuzun prömiyerinden vazgeçmeye hiç mi hiç niyetli değildik.
Yıl 1986'ydı.
Biz salonda en fazla bir sıra ya dolar ya dolmaz derken, Cağaloğlu Halk Merkezi hıncahınç dolmuş, hatta birçok seyirci dışarıda kalmıştı.
Oyunumuzda şöyle bir sahne vardı:
Eski kulağı kesiklerden, külyutmaz ağır bir abi, Kasımpaşa'da sahibi olduğu kahvehanenin çay şeker ihtiyacını karşılayıp döndüğünde, kahvehanenin dip köşesindeki bir masaya kurulan bir delikanlının kitap okuduğunu dehşetle fark eder.
Burnundan soluyarak delikanlının yanına yaklaşır ve kitabı işaretle sorar:
"Bu ne lan, bu?"
Delikanlı gayet şaşkınlıkla cevap verir: "Kitaaap!.."
"Yasak birader, burada kitap okumak yasak."
"Yasak değil ki, zararsız bir kitap bu!"
"Kitabın zararsızı mı olur lan kitapsız!.."
Tartışma biraz daha uzayınca kahvehane sahibi delikanlıyı yaka paça dışarı atar.
Sonra da kahvehane sakinlerine intizar eder: "Yahu kardeşim siz de birazetrafınızda olup bitenle ilgilenin... Ben görmesem adam kitabı buradabitirecek!.."

***

Yerde gördüğü herhangi bir matbu kâğıt parçasına ekmek muamelesi yaparak bir duvarın çatlağı arasına sıkıştıran yurdum insanının kitap algısından, mezkûr karakterin kitap algısına gelmiştik.
Lakin bu algı masa başında gönyeyle cetvelle oluşturulmamıştı.
12 Eylül 1980 öncesinin anarşi ortamında özelde üniversite öğrencileri, genelde "okumuşlar" başroldeydi.
Arazide durum bundan ibaretti.
Daha doğrusu, Kasımpaşalı o ağır abimiz dahil yurdum insanında üç aşağı beş yukarı hâkim algı bu yöndeydi.
Esasında sorunun kaynağı az okumaktan veya idraklere giydirilen sloganların esiri olmaktan kaynaklanıyordu ama bahs-i diğer.
Önemli olan şu: Söz konusu algının arazide bir karşılığı vardı.
Gelgelelim, Erbakan hakkında 12 Eylül öncesi oluşturulan algı bütünüyle masa başında üretilmişti.
Erbakan Hoca bir fabrikanın temelini mi attı, montaj sanayiini eleştirip "makine yapan makineden" mi bahsetti, "uydu ülke değil tam bağımsız Türkiye" mi dedi (ila ahir) istihfaf ederler, kah kah kah, kih kih kih gülerlerdi.
Artık tam bağımsız olmak fikrinin nesi komikse!
Bir de öyle "Hoca" derlerdi ki...
Elifi mertek sanan yurdum insanı bile, Almanya'da Leopard tanklarının motorunu yapan Erbakan'ı köy hocası zannederdi.

***

Sayın Erdoğan hakkında da 2011'den itibaren "otoriter, diktatör vs." diyerek tam tersi bir algı oluşturmaya çalıştılar.
"Diktatör" diye diye birkaç kez zehirlediler, mütemadiyen kişilik katline uğrattılar, 15 Temmuz'da da katletmeye çalıştılar.
Halen de aynı algı faaliyetini hayasızca sürdürüyorlar.
Hiç kuşkunuz olmasın...
Erbakan için de Erdoğan için de oluşturulan mahut algı gladyo mamulüydü.
Birini dalga geçerek, aşağılayarak etkisiz hale getirmek istediler.
Diğerini "diktatör" diyerek, korkunç göstererek her türlü anti demokratik yöntemle alaşağı etmeye çalıştılar.

Sabah
3 Mart 2018

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;