SİYASET

Salih Tuna : Ankara’yı kim vurdu veya Erbakan 24 yıl önce bugünü nasıl görmüş?

Tarih
20 Şubat 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Salih Tuna

Mevzuya girmeden evvel sayın ahmak “muhaliflere” bir çift lafım var: Burası bir gazete futbol tribünü değil; bu gazetede de haliyle köşe yazarları var, taraftarlar değil.

Elbette bu gazetenin bir duruşu, ilkeleri var. Lakin bu demek değil ki, her konuda herkes aynı düşünecek.

Mesela, Mançurya konusunda herkesin aynı düşüneceğinin garantisini veremem.

Şappadak, “Yeni Şafak'ta Mançurya çatlağı” veya “Yandaşlar Mançurya yüzünden biribirine düştü” diye atlama ey ahmak muhalif. Bir dur, bir bak ne söyleniyor, hemen coşma. (Bizim sevimli okur makulesi de, “yandaş” yaftasını kabullendiğimizi sanıp sitem ediyor. Zıpırların diliyle söyleyecek olursak: “Bu ahmakların yaptığı gider, bizim ancak hoşumuza gider.” İçini ferah tut ey sevimli okur.)

Şimdi mevzumuza geçebiliriz.

Ankara'ya yapılan saldırıyı kimi arkadaşlarımız Rusya'ya bağlamış. Güvenlik bürokrasisi de böyle düşünüyormuş.

Bu arkadaşlarımıza göre 2 uçağının düşürüldüğü günden beri Rusya, kuyruk sancısıyla zaten bahane arıyormuş. “Ah bir Türk uçağı Suriye semalarına girse de düşürsek” diye adeta aşeriyorlarmış.

Türkiye çok dikkatli davranınca ellerine bahane geçmemiş, onlar da naçar taşeron örgütle Ankara'daki malum saldırıyı yapmışlar.

Olabilir, “zinhar olmaz” demem.

Fakat, sanki biraz da böyle düşünülsün diye söz konusu saldırı yapılmış gibi.

Ne demek mi istiyorum?

Şuncağızı gözden kaçırmayalım diyorum: ABD'nin “kara kuvvetlerimiz” dediği YPG'ye fırtına obüsleriyle ateş ediyoruz, Ankara'ya yapılan saldırıyı da bu “kara kuvvetleriyle” bağlantılı bir terörist gerçekleştiriyor, bunu nereye koyacağız?

Daha doğrusu bu bilgiden hareketle olağan şüphelinin Rusya yerine ABD olması gerekmez mi?

Rusya ile kapışmamızdan, en azından sürgit soğuk savaş yaşamamızdan çıkarı olan kim?

Bu soru çok önemli…

Rus uçaklarının 1 Kasım seçim zaferinin ardından, tam da hükümetin açıklanacağı sırada düşürülmesinin Erdoğan ve Putin'e operasyon olduğunu ilk günden yazdım.

Ve ben hâlâ ordayım.

Çünkü…

Ne Rusya'nın Türkiye ile ne de Türkiye'nin Rusya ile “çatışmasından” hiçbir menfaati yok.

Tamam, Rusya'nın önüne Siyonistler “havuç” koyabilirler ama Rus diplomasisinin bu “havuçları” yiyecek kadar acemi olduğunu sanmam.

Rusya'nın herhangi bir harita değişikliğinden de bir çıkarı olamaz.

ABD ile “İsrail terör devleti” Suriye konusunda görev dağılımı yapmışlar. İşin aslı bu! Baksanıza, Şii-Sünni dünyayla adeta oynuyorlar.

Ayrıntısına bir başka yazıda gireriz, şimdilik şu kadarını söyleyeyim, hain tuzaklarını bugün kurmadılar.

Rahmetli Erbakan Hocamız, daha 1992'de, dinleyicilerin arasında Sayın Abdullah Gül'ün de bulunduğu partisinin grup toplantısında, bugün yaşadığımız sürece 24 yıl öncesinden işaret ediyor.

Buyrun birlikte dinleyelim:

“Riyat'ta bizim bir gazetecimize şunları söylüyor; Amerikalı albay söylüyor bunu; diyor ki, işte eliyle harita üzerinde, 'Kürt devleti burada kurulacaktır. Savaş bitecek, Saddam çökmüş olacak.' (Diyarbakır'dan başlayarak çizilen malum haritadan bahsediyor- S.T.) Daha Körfez Harbi bitmemiş, harpten önce söylüyor adam. Saddam çökmüş olacak, bu yörede devlet kalmayacak, devlet otoritesinden yoksun bir boşluk doğacak, Kürtler bir devlet kurarak buradaki boşluğu dolduracaklar, belki de Türkiye'den toprak isterler.'

Türkiye bunu kabul etmeyeceğini açıklamış bulunuyor, dendiği zaman, 'O zaman çarpışacaksınız' diyor.

Şimdi tekrar kendisine deniyor ki, 'Türkiye'nin düzenli orduları, silahları, topları, zırhları, tankları, uçakları, füzeleri var. Böyle bir büyük güce nasıl karşı koyabilirler? Hem gerek İran gerek Suriye, Irak'ın toprak bütünlüğü için açık tavır koymuş bulunuyorlar. Onların da bölgede bir Kürt devleti kurulmasına göz yumacaklarına nasıl ihtimal veriyorsunuz?' dendiği zaman, Amerikalı yarbayın söylediği sözler şunlar: 'Irak'ın kuzeyindeki Kürtlerin de yakında çok silahları olacak (…) Belki Türkiye'de sizinkilerden bile ileri silahları olacak, uçakları, tankları, füzeleri, zırhları, helikopterleri, havalimanları vs.'

Ne zaman söyleniyor bu sözler? Körfez Harbi'nin başında, daha Körfez Harbi yapılmamış.

Muhterem milletvekilleri, aziz milletimizin evlatları, bu okuduğum vesika ne gösteriyor? ABD, dış güçler, İsrail bütün bu olayların hepsini planlı olarak yapıyor (…)

Onların uzun vadeli planları var da bizim kısa, orta ve uzun vadeli milli planlarımız nerede?

Kim yapacak bunu?

Yapması icap edenler bir plan sahibi olmadıkları gibi sadece onların planına alet oluyor.

Bak onlar Ortadoğu'da Müslüman ülkeler arasında işbirliği olmasın, Türkiye Suriye'yle, Türkiye Irak'la, Türkiye İran'la çatışsın istiyorlar. Bunu gerçekleştiriyorlar. Öyleyse bu emperyalizmin ve Siyonizm'in planını bozmamız lazım…

Merhum Erbakan Hocamızın 24 yıl öncesinden söyledikleri üzerinde düşünmenin hala vakti gelmedi mi?

Yenişafak
20 Şubat 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;