SİYASET

Salih Tuna : AKP’li bir tahtakurusunun dissimülasyonu

Tarih
28 Mayıs 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Salih Tuna
AKP'li fırıldakların kimi zaman bu köşecikte kulaklarını çektiğimizde, okur makulesinden, “bari sen AK Parti'ye AKP deme” şeklinde sitem edenler oldu.

Doğrusu son derece sevimli, içtenlikli bir sitemdi bu. Haliyle meramımı vuzuha kavuşturmak için acele etmedim.


İmdi, farkı dermeyan etmenin tam sırasıdır.


Zira buldukları her yarık veya çatlakta “tahtakuruları” gibi yuvalanan AKP'liler kol gezmeye başladı.


Bir de suret-i haktan görünerek akıllar satmaya kalkışmaları, hatta ayar verme küstahlıkları yok mu, aklınız şaşar.


AK Parti'li ile AKP'li arasındaki fark ne midir?


Çok basit bir örnekten hareketle söyleyelim: AKP'li olmak Dumanlı Ekrem'lerin 2002'den 2011'e kadar olduğudur.


Bu familyanın ortak özelliği de gizli veya aşikar Erdoğan karşıtlığıdır.


Deşifre oluncaya değin de envaiçeşit maske kullanırlar. Maskeliyken, “asıl biz Erdoğan'ın yanındayız” dediklerini duyarsınız. Deşifre olunca, bir başka ifadeyle, maskeleri düşünce, Cemal Hasan gibi saydırmaya başlarlar.


Entelektüel olanlarının maskesi katmanlıdır. Yalınkat maske kullananlar gibi kolayından dımdızlak kalmazlar.


Lakin maskelerin artık kendilerini gizleyemeyeceğini anlayacak kadar da sezgi sahibidirler.


Son derece esnek, kıvrak ve kurnazdırlar. Bütün planları AK Parti'yi ruhundan yani Erdoğan'dan kurtarıp AKP haline getirmektir.


Şayet “ Neo – İttihatçılık ” acullüğüne dûçar olup son düzlükte elleri ayakları birbirine dolanmasaydı, yani, 17 – 25 Aralık darbe teşebbüsünün B planı olarak varlıklarını sürdürebilseydiler, Cemal Hasangillerin alayı (Ertuğrul Özkök'üne varıncaya değin) ateşli birer AKP'li olacaktı.


Nasıl mı?


Tıpkı “Bir sabah uyandım ki Erdoğan karşıtı oldum” durumuna düşen salim arkadaşlar gibi?


Bir AKP'linin tahtakurusu olarak “portresine” geçmeden evvel sabrınızı rica ederek minik bir Hint masalını anlatayım: “Çamaşırcı bir adamın alışılmışın dışında yük taşıyan bir eşeği varmış. Eşeğini beslemek için üstüne bir kaplan postu örtüp geceleyin başkalarının mısır tarlaların götürürmüş. Gel gör ki, kaplan postlu eşek mısırları doya doya yiyip tadını çıkarırken kimsecikler yaklaşmaya ve kovalamaya cesaret edemezmiş. Çünkü herkes onu kaplan zannediyormuş. Ama bir gün üstünü toz grisi bir örtüyle kamufle eden ve eline de yay alan bir gözcü ona pusu kurup beklemeye koyulmuş. Kaplan postlu eşek, pusu kuran adamı uzaktan görünce dişi eşek zannederek ona doğru aşkla 'anırarak' koşmuş. Gözcü eşeği sesinden tanımış ve öldürmüş


Elias Canetti bu masalcığı “dissimülasyon” üzerine getirir. Mezkur kavramı da düşman figürün dost figürün içinde saklanması olarak kullanır.


Bir çeşit “sızıntı” veya “guguk kuşunun hikayesi” gibi.


Şu satırlar Canetti marifetidir: “Zararsız ve dost yaratık dışarıdadır ve kendisini ancak son sahnede açığa vuracak olan düşman ve ölümcül olan içerdedir. / Bu ikiyüzlülük dissimülasyonun aşırı biçimidir…


Taklit, dönüşüm ve sadece insanın simülasyon kullanabileceği mevzularına hiç yelken açmadan dissimülasyonu, “insanın olmadığı şeymiş gibi görünmesinden ziyade ne olduğunu saklaması” şeklinde hülasa edebiliriz.


Artık tahtakurusu mevzuuna geçebiliriz.


Tahtakurusu malumuz bir böcek türüdür. Mobilyaların, ağaç döşemelerinin, karyolaların yarık ve çatlaklarına gizlenerek yaşarlar. Hülasa bünyede çatlak buldular mı anında oraya yerleşirler. Zaten çatlak bulamazlarsa yaşayamazlar.


Kan emicidirler.


Bilimsel adı “Cimex lactularius” olan kahverengi renkte 5 mm boyundaki bu insan paraziti böcekler diğer böceklerden çok farklıdırlar.


Sadece karanlıkta iş görecek kadar sinsi ve kurnazdırlar.


Aydınlıktan nefret ederler. O kadar ki, kan emerlerken gözlerine fener tutulsa “darbe” yemiş gibi olurlar.


Çok soğuk havalarda, “uyuyan hücre” misali uyku durumuna geçerler. Hiç kan emmeden, kendi bünyelerini “örtülü ödenek” mesabesinde kullanarak en az bir yıl yaşayabilirler.


Asla ve kat'a gündüz dışarı çıkmazlar.


Ne ki, bazıları fazla kan emmekten hareket kabiliyetini kaybederler. Gündüz olduğundan habersiz salak salak dolaşmaya devam ederler.


Etkisiz hale getirildiklerinde de pis bir koku yayarlar.

Yenişafak
28 Mayıs 2016 

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;