SİYASET

Salih Tuna : ABD başkan adayı: ‘Fetullah’ın arkasında…’

Tarih
13 Ağustos 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Salih Tuna

Irkçı, faşist, Müslüman düşmanı falan filan; hülasa, gırtlağına kadar kötücül düşüncelere batmış bir adam.

Ve fakat, çok renkli bir kişiliğe sahip.

Kim mi?

Şu Donald Trump; ABD Cumhuriyetçi Parti başkan adayı…

Renkli bir kişiliğe sahip” derken neyi mi kastettim?

Mesela, diline geleni “dan” diye söylüyor. Florida'da taraftarlarına seslenirken, IŞİD'i ABD kurdu, dedi, ötesi var mı?

Diyeceksiniz ki, ne var bunda; Türkiye'de bunu bebeler bile bilir.

Ona bakarsanız, bebeler şöyle dursun, “üst akıl diye bir şey yok” diyen şebekler bile bilir.

Yani…

ABD'nin bölgeyi işgal etmek ve yeniden dizayn etmek için IŞİD'i daha doğrusu DAİŞ'i bir maymuncuk gibi kullandığını Türkiye'de bilmeyen yoktur.

Bu köşeciğin müdavimleri de merhum Aytunç Altındal'ın bundan 7 yıl mukaddem, (yani, ABD henüz DAİŞ'e aşerirken) bir televizyon programında şöyle dediğini bilirler: “Ortadoğu istikrarlı bırakılmaz. İsrail'in güvenliği için bırakmazlar. PKK biter mekaka çıkartırlar. Bitmez, bitirmezler. Biliyor musunuz ki şu sıralar ABD bölge için yeni bir terör örgütü kurguluyor, yetiştiriyor. Önümüzdeki dönemde bölgeyi ateşe verecek ama bundan kimsenin haberi yok… (11 Temmuz 2016, Yeni Şafak)

Yine de…

ABD'li biri kalkıp da, “IŞİD'i ABD kurdu” derse, ne var bunda diyemeyiz. Hele hele bunu bir başkan adayı derse, hiç diyemeyiz.

Demem o ki, mezkur tespit bizim için küçük bir adım olsa da ABD için dev bir adımdır.

Hayır, abartmıyorum.

İslamofobi üzerinden seçim propagandası yapan ve Müslümanları gırtlak kesen caniler olarak görmeye / göstermeye can atan Trump'ın, “Aslında o gırtlak kesenlerin örgütünü biz kurduk” demesi az şey mi Allah aşkına?!

Tabii böyle gündüz gözüyle, “gırtlak kesenleri biz kurduk” demiyor.

Ya?

IŞİD'i ABD Başkanı Obama'nın kurduğunu ve Demokrat Pati başkan adayı Hillary Clinton'ın da bu işte onun yardımcılığını yaptığını söylüyor.

Takdir edersiniz ki bu da aynı kapıya çıkar.

Cumhuriyetçi Parti başkan adayı bu iddiasını seçim meydanında dillendirdikten bir gün sonra da Hugh Hewitt onunla çok ilginç bir söyleşi yaptı.

İlginç dediğim, “IŞİD'i Obama kurdu” sözünü tashih etmesini istercesine, “Obama barışı kaybetti mi demek istediniz” yollu yönlendirmeye çalıştı.

Hayır,” karşılığını verdi Trump, “tam anlamıyla söylediğim şeyi kastettim.

Gördüğünüz gibi gayet “dik” konuşuyor; öyle kıvırma payı falan bırakmıyor.

Devamında da şöyle dedi: “Clinton da bu işte en değerli oyuncuydu. Ve ben de ona en iyi oyuncu ödülünü veriyorum.

Hugh Hewitt de vaziyeti kurtarmak için Obama'nın IŞİD'ten nefret ettiğini, onları öldürmeye, bitirmeye çalıştığını söylediyse de fayda etmedi.

Umrumda değil” diye kestirip atan Trump şu can alıcı ifadeyi serdetti: “Onun Irak'ı terk ediş şekli, IŞİD'in kuruluşuydu!..

Budur.

Ve, Irak işgaliyle de gayet kompakttır.

“Şekli” görüyorsunuz değil mi?

Hem İslam topraklarını, Irak'ı, işgal edip tarumar ettiler; hem çekiliyoruz diyerek DAİŞ'i kurup uluslararası toplumda İslamofobinin adamakıllı yerleşmesini sağladılar; hem de bölge dizaynı için ikinci İsrail devletini kurmaya çalışıyorlar.

Sizin anlayacağınız, bir “şekille” kuş sürüsü vuruyorlar…

Şuncağızı da ilave etmeyi ihmal etmeyelim: Trump'ın Obama'yı “IŞİD kurucusu”, Clinton'ı da “IŞİD kurucu ortağı” ilan etmesine Clinton'ın sözcüsü, “ABD'yi aşağılıyor” ifadesiyle karşılık verdi.

Fakat, Trump sözlerinin arkasında durmaya devam etti.

Demek ki, “ABD'yi ifşa etmeye” yani “aşağılamaya” devam edecek.

Umarız, “Türkiye'de 247 kişinin ölümüne, binin üzerinde kişinin de yaralanmasına neden olan 15 Temmuz darbesini Obama ve onun desteklediği Clinton yaptırdı; FETÖ'nün de arkasında onlar var” diyerek ABD'yi “ifşa etmeye” devam eder.

Pardon, edemez mi?

Canım neden etmesin; gördünüz işte lafını sakınan bir adam değil ki.

Kaldı ki bir süre önce, danışmanlarından Peter Navarro, Hillary Clinton ile Fetullah Gülen'in mektup arkadaşı olduklarını The National Interest'te yazdı. Ayrıca, Gülen'in Clinton'un seçim çalışmalarında milyonlarca dolar yardım yaptığını ve Gülen taraftarlarının (siz bunu FETÖ olarak okuyun) kimliklerini gizleyerek polis, yargı ve orduya sızdıklarını açık seçik dile getirdi.

Donald Trump da…

ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin kurucusu olduğu Wilson Center'ın Ortadoğu Masası Direktörü Henri Barkey'in 15 Temmuz gecesi Türkiye'de Büyükada'da ne aradığını, dahası, Kerry'nin 15 Temmuz akşamı Moskova'da Lavrov ile yaptığı görüşmeyi yarıda kesip ABD Büyükelçiliği'ne giderek 4 saat boyunca Pentagon ile ne görüştüğünü sorgularsa seyreyleyin siz gümbürtüyü…

Aklıma bakın ne geldi:

ABD'ye Fetullah Gülen'in iadesi için koli koli belge gönderiyoruz ya, bir koli de Trump'a mı göndersek acaba?

NOT: Henri Barkey, 15 Temmuz darbesinin ardından, Erdoğan'ın “gittikçe diktatörleştiğini” söyledi. Darbeye boyun eğmemeyi veya darbe sırasında ölmemeyi “diktatörleşmek” tesmiye eden bu adamın 15 Temmuz akşamı Büyükada'da gerçekleştirdiği toplantıda, Karar gazetesinin bir köşe yazarı da vardı.

Yenişafak
13 Ağustos 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;