EKONOMİ

Nedret Ersanel : Moody’s vakası: Erdoğan eski dünyanın beline vururken...

Tarih
28 Eylül 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Nedret Ersanel

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD ziyaretinin hemen ardından Moody's'in Türkiye'yi, “durağan” sepetine iteklemesi elbette 15 Temmuz ihaneti ile harmoni içeriyor...

Aksini düşünmek bu coğrafya için lüks saflık olur.

Hükümetin tüm unsurları bu bağlantıyı kuran seri açıklamalar yaptılar...

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş; “Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in kararı tamamıyla siyasi içerikli bir değerlendirmedir. Moody's'in 21 Eylül perspektifi nasıl oldu da değişti?”...

Başbakan Binali Yıldırım; “16 Temmuz'a gitmek lazım. Türkiye darbe girişimiyle karşı karşıya kalıyor, ekonomik göstergelerde değişiklik olmuyor, Merkez Bankası piyasaya para vermek ihtiyacı duymuyor. Vatandaş para çekmiyor, döviz bozdurup piyasaya veriyor. Moody's iki gün önce 'Türk ekonomisi 15 Temmuz şokundan kolayca çıktı' diyor.. İki günde ne değişti?” ('
Başbakan: Moody's Kararı Tarafsız Değil', 24/09, Amerika'nın Sesi.)

Cumhurbaşkanı Erdoğan da ABD seyahatinin son gününde Bloomberg'e bir röportaj vermişti; “Çökmüş bitmiş ekonomileri yükseltirken öbür tarafta diri, ayakta duran, yatırımlarına devam eden ülkeyle ilgili bakıyorsunuz ya donduruyor ya da şöyle kıl payı da olsa düşürme yoluna gidiyor. Bu saygın bir duruş değil, etik de değil.”

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli: “Moody's', FETÖ'nün Türkiye aleyhinde yürüttüğü karalama kampanyasının etkisinde kalarak değerlendirme yaptı. Moody's in not indirimi ekonomik, rasyonel ve objektif bir gerekçeye dayanmıyorsa nereye dayanıyor?”

Lafı uzatmayalım...

Resmi, özel veya akademik, ekonomiyle ilgili hemen tüm kuruluş ve kişilerin görüşleri bu minvalde...

DÜNYA BÖLÜ İKİ EŞİTTİR 500 DEVLET

Nihayetinde Moody's'in bir sürü teknik kamuflaj altında söylediği ve CNNTürk ekonomi yorumcularının ekranlarda çözümlediğine (!) göre; “Türkiye'ye yatırım yapmayın, işler biraz daha karışacak” ise...

Sanırız faillere ulaşmak için Beyaz Saray'ın dahi üzerine çıkmak gerekiyor...

Çünkü bu işte bir garabet olduğu Moody's'in kardeşleri tarafından da söyleniyor. Goldman&Sachs: “Moody's'in zamanlamasının beklenenden çok önce olduğunu dikkatle not etmek gerekiyor.”

Bir… Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu; “Her şey Cumhurbaşkanımızın 2023 hedeflerini göstermesi sonrasında başladı; '2023'te dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olacağız. Dünyanın geleceğine karar veren masada Türkiye de olacaktır' dedi. Üç gün önce BM'de 'dünya 5'ten büyüktür' dedi. Kıyamet ondan sonra koptu”... (24/09. AA.)

İki... Hatırlatma; “Dünyayı tehdit eden küresel finans kapitali yani ulus devlet anlayışını reddeden ve dünyayı neredeyse 500 devletli bir hale getirerek 'böl, parçala, kontrol et, savaştır, borçlandır, teslim al' mantığıyla kontrolü altında tutarak, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını sömüren, milli devletleri reddeden 'güç merkezi', 'Obama-Putin-Erdoğan' denkleminden rahatsız oldu.” (Metin Külünk'ün sözleri,17/09, Yeni Şafak.)

Üç... Şimdi lafın tamamına ihtiyaç duymayanlar için Türkiye'ye saldırının neden ve faillerini gösterir iki örnek verelim...

Çin Devlet Televizyonu CRİ'de bir Türk bakan ile yapılan söyleşiden alınmıştır...

'ORTA DÜNYA' KURULUYOR...

“Dünyada geçmişte kurgulanmış bir finansal mimari var. Bir küresel sistem var. Ama son dönemlerde, dünya ekonomisinin giderek kimi gelişmekte olan ülkelere kaydığı bir dönem yaşadık. Fakat söz hakkı ve temsil anlamında bu ülkelerin ağırlıklarını yansıtacak bir mimari henüz eksik. Ekonomideki bu yeni ağırlıkları yansıtacak şekilde söz hakkı lazım. Dünyanın büyüme yükünü bizim gibi ülkeler (Türkiye, Rusya, Çin, Hindistan, vb.) taşıyacaksa, bu ülkelerin global mimaride, global kurumlarda daha fazla söz hakkına sahip olması gerekiyor. Fakat eski dünya direniyor. Direnmeye de devam edecek. Zamanla bu direnç kırılacak ve daha adaletli bir küresel model ekonomik anlamda da uygulanacak”...

Teori de anlaştık sanırım. Direnecekler. Buna güçleri de henüz var. O halde uygun dile (“dünya 5'ten büyüktür”), uygun adımlar gerekiyor...

Mesela stratejik ve korku veren bir tanesi şöyle: “Biz bu projeyi çok güçlü biçimde destekliyoruz. 2015 yılında Çin'le yaptığımız anlaşmalardan biri bu. Türkiye buna büyük önem atfediyor. Türkiye, Avrupa-Asya bağlantısında kilit noktada. Dikkat ederseniz, biz ilk defa Boğaz'ın iki yakasını demiryoluyla, Marmaray'la birleştirdik. Şimdi üçüncü kez karayolu köprüsüyle ki, aslında demiryolu da var üzerinde, birleştirdik. Şimdi biz Çin ile Edirne'den Kars'a kadar-ki Türkiye'nin Gürcistan üzerinden Orta Asya'ya açılan-hızlı demiryolu projesi inşa ediliyor. Burada önemli olan, Avrupa ile Londra, bir tünelle Eurotunnel ise bağlanmış durumda. Avrupa-Asya da Marmaray ve köprülerle bağlanmış durumda. Dolayısıyla Orta koridor dediğimiz bu hat neredeyse hazır”. (03/09, CRİ.)

Merakınızı istismar etmeyeyim; konuşan Sayın Mehmet Şimşek'tir.

Bahsedilen proje; Çinlilerin 'Bir Kuşak-Bir Yol', Türkiye'nin 'İpek Yolu' dediği, aslında deniz üzerinden de eski dünyayı kuşatan, yeni dünya oyuncularını kapsayan bir plan.

Bu proje basit bir örnek. Sorun Türkiye'nin bağımsızlık arzusu.

Moody's ya da yerli borazanlarından gelen atak önemsiz.

“Sistem saldırıyor”.

Can havlidir!

Yenişafak
28 Eylül 2016 

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2017 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;