POLEMİK

Murat Bardakçı : Nilhancığım artık lutfen konuşma!

Tarih
25 Ekim 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Murat Bardakçı
 SULTAN Abdülhamid’in torununun torununun çocuğu olan Nilhan Osmanoğlu yahut şu andaki resmî adı ile Nilhan Vatansever, “Son Halife Abdülmecid Efendi’nin evinde Koç tarafından açılan sergi durdurulmalı! Kuzguncuk’ta bulunan sergide sanat adı altında rezalet!!!” diye bir tweet attı ve adamlar gidip Halife’nin köşkünü bastılar!

Nilhan Vatansever’in böyle bir hadiseye neticesini tahmin ederek veya etmeyerek sebep olması büyük hatadır ama asıl mesele Son Halife Abdülmecid Efendi’nin çıplak yahut giyinik tablolar yapmış olması değildir. Şimdiye kadar suskunluğunu ve asaletini koruyan ve bazı kesimlerden saygı gören bir aileden, Nilhan Hanım’ın birkaç senedir ettiği sözler sebebi ile nefret edilmeye başlanmıştır.

ARADA ÇOK FARK VAR!

Açık söyleyeyim: Türkiye’deki “hanedan” merakı 1980’lerin başından itibaren gazetelerde yaptığım yayınların ve çıkarttığım kitapların ardından yaygınlaştı.

Daha da samimi şekilde ifade edeyim: Osmanoğlu ailesinde o senelerde Orhan ve Osman Efendiler ile Neslişah, Hanzade, Neclâ, Fevziye, Dürrüşehvar, Mukbile ve Hümeyra sultanlarla hanımsultanlar yerine ailenin şimdiki bazı mensupları olsa idi böyle bir işe asla kalkışmazdım!

Aile hakkında benden önce sade suya tirit yayınlar yapılmıştı ama Osmanoğulları’nı geniş şekilde anlatan ve daha önemlisi bu işi siyaset ve ideoloji bulaştırmadan yapan bir yayın yoktu. O zamana kadar suskun kalan ve özellikle de gazetecilerden uzak duran Osmanoğulları’nın birçok mensubu ilk defa benimle konuştular, ucuz gazeteciliğe tevessül etmediğimi farketmeleri üzerine birçoğu ile aramızda yakın bir dostluk kuruldu, hattâ bazıları aile arşivlerini de bana emanet ettiler.

Hanedan merakının dönüm noktasını ailenin Fransa’da yaşayan en yaşlı erkeği, yani “reisi” olan Şehzade Mehmed Orhan Osmanoğlu’nu 1992’de Türkiye’ye gelmeye ikna etmem ve memleketini 68 sene aradan sonra bir haftalığına ziyaret eden yaşlı şehzadenin Çırağan Sarayı’ndaki günlerini gazetelerin manşetlerden vermeleri teşkil etti.

Türkiye’de Osmanoğulları ile ilgili merak işte böyle başladı ama ailenin o senelerde hayatta olan mensupları ile şimdiki bazı mensuplarının davranışları birbirinden çok farklıydı...

‘ASALET’İN GEREKTİRDİĞİ...

Suskun kaldıkları, olur-olmaz yerlerde görünmedikleri ve “konuşmadıkları” için bir kesimin gözünde saygınlıkları vardı. Atatürk’ün aleyhinde tek söz etmez, “Bize yakışmaz” deyip başkalarına da ettirmezlerdi, çünki gerçek “asalet” bunu gerektirirdi. Çoğu büyük maddî sıkıntı çekmişti, bazıları o senelerde de sıkıntı içerisinde idi ama Türkiye’den kenarda-köşede kalmış ve sürgün senelerinde ellerinden çıkartamadıkları küçük şahsî mülkleri dışında bir talepte bulunmadılar. “Düğünüm dedemin sarayında yapılsın”, “Suada bizimdir”, “İstanbul’un bilmem hangi semtleri büyükbabamız Sultan falancaya aittir” diye konuşmak hatırlarına bile gelmedi; saraylar ile kasırların padişah mülkü olmadığını, buraların hanedana “Hazine-i Hassa’nın tahsis ettiği birer lojman” kimliği taşıdığını biliyorlardı. Belediyelerin düzenlediği etkinliklerde dedelerine övgüler düzdükten sonra “Canımıza yetti parlamenter sistem” gibisinden saçmalıkları onlardan işitemezdiniz, zira kültürlü idiler, dünyayı bilirler, en az iki-üç lisanı mükemmel şekilde konuşurlardı ve çok daha önemlisi, ayakları da yere basardı!

Hele, torunu falan olmadıkları Halife Abdülmecid Efendi’nin köşkünde açılan sergi hakkında tweet atmayı akıllarına getirmelerini bir tarafa bırakın, böyle bir işi onlara izah edebilmenin bile mümkinatı yoktu!

Şimdi babası ile tanışıklığım uzun seneler öncesine dayanan ve çocukluğundan itibaren bildiğim Nilhan Osmanoğlu Vatansever’e hatırlatmak zorundayım:

Artık lutfen konuşma Nilhancığım! Konuşma, zira söylediklerin tepki ile karşılanma sınırını çoktan aştı ve şiddete sebep olmaya başladı! Sergi basmaya bile tevessül edecek dar bir çevrenin gözünde “Sultan Efendi”olabilirsin ama toplumun hemen her kesiminde hiç de hoş olmayan ve sertten de öte tepkiler gördüğünü ve daha da önemlisi, sözlerinin Osmanoğlu ailesine karşı bir nefret hâlini aldığını farketmeye çalış!

Habertürk
25 Ekim 2017

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Nidecen adımı

    27 Ekim 2017 00:36
    1 0
    Neden konuşmayacakmış, siz öyle istiyorsunuz diyemi, antipatik filan olmuyor, siz susturmak için bahane arıyorsunuz
  • Sade Vatandaş 2

    26 Ekim 2017 22:28
    0 0
    Gerekçe olarak Osmanoğlu hanedanının itibarına sahip çıkmayı göstermek de çok yapay şekilde sırıtıyor be ağbi. Millet bu hanedanın yaşadıklarını iyi kötü biliyor. Yani nerden baksan kamuoyu önünde tartışılması son derece gereksiz bir yazı bence. En azından bırak bu konuda o tip haberleri yazanlar yazsın.
  • Sade Vatandaş 1

    26 Ekim 2017 22:23
    0 0
    Bu yazı gerekli miydi? Tarihi bir mütalaa değil. Olsa olsa magazin gündemine girecek bir konu. Konuyu burada anlatınca olsa olsa bir magazin dedikodusu düzeyinde oluyor. Tarihçi kimliğine atıf yapıyor. Eyvallah saygı duyarız. Ama bu kimliğin sermayesini kişisel düzeyde kalması gereken bir konuyu kamuoyu önünde magazin dedikodusu tadında bir sunuma feda etmemeliydi.
  • Edip

    26 Ekim 2017 18:18
    2 0
    Murat Bardakçı abartıyor. Nilhan Hanım makul bir tepki vermiş, ne var bunda.
  • hursit dilaver

    26 Ekim 2017 17:15
    1 0
    tabi ingiliz devşirmeliği böyle işte. osmanlı ve islam kin ve nefretini nasıl da aşıladılar. şimdi musul kerkük diyoruz da, ZAMANIN HÜKÜMETİ OSMANLI BUNLARDAN YARARLANMASIN DİYE BATIYLA HALVETE GİRMİŞTİ.SONRA AYNI ZAMANIN HÜKUMETİ MUSUL VE KERKÜKTE OSMANLIDAN DOLAYI HAKKIMIZ VAR DEDİĞİNDE, O DEVLETLER. SİZ ONDAN FERAGAT ETTİNİZ YA , NE ÇABUK UNUTTUNUZ DEDİLER.bilin diye yazdım. şimdi musul kerkük demeyin boşuna. osmanlı hanedanına ihanetinizi sorgulayın ve ülkeye verdğiniz zararı görün.
  • hursit dilaver

    26 Ekim 2017 17:11
    0 0
    sayın yazar,ki endisini bizm mahalleden sayar ve severiz. ancak nihan sultana yaptığına hak vermek mümkün mü. ne etsin sultan.bir soru karşısında SUADA dedi diye o tiyatoracı dingiller neler demediler.ELBET OSMANLI KİN VE NEFRETİ BUNLARIN İÇİNE YERLEŞMİŞ.değişmez.daha 1970lerdi galiba hurriyet gazetesi koca bir manşetle OSMANLININ SON OYUNU Diye musul ve kerkük petrollerinden pay mı ne istiyordu.buna bile dayanamadılar.
  • hursit dilaver

    26 Ekim 2017 17:07
    0 0
    sevgili yazarın tarihçiliğine elbet saygı duyarız. ancak kadir mısıroglunun da osmanlılar ile ilgili kitabı var ve o daha eskiden bu işe başlamıştı.sayın yazarın babası bildiğim konyalı ve çok güzel bir kitabını da 72-73lerde mi ne okumuştum. rahmetli demişti ki. türkiye TAKE 0ff noktasındayken menderes devrildi, gene tAKE off noktasında iken 12 mart muhtrası verildi.çok doğru tesbitti.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;