POLEMİK

İsmail Kılıçarslan : Nureddin Yıldız sapık mı?

Tarih
13 Ocak 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
İsmail Kılıçarslan

13 ocak 2015

Bilgin olmadan fikrin olursa, ‘bu bizatihi benim fikrim’ dediğin çakma fikirlerini de aslında sana sanayi devrimi, aydınlanma felsefesi, kapitalizm, modern Batı düşüncesi v.b tedarik ediyorsa, evet, Nureddin Yıldız hoca sapık. Çünkü adam, 2 saatlik dersinin 2 dakikasında ‘6 yaşındaki çocuk evlenebilir’ diyor. Dersin önünü ve arkasını dinlemeden, meselenin aslında ne olduğunu anlamadan derhal sosyal medyaya koşup Nureddin Yıldız’a ‘sapık’ diyebilir, ardından Aşk-ı Memnu izlemeye devam edebilirsiniz.

Fakat siz yine de Nureddin Yıldız hocaya ‘sapık’ deyip günahını almadan beni bir dinleyin isterseniz.

Efendim, Enes Solakoğlu kardeşimizin internette yayınladığı ve meseleyi bütünüyle özetlediği makalesinden de faydalanarak önce şu ‘6 yaşındaki çocuk evlenebilir’ meselesini bir anlayalım.

Öncelikle, İslam fıkhında birbirinden ayrı iki mesele var. Bunlardan ilki ‘evlilik akdi’, ikincisi ise ‘fiili evlilik...’ Evlilik akdi, olumsuz yönde görüş beyan eden iki müçtehidi saymazsak, 4 mezhebin bütün büyük fıkıhçılarına göre caiz(dir). Peki, nedir bu evlilik akdi? Vesayet, akrabalık bağları, himaye, velayet ve miras bölüşümü gibi bir takım meseleler yüzünden iki çocuk ya da bir yetişkin bir çocuk arasında evlilik ihdas etmektir. Böylelikle, kalabalık ailelerin akrabalık bağları, kabile ve mal (özellikle toprak) yönetimi ya da çocukların bizatihi kendileri güvence altına alınabiliyor. Bu, asla ve asla taraflar arası cinsellik yaşanabileceği anlamına gelmez. Zira İslam için fiili evliliğin (yani cinsellik yaşamanın) şartı hem buluğ çağına hem de rüşte erişmektir. Yani hem fizyolojik hem de psikolojik olgunluk şartı vardır. Özellikle rüşt çağı toplumdan topluma değişmekle beraber genellikle 17-18 yaş baz alınır.

Bir de şu. Evlilik akdinin ihdas edildiği taraflardan çocuk olanlar büyüyüp buluğ ve rüşt çağına erdiklerinde bu akdin fiili evliliğe dönüşüp dönüşmemesi konusunda kesinlikle özgürdürler. Hatta bunun için bir kavram da vardır: ‘Hıyarul buluğ - buluğa erenin seçim hakkı...’ Yani, buluğ ve rüşt çağına erişen birey bu akdin fiili evliliğe dönüşmesini istemezse o evlilik hayata geçemez.

Tabii, İslam’da nikâhın ana şartının ‘rıza’ olduğunu da unutmamak gerekir. Her ne kadar kimi fıkıhçılar ‘rıza aranmaz’ demişlerse de çoğunluk uleması ‘tarafların birbirleriyle nikâhlanmasında rıza şartı aranır’ demişlerdir. 

Şimdi burada bir duralım. Mesele anlaşıldı değil mi? Sanayi devrimi öncesi topluluklarda en önemli hususlardan ikisi kabile ve toprak yönetimi olduğundan, bu iki yönetimi güvence altına almak yahut yetim kalmış çocukların güvenliği için başvurulan bir ‘koruma’ anlaşmasıdır evlilik akdi. Fiili evlilik ile asla karıştırılamaz. Buluğ ve rüşt çağına ulaşmamış çocukların cinsel bakımdan istismarının da gayetle ağır cezaları vardır.

En azından herhangi bir filmden hatırlıyorsunuzdur. Özellikle Katolik Kilisesi'nin ‘içine kapalı’ yapısından kaynaklanan bir yan etki olarak Batı toplumlarının hayatında ortaya çıkan pedofili sapkınlığının yaygınlaşmasına İslam uleması da kayıtsız kalmamıştır.  

Yaygınlaşan pedofili vakaları Osmanlı ulemasını tedbire yöneltmiştir. 5. Mehmet Reşat döneminde yayınlanan Osmanlı Aile Hukuk Kararnamesi gereği her türden evlilik için, yani gerek akid gerekse fiili evlilik için yaş sınırı konulmuştur. Bu sınır kızlarda 17, erkeklerde 18’dir.

Dikkat isterim. Buluğ çağı olan 12 – 13 yaş değil, rüşt çağı olan 17- 18 yaş. Bu zaten fiili evlilik için bütün fıkıhçıların ortaya koyduğu sınırdır.

Fıkıhta asıl olan ‘muteber son fetva’ olduğundan ve Osmanlı ulemasının ekseri de gayet muteber olduğundan aslına bakılırsa ‘evlilik akdi’ meselesi aslında ‘filli evlilik’ ile eşitlenmiş durumdadır. Yani lağvedilmiştir.

Nureddin Yıldız hoca, yukarıda anlattığım şeylerin tamamını bütün detaylarıyla benden on kat, yüz kat, bin kat fazla bilen bir hocadır. Zaten kesilip 2 dakikası servis edilen dersin tamamında bütün bu hususları tüm detaylarıyla anlatmaktadır.

Şimdi... Ben üzerime düşeni yapıp bu konuda sana bilgi verdim. Eğer hala Nureddin Yıldız’a ‘sapık’ demek istiyorsan buyur de. Bekâretten kurtulma yaşının 11’lere kadar gerilediği, 18 yaşına gelmeden kürtaj yaptırma yüzdesinin %20’lere dayandığı, ifade özgürlüğü kapsamında pedofili savunucusu partilerin kurulduğu Batı'yı ‘normal’, İslam fıkhının bir cüzünü anlatan Nureddin Yıldız hocayı ‘sapık’ bul. Sorun yok.

Son bir nokta... Bunu sadece Nureddin Yıldız hoca için söylemiyorum. Bütün bunları yazıyor olmam, fıkıhçıların aynı zamanda ‘toplumun sosyolojisine yön verme’ iddiası taşımalarını doğru bulduğum anlamına gelmez. Belki bir vesile uzun uzun yazar, anlatırım ne demek istediğimi.

Ne diyordu Cahiz: ‘Şimdi dayının. Bu rüşt yaşını bi daha gözden mi geçirsek? Ortalık 40 yaşına gelmiş ergenlerden geçilmiyor zira.’

Yenişafak

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • HAYDAR

    09 Mart 2018 17:58
    0 0
    ARAPLARDA YAŞ HESAPLANMASI BULUĞ YAŞININ ÜZERİNE EKLENEREK YAPILIR. YANİ 9 YAŞINDA EVLENDİ DENEN BİR ÇOCUK ASLINDA 9+9=18 YAŞINDA EVLENMİŞ OLUR Kİ 9 YAŞINDA EVLENEN BİRİSİ ASLINDA 18 YAŞINDA EVLENMİŞTİR. DAHASI ÇOCUĞA 3 VEYA 6 YAŞINDA DENDİĞİNDE BULUĞDAN SONRAKİ YAŞI SÖYLENİR. O ZAMAN 9'UN ÜZERİNE 3 VEYA 6 EKLENİR.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;