SİYASET

Hakan Albayrak,Gül'ü sert sözlerle savundu

Tarih
11 Ocak 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Hakan Albayrak
 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, evvelki gün AK Parti’nin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada dedi ki:

“Geçmişte partimiz çatısı altında olup da bugün dışarıda başka havalarda gezen hiç kimsenin partimizle, hareketimizle ilgili söz söylemeye hakkı yoktur.”(Normal olan, siyaset sahnesindeki herhangi bir parti -hele ülkenin gidişatına yön veren iktidar partisi- hakkında herkesin söz söyleyebilmesi değil midir?  Geçmişte veya günümüzde o partinin çatısı altında olup olmamak, bu hakka sahip olup olmamayı nasıl etkiler?)

“Herkes ağzını açmadan önce nerede bulunduğuna, kimlerle aynı safa geçtiğine dikkat etmelidir. Kem alette kemalat olmaz.” (Doğu Perinçek ve arkadaşlarının AK Parti’yi savunduğu yerde AK Parti’yi savunmak da “kem alet” olma sonucunu doğurur mu?)

“Bunlar, milletimizle birlikte son 3-4 yıldır verdiğimiz hayati mücadelede en küçük bir desteklerini görmediğimiz, hatta çoğu defa karşı saflarda silüetleri beliren kişilerdir.” (Yetkileri ellerinden alınan ve etki alanları neredeyse sadece sosyal medyayla sınırlandırılan kimselerden tam olarak hangi çapta bir destek bekleniyordu? Teröre karşı dayanışma çağrısı mahiyetinde Tweet’ler atmak, 15-16 Temmuz 2016 gecesi -ambargonun o geceye mahsus olarak kalkması sayesinde- televizyonda darbecilere karşı millî iradeyi savunmak ve Erdoğan’la beraber Yenikapı’da darbecilere karşı milli birlik manzarası sergilemek “en küçük bir destek” dahî değil midir? Bu basireti gösteren kimseleri, sırf bazı konularda farklı düşünüyorlar / davranıyorlar diye “karşı saflar”da telakki etmek reva mıdır? “Karşı saflarda silüetleri beliren kişiler”den sayılma riski olmadan herhangi bir hususta cumhurbaşkanı yahut hükümetten farklı bir fikir serdetmenin / duruş sergilemenin bir yolu var mıdır?)

“Dünyada neler oluyor, ülkemizde neler oluyor, bununla ilgili bir sesiniz çıkmayacak, bu ülkede bir ‘evet-hayır’ referandumu yapılıyor ve partimiz burada ‘evet’ başlığını böyle atıyor ama bakıyorsunuz birileri de ‘hayır’ için kampanya yürütüyor kulislerde, şurada burada... Ve şimdi de kendilerinde söz hakkı görüyorlar. Kusura bakmasınlar.” (Ölçü “Dünyada neler oluyor, ülkemizde neler oluyor, bununla ilgili bir sesiniz”in çıkıp çıkmaması ise, sosyal medyada Kudüs meselesinden Irak’taki gelişmelere, PKK teröründen FETÖ’cülerin darbe teşebbüsüne kadar pek çok konuda ses çıkaran kimselerle ilgili bir sorun olmasa gerek. Burada sorulması gereken soru şu: Referandumla ilgili çekincelerini partiden arkadaşlarına ve bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açıkça bildirip “Bundan vazgeçmek lazım” veya “Bu anayasa değişikliği paketini şu şekilde tashih etmek lazım” diyen ama referandum sürecinde kamuoyuna anayasa değişikliği aleyhinde bir açıklama yapmaktan geri duran kimselere bile -“hayır” için “kampanya” yürüttükleri iddia edilerek- ‘Kusura bakmayın, söz hakkınızı kaybettiniz’ denebiliyorsa, mesela 696 sayılı KHK ile ilgili bir nüans bile davaya ihanet konusu olabiliyorsa, Erdoğan’ın “Bize sorgusuz sualsiz itaat eden bir gençlik değil, neyi niçin savunduğunu bilen bir gençlik lazım” sözü boşa çıkmıyor mu? Bu tabloyu gören AK Parti’li gençler, herhangi bir hususta lidere sorgusuz sualsiz itaat etmedikleri takdirde “karşı tarafta silüetleri beliren kişiler” olarak anılacakları korkusuyla hareket etmezler mi? ‘Liderin neyi niçin savunduğunu öğrenelim biz de o şeyi o gerekçeyle savunup geçelim’ demezler mi?)

“Bu birlikteliği, bu beraberliği, bu dayanışmayı zedeleyenler bilsinler ki artık bu kervanın samimi yolcuları değildir.” (Birlikteliğin, beraberliğin, dayanışmanın şartı her konuda aynı düşünmek midir ve farklı düşünse de bunu söylemeyenin samimiyeti ne kadar samimidir?) 

“Biz bu yola çıkarken ahdederek çıktık ve bu yola bu akitleşmeyle, bu ahitle çıkarken de şunu bir defa çok iyi bilmemiz lazım, sadakatin aslolan bir kavram olduğunu bilerek çıktık.” (Ne üzerine ahit ve neye sadakat? Bir hatırlatma: Erdoğan, AK Parti’nin kurulduğu 14 Ağustos 2001’de Bilkent Oteli’nde düzenlenen tanıtım toplantısında “Bugün Türk siyaset hayatına lider oligarşisinin çöktüğü gün olarak, tekelci bir anlayışa dayanan liderlik anlayışının yerine kolektif aklın temsilcisi olan bir anlayışın yerleştiği gün olarak geçecek” demişti.)

“Bu trenden düşenler, kusura bakmasınlar, düştükleri yerde kalırlar ama bu da yoluna devam eder.” (Tren, eski rayında mı? Öyle olmadığını düşünenler bu düşüncelerini ifade ettiklerinde trenden düşmüş mü sayılıyorlar?  Trenden düşmüş sayılıyorlarsa, “Partili üyelerin tüzük ve program dahilinde düşüncelerini özgürce ifade etmeleri sağlanacaktır” ahdiyle yola çıkan trenin gidişatında bir sorun yok mu?)

***

Bence Erdoğan’ın 7 Mayıs 2017’de İstanbul’daki “Uluslararası Münazara Turnuvası” ödül töreninde yaptığı konuşma, daha güzel bir tren yolculuğuna işaret ediyordu:

“Son 14 yılda klavyelerin, tabelaların, harflerin, kelimelerin üzerindeki birçok yasağı biz kaldırdık. On yıllardır yazı ve fikir hayatımıza musallat olan tek tipçi, vesayetçi anlayış yerine farklılıkları zenginlik olarak gören, düşüncenin önünü açan bir bakış açısını biz ikame ettik. Münazaraları ulusal anlamda yapmanın çok önemli faydaları olacağına inanıyorum. Münazara empati kurulmadan yapılamaz. Münazaranın tek bir kazananı yoktur…”

Karar
11 ocak 2018

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Zeynep

    04 Nisan 2018 15:55
    0 0
    Okuyan da zorlanmis uzayip giden cumlelerden,daha kisa ve Öz cumleler kulanilmali?
  • Mikail Yavuz

    16 Ocak 2018 09:45
    0 0
    Sert ama galiba haklı sözler
  • AHMET

    14 Ocak 2018 20:55
    2 0
    Hakan efendi, bırakta sünepeler kendi haklarını kendileri savunsun. Kraldan fazla kralcı olma!..Ne ayaksınız anlamadık.
  • Mimar

    13 Ocak 2018 11:16
    4 0
    Bu yazar çıkıp Ak partiyi yanlış yaptığını düşündüğü noktalarda eleştirse, doğru bulduklarının desteklese bu kadar polemik yaşanmaz. Gül ün söylediklerini yazar olarak sen söylesen, hatta fazlasını söylesen; halkı bu kadar karşına almazsın. Taban eleştirebir, basın eleştire bilir hatta belki Gül de eleştirebilir. Ama nerede durduğun çok önemli. yapıcımı yoksa yıkıcımı eleştiri yapıyorsun biz anlamıyor muyuz...
  • 1453

    12 Ocak 2018 16:38
    3 0
    recep tayyip erdoğanı eleştirebilmek için onun bu ülkeye yaptığı hizmetin milyonda biri kadar faydanız olması lazım Bayraktar efendi
  • KAMİL

    12 Ocak 2018 15:09
    2 0
    KARARCILAR SİZ NE AYAKSINIZ AMCINIZI AÇIKÇA BELİRTSENİZ DE HERKES SİZİ DAHA İYİ TANISA
  • sedat kalfa

    12 Ocak 2018 12:02
    4 0
    sayın yazar, köşk dinleniyor diye sayın tayyip bey açıklama yaptığında bizim utanılacak birşeyimiz yok diye açıklama yapan abdüllah bey ne demek istemişti acaba . sayın Albayrak bunu bi sayın gül den öğrenin bi zahmet . sayın tayyip beyin UTANILACAK NESİ VARD ACABA .
  • Osman

    12 Ocak 2018 10:08
    0 2
    Yorumlara bakıyorumda Abdullah Gül için ingiliz sevdalısı ingiliz uşağı kraliçe hayranı gibi kelimeler kullanılıyor ee Tayyip Erdoğan da amerika hastası federasyon sevdalısı bu nasıl olacak adam mükemmel bir eleştiri yapmış oturup azıcık düşünün
  • Osman

    12 Ocak 2018 10:02
    0 3
    Çok güzel açıklamışsınız tebrikler
  • m.özyurt

    12 Ocak 2018 08:54
    4 2
    Benim için, son yazın.
  • Burakcan

    12 Ocak 2018 00:29
    5 1
    Sn Albayrak tum on yargilarimi bir yana birakarak bu A.Gulun neyini hangi ictihadini savunuyorsunuz? Adam tam bir ingiliz muhibi gibi davraniyor.
  • Rıdvan

    11 Ocak 2018 20:24
    7 1
    Cümle alem Reisin kime neyi ne için söylediğini gayet iyi anladı. Ama sayın Albayrak anlasa da anlamazdan gelmeye, olmadık örneklerle olayı saptırarak rayından çıkarmaya, zorlama yorumlara girmeye çabalıyor. Neyse bildiğim bu muhalifliği ilk değil. Başlangıcı malum medya kuruluşundan ilişiğinin kesilmesine kadar dayanıyor. Bu olay kişisel hale gelmiş gibi.
  • Serdar

    11 Ocak 2018 20:23
    7 0
    Benim dostum yol arkadasım doğru yaptığım işlere destek verir. Yanlış işlerime dobra dobra yanlışımı söyler bende her turlu eleştrisini emir telakki ederim . Lakin eleştrilerin içinde " dış mudahaleler gibi veya işine gelen yerlerde yorum yapmak gibi " nahoş kokular geliyorsa Hakan bey sert ce vaplara da razı olmak laxım . Ben Abdullah bey görevinden ayrıldığı gunden beri takip ediyorum 'suya sabuna dokunmayan' bir dava adamından baska bi şey göeremedim malesef. Elbete çok üzülüyorum.
  • ibrahim can

    11 Ocak 2018 20:18
    5 0
    $iracinin $ahidi Bozaci
  • Tayyarönal

    11 Ocak 2018 19:08
    4 1
    Hakan, ilmi siyasetten zerre kadar nasibin yok gibi. Yazarlığın eh işte, bu yazı ise çamur gibi be birader. Gül'e gelince; sağ cenahtaki binlerce kriptodan dikenli bir gül olduğunu, kraliçenin adamı olduğunu hâlâ bilmemen ise araştırmayıcı bir gazeteci olduğunun delili.... Nereden mi biliyorum? Feraset perde arkasını gösterir, gözler ise niyeti ele verir... Benden bu kadar. Gerisi sana kalmış...
  • bilal doğru

    11 Ocak 2018 18:34
    6 1
    ak partide büyük görevler üstlenmiş birisi uyarılarını sosyal medya üzerinden mi belirtecek.ilgililere bir telofon açamaz mıydı.sayın albayrak yanlışa arka çıkmayınız.cumhurbaşkanlığı yapacaksınız yanlış gördüğünüz hususları s.medyayla düzelteceksiniz.olmaz böyle şey.sayın gül ün benden bir farkı olmalı.selamlar.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;