DÜNYA

Fehmi Koru : Trump savaşını başlatırsa.. Suriye yüzünden İran’ı hedef alırsa.. Aman Allah’ım..

Tarih
06 Nisan 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Fehmi Koru
 Donald Trump’ın ABD’ye başkan seçilmesi sonrasında yükselen beklentilerden biri ‘savaş’ konusunda; kimimiz dünyanın bütününü ilgilendirecek bir topyekün savaşın Ortadoğu merkezli patlayacağı beklentisi içerisindeyiz…

İtiraf etmeliyim: O beklenti bende çok güçlü.
Bu yüzden de, günlerden beri TV ekranlarından taşan, Beşşar Esad’ın İdlib’te kendi halkına karşı kimyasal silâh kullandığına dair haberler, bir yandan yüreğimi burkarken, bir yandan da beni derin endişelere sürüklüyor.

Gelen ilk bilgiler, İdlib’te, 10’dan fazlası çocuk olmak üzere 58 kişinin gazdan öldüğüne işaret ediyordu; ölü sayısı 100’e yaklaştı, doğal olarak ölenler içerisinde çocukların sayısı da arttı.

Esad’ın elleri kanlı.. İran da hedefte..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Esad’ın ellerinin kanlı olduğuna, rejiminin halkına acımasız davrandığına dair sözleri ve Birleşmiş Milletler’in (BM) âcizliğini eleştirmesi yerinde.

Esad’ın koltuğunu terk etmemek için ülkeyi sürüklediği iç-savaş sırasında.. 500 bin civarında Suriyeli hayatını kaybetti.. ülke nüfusunun dörtte biri mülteci hale geldi.. yarısı da beş yıl önce yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kaldı.

Sabıka kaydı hayli zengin Esad rejiminin…

Kimyasal silah kullanma sabıkası da… 2013 yılı Ağustos ayında, başkent Şam’da, Suriye rejim güçlerinin kullandığı toksik gaz yüzünden hayatını kaybetmiş.. yine çoğu çocuk.. kurbanların yan yana dizilmiş cesetleri hala zihnimizde taze.

“Rejim halkına karşı kimyasal silâh kullanır mı?” sorusuna hiç çekinmeden verilecek cevap belli: “Evet, kullanır, kullandı da”

Trump elini yükseltti

ABD’nin koltuğunu yeni yeni ısıtmakta olan başkanı Donald Trump’ın son habere verdiği tepkilere dikkat etme şansınız oldu mu?

Trump açık sözlü biri ve selefini hırpalamaktan da çekinmediği ortada. Barack Obama’ya yönelttiği en ağır ithamlardan biri, Esad’ı yerinden etmeyi amaçlayan Suriye politikasının yanlışlığıydı.

Oysa, Trump, şimdi Obama gibi “Esad gitmeli” diyenler kervanına katıldı. Sadece Esad’ı ve rejimini yerin dibine batırmakla kalmıyor Trump, rejimin dayanağı olan iki ülkeyi de en ağır ifadelerle suçluyor: Rusya’yı ve İran’ı…

BE Nikki Haley.. Esad’ın vahşetini sergiliyor..

BM Güvenlik Konseyi’nde yapılan oturumda, ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, hepimizin yüreğini burkan kimyasal saldırıya uğramış çocukların fotoğraflarını sergileyip, Rusya ve İran’ı hedef alan bir konuşma yaptı.

Konunun vardığı nokta acaba Tahran’da nasıl karşılanıyor?

İran, eğer bir ‘3. Dünya Savaşı’ patlayacaksa, bunun kendisi hedefe konularak çıkacağının herhalde farkındadır…

Trump’ın daha başkanlık yarışındayken başlayan İran-karşıtı sözleri Beyaz Saray’a taşındıktan sonra daha da artarak devam etti. Barack Obama’nın İran’ı dünya ile barıştırma girişimi sayılabilecek ‘nükleer anlaşması’yı iptal konusu bile gündemde. Trump bu bölgeye baktığında, en büyük tehlike olarak İran’ı görüyor.

Aranan sanki bir bahane…

Bahane bulundu mu?

Yanlış anlaşılmasın, ABD Başkanı Trump’ın bölge ülkeleri arasında var olan renk farklılıklarını fazla umursadığını sanmıyorum; ayırmaksızın hepsini eşit derecede sorunlu gördüğünü belli ediyor.

İran’a ters bakıyor da, Türkiye’yi yeğliyor mu? Hayır.

Ancak, Mısır’ı ve biraz da Suddi Arabistan ve Ürdün’ü ayrı mütalaa ettiği izlenimi veren jestleri oldu.

O kadar.

Trump ve yanındakilerin ‘İslâm’ ile sorunları var.

İdlib’te rejimin kimyasal silâh kullanması aranan bahane yerine geçebilir.

Sonrasında kullanılmaya başlanan dil bu izlenimi veriyor çünkü. Trump Suriye ile birlikte Rusya ve İran’ı suçlayıcı bir dil kullanıyor ve en ağır cevabı vermekten söz ediyor.

Yeni yönetimin hazırlamakta olduğu bütçede, geniş kitleleri ilgilendiren hemen her sosyal program iptal edilirken, tasarruf edilen kaynakların savunma bütçesine kaydırıldığı biliniyor. Silâh fabrikaları şimdiden fazla mesai yapmaya başladı.

O silâhlar bir yerlerde kullanılacak.

Nerede?

Dünya haritasına baktığımızda en muhtemel kullanım alanı Ortadoğu olarak karşımıza çıkıyor.

Kuzey Kore’ye yönelik tehditler de söz konusu, ama orada nükleer silâh var ve Kim Jong-un, yeni dönemden çekindiği ve ABD’ye gözdağı verme ihtiyacı duyduğu için olacak, habire balistik füze denemesi yaptırıyor.

Rusya hafif bir manevrayla kendini denklemin dışına çıkarabilir ve Tahran ile Şam’ı kendi başlarına bırakabilir.

‘Komplo’ diyenler var.. Esad da öyle diyor..

İyi de, Beşşar Esad, Rusya ile İran’ın kendisine verdiği destek sonrasında koltuğunu korumayı garanti altına almışken.. Trump’ın iş başına gelmesiyle birlikte gücü daha da artmışken.. İdlib’te kimyasal silâh kullanarak.. bütün dengeyi aleyhine çevirmeyi nasıl göze almış olabilir?

Muhtemel cevap sorunun içerisinde aslında: Lehte oluşmuş yeni denge gözlerini kör ettiği için…

Biliyorum, kuşkucu yaklaşanlar ve Şam’dan çıkan inkâra dayalı açıklamaları ciddiye alanlar var. 2013 yılında Şam’daki kimyasal silâh saldırısını da inkâr etmişti Esad yönetimi…

Sonuç değişti mi? Hayır.

Donald Trump büyük savaşı başlatır mı?

Türkiye o durumda ne yapar?

Düşünmeye başlayalım derim.

fehmikoru.com

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;