GÜNCEL

Fehmi Koru : Okullar kimin; Cemaat’in mi, ‘paralel yapı’nın mı?

Tarih
29 Ocak 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Fehmi Koru

29 Ocak 2015

DEVLET adına hareket edenler yurtdışındaki Cemaat okullarının kapanmasını ya da işlevsiz kalmasını arzu ediyor ve bunu saklamıyorlar; resmi politika bu. Peki ya “Cemaat” kısaltmasıyla kastedilenlerin tavırları? 

Türkiye son bir yılı sevimsiz bir kavgaya sahne olarak geçirdi. Kavga bitmediği gibi, bir taraf kesin yenilmeden biteceğe de benzemiyor. Siyasilerin yenilgisi, iktidardan düşmek; bunu biliyoruz. Kavganın diğer tarafının yenilgisi ise, herhalde, varlık sebebini yitirmek olacak... 

Varlık sebebini yitirmek... Yani, “hizmet” alanına giren yurtiçindeki okulların öğrencisiz kalması, “altın nesil” olmak üzere yetiştirilen gençlere devlet kapılarının kapanması, halkımızın maddi-manevi desteğiyle kurulmuş yurtdışındaki okulların kendi yağlarıyla kavrulamaz hale gelip sıradanlaşması veya kapılarına kilit vurulması... 

Kalemimin en nazik biçimde, ancak, “Dini anlayışının ‘çizgidışı’ algılanması” diye özetleyebildiği bunun bir miktar ötesi de var; şimdilerde süngüyü dik tutmakla ve “Dimdik ayaktayız” mesajını vermekle meşgul Cemaat’e yakın din bilginleri bununla neyi kastettiğimi anlayacaklardır.

Bu seçeneklerin her birinin mümkün olduğu bir noktaya doğru yol alıyoruz... 

En acil üzerinde durulması gereken, yurtdışındaki Türk okulları konusudur. Bu okulların devletin himayesinde açıldığını, Turgut Özal’la başlayarak hemen her Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın tavsiye mektuplarının devreye girdiğini, bulundukları ülkelerdeki itibarlarının devlet adamları ziyaretleriyle pekiştiğini biliyoruz. 

Devletin bu okulların arkasından çekildiğinin belli olması, varlıklarını sürdürseler bile, işlevlerini sakatlayacak, bulundukları ülkelerdeki itibarlarını bozacaktır. 

Şimdiden bozmuşsa şaşırmam.

“Paralel yapı” diye adlandırılan, Cemaat’in siyasete müdahaleyi birinci öncelik kabul eden unsurları, bu gelişmeyi önemsemeyebilir; ancak yurtdışındaki Türk okulları, yurdun dört köşesinde kendilerini gençlerin yetişmesine vakfetmiş Cemaat’in ihlâslı mensupları için gözbebeği mesabesindedir. O insanlar yalnızca bağışladıkları paralarla açılmalarına önayak olmakla kalmamış, çoğu malzemeleri sırtlarında taşıyarak da okulların bugünkü takdir toplayan hale gelmesine bizzat katkıda bulunmuşlardır. 

Herhalde o insanların en az isteyecekleri şey, okulların kapanması veya kapanmaktan beter hale gelmesidir.

Okullar üzerine titreyen insanlar, kavganın bugünlerde aldığı boyutunu tedirginlikle izliyor. 

Ne olacak? Daha doğrusu ne olmalı?

Ben buradan “Durun” deyince kavga bitmeyeceğine göre, yangından hiç değilse okulları kurtarmaya çalışmalıyım. Dün, burada, hükümetin Cemaat’in yurtdışında açtığı okulları kapatma niyetinin yanlışlığına işaret etmiş ve bazı alternatif tedbirler önermiştim; bugün de kavganın diğer tarafına benzer bir çağrıda bulunmak istiyorum.

Cemaat, 28 Şubat’ın en karanlık günlerinde, okullar tehdit altına düştüğü zaman, ilginç bir girişimde bulunmuş ve 28 Şubat sürecinin mimarlarına “Okulların anahtarlarını teslim etmeye hazırız” mesajını iletmişti. Benzer bir mesaj, dershaneleri kapatma kararı ciddileşmeye başladığı günlerde, şimdiki hükümetin ilgililerine de tekrarlanmıştı. 

Ardından 17-25 Aralık (2013) süreci geldiği için o mesaj tam anlaşılmadı. 

Mesajın bugünlerde yinelenmesi ve daha da önemlisi yurtdışındaki okulların ivedilikle “paralel yapı”ya ait görüntüsünden çıkarılması gerekiyor. Bu yolda atılacak ilk adım da, siyasete müdahaleyi normal görenlerin ülke-karşıtı propaganda merkezleri durumundan okulları uzaklaştırmaktır. 

Son bir tespit: Kavgalar öfkenin en kabarık olduğu haldir; o sebeple taraflar sağlıklı düşünemez. Bu acil konuda arabuluculara ihtiyaç var.

Habertürk

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • osmanli

    29 Ocak 2015 18:27
    5 0
    iyide sayin KORU su devlete yapilan pislikleri yapanlarda bu okullardan yetismis ilk kusaklardan degilmi? ve devletin kaynagi kurutmak istemesi dogal bir reaksiyon degilmi?..HA BENDE BIR CIKAR YOL SOYLEYE BILIRIM..TAMAMMEN OGRENCI VE OGRETIM KADROSU LAV EDILIP ..TAMAMEN DEVLETIN KONTROLUNDE AYNI KONJOKTORDE EGITIME DEVAM EDILE BILIR.. sizde cok iyi bilirsinizki..seli onu tutlmazsa veya kaynak kurutulmazsa ..veya bataklik..bu koku ve sivri sinekler bu koyu daha cok rahatsiz eder..herkesin takdirle karsiladigi demisiniz ama..BU NIHAYETINDE SIYAYIN VE MOSSADIN BIR YUZYILLIK PROJESI..BUNU DA BILMEK LAZIM..GELECEK YUZYILA TEMIZ BIR GELECEK ICIN BU OKULLARA DUZENLEME GETIRMEK SART
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;