DÜNYA

Ergün Diler : Türk ekseni

Tarih
09 Ocak 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Ergün Diler
 Amerika Birleşik Devletleri'nin içine baktığınızda kafanızın karışmaması mümkün değil. Daha önce yazmıştım.

FBI eski Başkanı Mueller ne yapıp edip Trump'a giden yolda kızı Ivanka ile damadı Kushner'i işin içine katacak diye...
İşaretler fazlasıyla gelmeye başladı.
Flynn de kenarda tutulmakta. Başka isimler de hesaba dahil. Hillary bile...
ABD içinde bir güç, bir KLİK , bir derin yapı oyunu kendi kurmak istiyor. Trump bunların istediği bir figür değil. Herkesi kontrol etmek amacı taşıyorlar. Orası böyle karışıkken dünya rahat mı?
Değil elbette!
Çok bilinmeyen, çok göz önünde bulunmayan ama akıllı isimler yavaş yavaş kendilerini hissettirmeye başladı...
Rusya Devlet Başkanı Putin'in en güvendiği isimlerden olan ve öngörüleri hep çıkan Konstantin Kosachev de bunlardan biri. BATI'da bunu yazıp çiziyorlar...
Konstantin Kosachev, 2018'de büyük savaşların olacağını ve yüzyılın en kanlı yılına girildiğini söyledi. Rusya Senatosu Uluslararası İşler Komitesi Başkanı görevini de sürdüren Kosachev'in öngörüsü böyleyse kapalı kapılar ardında bazı kararların alındığı kesindir.
Bu yoruma katılan çok isim var!
AIPAC, savaş istiyor. Direnenleri de savaşla bitirmek istiyor. AIPAC, İsrail'in bölgede tek güç olması için Ortadoğu'da Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri dışında tüm ülkelerin liderlerinin değişmesi gerektiğini biliyor. Türkiye, İran, Katar, Ürdün, Lübnan, Filistin (Batı Şeria ve Gazze), Tunus, Yemen, Cezayir, Pakistan, Libya, Kuveyt ve Umman hedef!
Şaka gibi ama bu niyetleri gerçek!
Bilgisayar oyununda bile gerçekleşmesi mümkün olamayacak isteklerin peşindeler...
Akıl alır gibi değil...
Tabii ki 13 ülkenin liderlerinin değiştirilmesi masa başı planlarıyla olmuyor!
Olmadığını pek çok kez gördük.
İçlerinde Türkiye gibi, İran gibi, Katar gibi kilit ülkelerin bulunduğu yapıyı Washington asla ve kat'a kendi istediği formata dönüştüremez.
NET! Gücü de yetmez!
Mesela bu planlarının hayata geçmesi için öncelikle ekonomik ambargoların etkin olması gerekiyor. İran'a bakalım!
Ağır ekonomik yaptırımlara rağmen güçlü kalmayı başardılar.
ABD, İran'ı ekonomik ambargo ile çökertmek isterken karşısında kimi buldu?
ÇİN'i!
Ayaklanmanın başladığı günlerde Çin, İran'a çok güçlü destek vereceğini söyledi. Çin Devlet Başkanlığı düzeyindeki bu özel telefon, İran'daki ayaklanmanın kısa sürmesine neden oldu.
Birkaç gün önce Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, Yeni İpek Yolu nedeniyle jeopolitik gerginliklerin arttığını ve Çin'in savaşa gireceğini söyledi. Orduya da "Savaşa hazır olun. Ülkeniz için ölümden de korkmayın" dedi.
İşte bu açıklamadan 48 saat sonra Şangay açıklarında İran petrol tankeri ile Hong Kong'a ait bir gemi çarpıştı, 30 İranlı öldü. Hong Kong bandıralı CF Crystal kargo gemisi Amerika Birleşik Devletleri'nden Çin'e tahıl taşıyan bir gemiydi ve operasyon buradan yapıldı.
Planlı bir kazaydı, hem İran'a hem de Çin'e ABD'nin deniz yolu uyarısıydı. 60 milyon dolarlık petrol denize karıştı. Gemi alevler içinde kaldı.
Iskaladık tabii...
Çin de artık yükseliş devrinin İpek Yolu olmadan biteceğini gördü. Tehlikenin farkına vardılar yani...
Başka seçenek de yok!
Savaşı dahi göze alan Çin, askeri anlamda da ABD'nin en güçlü rakibi.
Pentagon, AIPAC'in isteğiyle Ortadoğu'da adım atar mı? Bugün için böyle bir ihtimal yok. Ancak Amerikan çıkarlarının nerede olduğunu gören Pentagon, AIPAC'in de işine yarayacak bir askeri operasyonu atmaktan da çekinmez.
Onlar için de seçenek giderek azalmakta...
ABD, öncelikli olarak İran'da rejimi değiştirirse yıl sonuna kadar İpek Yolu projesini ya kendine bağlar ya da sonlandırır. Ancak AIPAC de Pentagon da İpek Yolu projesinden asla vazgeçmek istemiyor. Çünkü 65 ülkenin yer aldığı yeni bir proje imkansız.
Böyle bir gücü bitirmek yerine yön vermek ABD için en akıllıca yol. Ama gerçekleştirmek kolay mı? İmkansız gibi!
AIPAC, İpek Yolu'na karşı değil. Ancak kontrolün Çin'de olmasının, İsrail karşıtı ülkelere güç enjekte edeceği anlamına geldiğini gördü...
AIPAC, Avrupa'da kendisine yakın olan bazı işadamlarını İpek Yolu projesine dahil etti. Tabii bu güçlü bir doğum olarak gerçekleşmedi. Çin de oluşturduğu bu ekseni sonuna kadar korumak için kararlı!
AIPAC, Ortadoğu'da Türkiye'nin güçlenmesinden de endişeli.
Özellikle Suriye'de Türkiye'nin yeni üsler inşa etmesi, Katar'da koruyucu güç konumuna gelmesi AIPAC'in kırmızı çizgileriydi. Ancak buna engel olamayan AIPAC, Başkan Trump üzerinden etkin olmaya karar verdi.
Trump, önceleri Türkiye ile ortaklık düşünüyordu.
Ancak şu an için ortaklık ihtimali yok gibi. Çünkü Türkiye ile ABD, tarihinin en büyük kırılmasını yaşıyor.
Ayaklanmaya rağmen ABD İran'la önemli anlaşmalar yapıyordu! ABD, neden Tahran'ı yine de karşısına aldı.
Eğer ABD, Tahran'la birkaç adım daha atsaydı, ki bunu yapabilirdi, işte o zaman Ankara'nın bölgedeki kozları biraz daha azalabilirdi!
Ancak AIPAC, İngiltere ekseninde olan Tahran'la adım atmak istemedi. Bu net olarak son ayaklanmada görüldü.
Çünkü İngiliz istihbarat servisleri, 20 yıl sonra ilk kez İran istihbarat servislerine bu kadar net bilgi akışında bulundu.
İran ayaklanmasında ABD bir plan yaptı. Bu planın ne olduğu yakın zamanda anlaşılacak...
İran bölgeyi etkileyecek rüzgarın ilk adımıydı. Rusya ve Çin, ABD'nin karşısında yer aldı.
Doğal olarak. ABD bunu gördü. ABD ikinci adımda bunları düşünerek hamle yapacak. Bölgede başka noktalarda başka hareketler ortaya çıkarmak isteyecek. Çünkü karşıdaki bloku gördü... İşin kendileri açısından hiç de kolay olmadığını yaşayarak öğrendi.
Ancak geri çekilme, vazgeçme şansları da yok!
Bu, çöküşlerini çok daha erkene alır...
Biliyorlar!
ABD'nin Suriye'deki en büyük gücü YPG! Artık bunu bilmeyen yok. Ancak ABD'nin YPG'yi sadece Türkiye için büyüttüğünü düşünmek yanıltıcı! Her terör örgütü büyük istihbarat örgütlerinin kontrolündedir. YPG, DEAŞ veya Boko Haram... Bu örgütlerin içindeki kişiler aynı.
3 örgüt adına da savaşan en az 70 bin kişi var. Birkaç gün önce Tunus'ta DEAŞ ortaya çıktı. Neden? Çünkü ABD'nin hedefindeki ülkelerden biri Tunus.
Tunus, Amerikan politikalarına karşı bölgede en fazla direnç gösterecek ülkelerden biri. Tunus, Afrika'ya en önemli giriş kapısıdır. Washington bunu bilerek adımlar atıyor.
Tunus Cumhurbaşkanı El Baci Kaid el Sibsi, Trump'ın Kudüs kararından sonra ABD'nin Tunus Büyükelçisi Daniel Rubinstein'i Cumhurbaşkanlığı'na çağırdı. Kudüs kararından sonra en sert şekilde tepki gösterilen kişi Daniel Rubinstein oldu. Hakarete yakın mesajlar veren El Baci Kaid el Sibsi, Washington'ı rahatsız etti. Ana hedeflerden biri artık El Baci Kaid el Sibsi... Sibsi "ABD yeni bir dünya kurmak istiyor. Bunun için de AFRİKA 'ya açılmak niyetinde. Buna izin vermeyeceğiz... Tunus onların Afrika'ya açılan kapısı olmayacak" dedi.
Bazılarının anlamadığı bu! Savaş çok büyük. Biz de çok büyük oyuncuyuz.
İçerideki kısır tartışmalar asıl fotoğrafı görmemizi engelliyor.
Dün Devlet Bahçeli Bey'i izledim.
Önemli şeyler söyledi. 2018'in önemini ısrarla vurguladı! Hareketli günler kapıda.
Oyunu ve rolümüzü bilirsek kimse kapımıza dayanamaz... Dayanan tokadı yer ve gider! Türkiye dünyanın kaderini değiştirecek bölgenin en önemli oyuncusu.
Herkesin bildiği SIR olan bu güce içimizdekiler itiraz ediyor. Türkiye DIŞARIDA önemli noktaları tutarak etki alanını o kadar genişletti ki bu eksene giren kaybolur gider. Birinde olmazsa diğerinde darbe alır...
Türkiye artık bu! Çad'a, Sudan'a, Katar'a bakın! Orta Asya'ya dikkat kesilin!
Balkanlar'a uzanın. Filistin'e inin. İnanın hep TÜRKİYE göreceksiniz...
İstemeseler de görmeye devam edecekler...
Neresi karışırsa karışsın, kazanan TÜRKİYE olacak!

Takvim
9 Ocak 2018

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;