GÜNCEL

Ergün Diler : Muhteşem üçlü

Tarih
24 Aralık 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Ergün Diler
 Birleşmiş Milletler kararı, elbette çok konuşuluyor. Trump'ın hamlesi ve aldığı cevap uzun süre unutulmayacak. Peki bundan sonra ne olacak? Trump, KUDÜS KARARINA destek bulamayacağını kestiremedi mi? Yanıltıldı mı? Gücünü fazla mı abarttı? Ya da hepsi büyük oyunun birer hamlesi miydi?

Defalarca yazdım!
Pentagon'daki KATOLİK güç ile Trump ve yanındaki önemli üç ismin kavgası sürmekte! Yani Kushner, Greenblatt ve Friedman'ın...
Bu üç isim aslında TRUMP'tan çok daha güçlü bir gölgenin altında. Trump sadece öndeki isim. KURGU bu üçlüye ait. Peki bunların arkasındaki gücün niyeti ne? Biliyor muyuz?
Sanmıyorum!
ABD Ulusal Güvenlik Stratejisiyle öne çıkan isim Nadia Schadlow oldu.
Öncesinde yıldız isim Dina Powell'dı. Peki Mısır'da doğan 4 yaşında ABD'ye gelen ARAPÇAYI iyi bilen Dina Powell'ı, iyi takip edebildik mi? Tahmin etmiyorum. Ivanka Trump'ın destek verdiği bir isimdi. Önceleri Ivanka'nın KADINLARLA buluşmalarında yer alıyordu. Sonra BEYAZ SARAY'da giderek tırmandı. Trump'ı etkileyecek kadar ilerledi. BEYAZ SARAY'daki özel toplantıların tek kadın ismiydi.
Onca erkek arasında!
Ve en önemlisi MUHTEŞEM ÜÇLÜ'ye çok yakındı... Yani Kushner, Greenblatt ve Friedman'ın hemen dibindeydi!
Konuyu biraz açalım!
Ortadoğu'da iki Amerika planı var... Biri Kudüs, Ramallah ve Kahire ziyaretlerine aile ziyaretlerinden daha fazla yapan Jared Kushner, Jason Greenblatt ve Dina Powell'ın hazırladığı bir Ortadoğu planı, diğeri ise ABD Savunma Bakanı Mattis, Genelkurmay Başkanı Dunford ve Trump'ın eski Başdanışmanı Bannon'ın planı...
Trump göreve geldiği andan itibaren, Pentagon'un Ortadoğu planının devreye gireceği biliniyordu. Çünkü Trump'ı iten güç PENTAGON'du! Bu nedenle olacaklar tahmin edilebiliyordu. Ancak işler MAYIS ayında bir anda karıştı. Daha doğrusu çatallaşan yollar iyice belirgin hal aldı...
Trump'ın MAYIS'ta yaptığı ORTADOĞU ziyaretinden sonra ortaya çıkan sonuç Jared Kushner, Jason Dov Greenblatt ve Dina Powell'ın öne geçmesiydi. Arkada da AIPAC vardı tabii... ÜÇLÜ resmen PENTAGON'un önüne geçmişti...
Trump'ın Kudüs'ü, İsrail'in başkenti olarak tanıdığını açıklaması da, AIPAC'in Beyaz Saray'daki güç gösterisi oldu. ÜÇLÜ devam ediyordu! Tam gaz hem de... Kushner, Greenblatt ve Powell'ın son derece zeki olduklarını Washington'da bilmeyen yok.
Akılla öne fırladılar! Buradaki kritik nokta başkaydı! Bu ekip yani Kushner, Greenblatt ve Powell, PENTAGON'u yanlarına almadan planlarını hayata geçiremeyeceğini biliyordu. Ama durmadılar...
Peki Pentagon'un desteği alınmadan neden bu adımlar atıldı?
ABD'de çok ama çok akıllı isimler bu olayları takip ediyor ve önemli çıkarımlarda bulunuyorlar... "Kushner, Friedman, Greenblatt ve Powell'ın Ortadoğu'da barış istemediği net. Bunların atacağı adımın tamamen İsrail'in yararına olacağını görmek için UZMAN olmaya gerek yok. Trump'ın da Ortadoğu'da barış istemediği, arka arkaya attığı savaş başlıklarıyla ortada.
Trump, Pentagon'un gücü arkasında olmadan bu kadar çılgınlık yapamaz... ABD, Pentagon olmadan savaşa sürüklenecek.
Halkın baskısıyla da Pentagon içine itildiği savaşta çırpınacak... İsteseler de istemeseler de Trump'ın planı için çalışacaklar..." yorumları fazlasıyla yapılıyor... Bunu nasıl gerçekleştirecekler göreceğiz... Ama planlarının bu olduğu sık sık dillendiriliyor.
Pentagon'un istemediği savaş adım adım geliyor... Trump Suudi Arabistan ziyaretinde Muhammed bin Selman'la bir görüşme yaptı. Kral Selman'ın oğlu, o gün yetkisiz bir prensti. O toplantıyı organize edenler Kushner, Greenblatt ve tabii ki Powell'dı! Onlar da görüşmede bulunuyordu.
Muhammed bin Selman, Trump'a, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu ve dolayısıyla İsrail planının başarılı olması için kendisinin Kral olması gerektiğini detaylarıyla anlattı.
Trump da, Muhammed bin Selman'a, "Yeni Veliaht Prens sen olacaksın" dedi.
Trump ülkesine döndükten sadece 25 gün sonra, Suudi Arabistan'da Veliaht Prens Muhammed bin Nayif'in yerine Kral Salman'ın oğlu Prens Muhammed bin Selman getirildi. Bu aslında saray darbesiydi. Çünkü Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu planı için Arabistan'ın desteği şarttı. Veliaht Prens Muhammed bin Nayif, Trump'ıın ziyaretinden kısa bir süre sonra istenen Katar ablukasına da karşı çıkmıştı. Katar abluka kararı, Veliaht Prens Muhammed bin Nayif'in görevinin aslında bittiğinin göstergesiydi.
Eski Veliaht Prens Muhammed bin Nayif, İsrail'den pek hoşlanmaz. Söylemese de gerçek budur. Bölgede tek sevdiği ülke Türkiye'dir.
Bazen resmi bazen de gayrı resmi Türkiye ziyaretleri olan biridir. Kral Selman'dan sonra Veliaht Prens Muhammed bin Nayif'in Kral olması, Amerika Birleşik Devletleri için yıkım olacaktı. Buna Trump değil, Obama'nın devamı Hillary Clinton da göreve gelseydi izin verilmeyecekti.
Muhammed bin Selman o toplantıda, Ortadoğu için planlarını anlattı... Katar'a ambargo, ülkesi için ılımlı İslam, Kudüs'ün İsrail'in başkenti olması, ARAMCO'nun Londra'da değil, New York Borsası'nda işlem görmesi, İran'a savaş, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğinin sonlandırılması, Arabistan'daki muhalif prenslerin tutuklanması...
Hepsi Muhammed bin Selman'ın sözleriydi.
Muhammed bin Selman'ın Mayıs'ta anlattıklarının neredeyse hepsi bugün gerçekleşti. Talepler sadece bu kadar değildi elbette. Trump'ın planı, Arap NATO'sunun daimi iki lider ülkesinin olmasıydı. Bu da kabul gördü. Kurulacak Arap NATO'sunda Mısır ve Suudi Arabistan, değişmeli olarak lider ülke olacaktı. Arabistan, birkaç yıl içinde Amerikan ve İsrail vatandaşlarına vizeyi kaldıracaktı. Arap ülkeleri arasında kurulacak NATO, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu ve Afrika ülkelerine müdahalesini de kolaylaştıracak. Çünkü kararı veren de uygulayan da İslam ülkeleri olacaktı.
Trump, Arap NATO fikri ile Pentagon'a da bir anlamda zeytin dalı uzatıyordu.
UZLAŞMA ALANI BUYDU! Çünkü Arap NATO, Pentagon'dan yönetilecekti.
İlk etapta 9 ülke ile başlayacaktı. ABD ordusuna danışmanlık yapan bölgedeki etkili askerler, Arap NATO'su ile Ortadoğu'da dengelerin değişeceğini ve orta ölçekli Körfez devletlerinin ya sisteme dahil olacağını ya da yok olacağını söylüyor.
Arap NATO fikrine karşı çıkan ilk ülke Katar oldu. Washington'dan yönetilen bu birliğin, Arap dünyasına büyük zarar vereceğini ve bölünmelerin artacağını ilk haykıran da Katar olmuştu. ABD'nin Katar konusundaki rahatsızlıklarından biri de bu elbette.
Arap NATO üslerinin bulunacağı ülkelerden biri de Katar. Ancak Katar'ın bu oluşuma şiddetli karşı çıkması, planın ağır ilerlemesine neden oluyor.
Katar'ın son dönemde Türk askerini ülkeye davet etmesi, ortak işbirliği, savaş uçağı alımları hep Arap NATO fikrine karşı atılan adımlardı.
Bu konuda Katar'ın yanında olan ülkeler Türkiye ve İngiltere'ydi!
Gelelim Birleşmiş Milletler'deki oylamaya! Sonucu çok anlamlı olmakla birlikte adamların bölgede yaptıkları ortada! ARAP DEVLETLERİNİN
CANIYLA MALIYLA PARASIYLA DESTEKLERİ SIR DEĞİL. Dina Powell, Kushner, Greenblatt ve Friedman'ın katkısı da hiç ama hiç az değil... Hem parayı hem enerjiyi hem Ortadoğu'yu hem Afrika'yı kontrol etmek istiyorlar...
Bunun için de gereken adımları atıyorlar. Sırada PENTAGON'u içine çekecekleri çatışma kaldı.
Bakalım bunu nasıl yapacaklar? Bunun ilk adımını kime attıracaklar?

Takvim
24 Aralık 2017 

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;