SİYASET

Emin Pazarcı : Tehdit eden Türkiye!

Tarih
24 Ekim 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Emin Pazarcı
 Biliyorsunuz, biz yıllarca hep aynı sözleri dinledik. Lafla peynir gemileri yürütenleri gördük. İşkembe-i Kübra’dan sallayanları izledik…

Dinlerken hoşumuza giderdi elbette. Gururumuzu okşardı, manevi dünyamıza ve hayallerimize katkıda bulurdu. Ama hepsi bu kadar. Söyledik, konuştuk, atıp tuttuk, fakat gerisi bir türlü gelmedi.

Hani bir laf vardır, “Tehdidini ikaya muktedir olmak” diye... İşte püf noktası buydu! Gönlümüzden geçiyor, ama yapamıyorduk. Çünkü muktedir değildik!

Neler söylenmedi ki…

“Terörün belini kırdık” denildi.

Anarşinin canına okuduğumuz, çanına ot tıktığımız söylendi.

Kürsüye çıkıp, bütün sıkıntıları “silip süpürdüğümüzü” iddia edenlerle karşılaştık.

Hatta daha da ileri gidip, “Terörün kafasını kırdık” diyenlere bile rastladık.

Sonuç ise ortada:

Türkiye halen terörle mücadelesini sürdürüyor. Hem de öyle böyle değil, büyük bir mücadele yaşanıyor. Bu da geçmişte sadece tehdit ettiğimizi, ancak daha ileri giderek gereğini yapamadığımızı gösteriyor.

***

Biz bir dönem de “Irak’ın toprak bütünlüğü” diyorduk. Bunu, “kırmızı çizgimiz” olarak gösteriyorduk. Irak’ın bölünmesine asla izin vermeyeceğimizi söyleyerek, mangalda kül bırakmıyorduk.

Sonra, Irak fiilen bölündü. Kuzeyde bölgesel bir yönetim ortaya çıktı. Hiçbir engellemede bulunamadık. Üstelik, bunun tam tersini yaptık. Daha doğru bir ifade ile bir yandan bas bas bağırdık; diğer yandan söylediklerimizin tersini yaptırdılar bize.

Desteklediğimiz, bünyesine asker verdiğimiz Çekiç Güç, göz göre göre, göstere göstere Irak’ın bölünmesini sağladı. Biz de yardımcı olduk.

Çünkü…

Rahmetli Süleyman Demirel’in sık sık kullandığı ifade ile tehdidimizi ikaya muktedir değildik!

Maalesef, trajikomik bir durumdaydık. Çok konuşuyor, atıp tutuyor; ancak milli menfaatlerimizi bile koruyamıyorduk.

***

Bugün ise söylüyor ve söylediğimizi de yapıyoruz…

“Vuracağız” deyince vuruyoruz; “izin vermeyiz” dediğimizde de gerçekten izin vermiyoruz. Şaşkınlar, çünkü hep tersi olmuş. Hazmedemiyorlar, çünkü sürekli konuşmuş, atıp tutmuş, ancak sonunda hep teslim olmuşuz.

Çünkü, o zamanlar muktedir değildik! Tehdit ediyor, ancak daha ileri adımlar atamıyorduk. Mesela yaşadığım bir olay var. 1990’lı yıllarda sınırdan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Yıldırım Aktuna ile Yunanistan’a karayolu ile girerken, otobüsten indirip, böcek gibi ilaçladılar bizi. Yunanistan tarafından bile aşağılandık; buna rağmen sesimizi çıkaramadık, tepki gösteremedik.

Bugün ise, devlet yetkilileri ile İngiltere gibi ülkelere gittiğimizde dahi pasaport kuyruğuna girmiyoruz.

İşte böyle bir değişim var…

Bu da kazandığımız güç ve muktedir olmakla ilgili!

***

Farkındasınız, geçtiğimiz Çarşamba günü Suriye’ye hava harekatı düzenledik, PYD-YPG hedeflerini vurduk. 200’e yakın zayiat verdirdik.

Hem de Amerika’ya rağmen! Çünkü, bu terörist gruplar, bugün ABD’nin müttefiki! Suriye’de birlikte hareket ediyorlar. Washington’ın taşeronluğunu yapıyorlar.

Biz ise, eski pısırık ve korkak tavrımızı terk ettik. Arkasında Amerika da olsa, milli menfaatlerimizi tehdit edenlere kesinlikte taviz vermiyoruz.

Bütün duvarları yıktık, eski alışkanlıkları alt üst ettik. Lafımız havada kalmıyor, bir değeri var artık. Önce uyarıyoruz, dinlemezlerse sonra da vuruyoruz.

Görüyorum ki şaşkınlar!..

“Yok, olamaz” diyorlar. Yıllardır oluşan Türkiye algısında bir yere oturtamıyorlar. Hazmedemiyor, kabullenemiyorlar. Bu yüzden bir defa daha deniyorlar. Olmuyor, yine vuruyoruz. Çünkü, sadece tehdit eden Türkiye’den, “Tehdidini ikaya muktedir bir ülke” noktasına geldik.

Şimdi de Suriye’ye tanklarımızı soktuk. Kararlılığımızı ortaya koyduk. PKK’nın uzantısı olan PYG ve YPG güçleri el Bab’a doğru hareketlenirse, yine tepelerine bineceğiz.

Bilmeyenlere hatırlatmak isterim. Biz hep yıllarca bu hayallerle yaşadık. Açın Meclis zabıtlarını bakın. Bu konuda ne tartışmalar geçmiş! “Muktedir Türkiye” o dönemlerde ne büyük hayalmiş!

Küçümseyen, burun kıvıran ve eleştirenlere bir çift laf etmek isterim:

Bu ne büyük bir nimettir, nasıl bir gelişmedir, hiç düşündünüz mü?

Akşam
23 Ekim 2016 

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;