GÜNCEL

Emin Pazarcı : Darp edilen o müezzin benim

Tarih
07 Ekim 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Emin Pazarcı

Gelin en baştan, işin alfabesinden başlayalım. Bir ülkede hukuk neye yarar? Mahkemeler ne için vardır?

Elbette asayişi ve hakkı korumak, kamu düzeni ile adaleti sağlamak için. Bizim ülkemizde mahkemeler millet adına karar verirler. Her mahkeme kararının sağ üst köşesinde bir ifade yer alır:

“TÜRK MİLLETİ ADINA.”

Demek ki, alınan kararın millet vicdanında kabul görmesi gerekir. Bence işin temeli de budur. Milletin vicdanını yaralayan, kanatan bir mahkeme kararı olamaz. Hangi gerekçe ile verilirse verilsin!..

Var mı itirazı olan?

???

Bu genel bakışın ardından şimdi olayımıza geçelim…

Kutlu Yalvaç Camii Müezzini Mehmet Kuzgun’un, 15 Temmuz gecesi sala okuduğu için darp edilmesinden bahsediyorum. Televizyonlarda görüntülerini hep beraber izledik; izlemeye de devam ediyoruz.

Benim içim cız etti! Küçük bir azınlığın dışında muhtemelen hepiniz benimle aynı duyguları paylaştınız. 20 yaşında engelli çocuğuna bakmak için çırpınan, ailesinin geçimini sağlamak için müezzinlik yapan o babaya taşlarla saldırdılar. Tehdit ve darp ettiler. Gözlüklerini kırdılar. İç acıtıcı ve insanlık dışı bir eyleme şahit olduk.

Bu, olayın insani tarafı.

Peki var mı, böyle bir vandallık ve barbarlığı savunacak kişi? Olmaz, olamaz; insanlıktan istifa etmiş olması gerekir!

???

Şimdi de olayın bir başka boyutuna bakalım…

İddianamede yok, ancak bana göre olayda TCK’da düzenlenen “kin ve düşmanlık suçunun” bütün unsurları mevcut. Bunu uzun uzun tartışmak da anlamsız. Saldırganların nasıl kin ve nefretle dolu olduğunu görmek için görüntüleri izlemek yeterli.

Müezzine taşla acımasızca vuruyorlar… Caminin camlarını kırıyorlar…

Bunu da sırf o camiden sala okunduğu için yapıyorlar. Benim, sizin, hepimizin değerlerine saldırıyorlar. Yani, demem o ki, sergiledikleri o kin ve düşmanlığın hedefi bizleriz. Bir başka ifadeyle toplumun kahir ekseriyeti!

O müezzin benim ve benim gibi düşünenler!.. Taşlarla camlarını kırdıkları cami de toplumun değerleri!..

Kendi payıma ben tarafım bu olayda. Toplumun geniş kesimlerinin de benimle aynı kanaatte olduğunu düşünüyorum. Altını çizerek tekrarlıyorum: Bu saldırı, sadece o müezzine karşı yapılmış bir eylem değildir. Hepimize yönelmiş bir kin ve düşmanlık hareketidir. O yüzden, sadece saldırıya uğrayanı değil, milletin büyük bölümünü ilgilendiren bir dava ile karşı karşıyayız.

???

Devam edelim mi?..

Bazılarına abartılı gelebilir. Ancak, iddianamede sanıklara isnat edilen suçlar ve istenen ceza belli:

“Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, basit yaralama, hakaret, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmaya teşebbüs.”

Bu yüzden ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Buna karşılık alay eder gibi bir savunma yapıyorlar, “Biz darbecilere destek için sala okunduğunu sandık” diyorlar ve serbest kalıyorlar. Ortada son derece ağır bir suçlama var. Ancak, sanıklar hiçbir delil ortaya koymadan sadece yaptıkları bu savunma ile serbest!

Biliyorsunuz, kısa süre önce benzer bir olay yaşandı. Hemşire Ayşegül Terzi’ye şort giydiği için tekme atan saldırgan, önce serbest bırakıldı. Sonra itiraz üzerine “halkı kin ve düşmanlığa teşvik etme” gerekçesi ile yakalanıp, cezaevine gönderildi. Üstelik o saldırganın “normal olmayan, dengesiz bir kişi” olduğu iddiaları mevcut!

İşte, kamuoyunun tepkisinin yoğunlaşmasına yol açan da “kin ve nefret öğelerinin” daha ağır bastığı bir olayda verilen tahliye kararları oldu.

Ayrıca, saldırıya uğrayan müezzin ve imamlar, sadece Mehmet Kuzgun’la sınırlı değil. Başkaları da var. Onları darp eden saldırganlar da serbest. Hepsi ellerini, kollarını sallayarak geziyorlar.

Ben bu milletin bir ferdi olarak, İzmir’de “Türk Milleti Adına” yargılama yapan mahkemenin verdiği, Mehmet Kuzgun’a saldıranlarla ilgili kararı doğru bulmuyorum. Onlar hakkında, yeniden çıkarılan gözaltı kararını da destekliyorum.

Ayrıca, gerçekten merak ediyorum, mesela mensupları peş peşe saldırıya uğrayan Diyanet İşleri Başkanlığı ne diyor? Neden sesi çıkmıyor?

Ve sadece “adalet” diyorum. Vicdanları kanatacak değil, rahatlatacak bir adalet! 

Akşam
7 Ekim 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;