KÜLTÜR/SANAT

Cem Küçük : Bir hayal kırıklığı olarak Elif Şafak

Tarih
29 Eylül 2014
İzlenme
Kişi
Yazar
Cem Küçük
29 Eylül 2014...Türkiye sanat alanında çok yaratıcı bir ülke değil. Yılda ortalama yüz dizi yapılır, bir dizi ya tutar ya tutmaz. Ama Amerikan dizilerini severiz, çünkü özgündür. Bilgisayar başında herkes mutlaka kendi sevdiği bir dizinin müptelasıdır. Aynı şey sinemada da geçerli. Türkiye'de tutan şey komedi filmleridir. Bunun tek istisnası Nuri Bilge Ceylan'dır. Ciddi filmlere pek para vermez büyük sponsorlar.
Kitap dünyasında da Orhan Pamuk farklıdır. Kim ne derse desin Pamuk iyi roman yazarıdır. Tabii onu Kafka, Dostoyevski, James Joyce vb kıyaslamıyoruz. Bu arada Pamuk'un yeni romanı YKY Yayınları'ndan Aralık ayında çıkacakmış. Pamuk harıl harıl romanına çalışıyormuş. Böyle istisna olabilecek bir diğer yazarımız Elif Şafak'tı.
Elif Şafak iyi bir yazarlık kumaşına sahip. 1998'de yazdığı Pinhan, 2000'de Mahrem, 2002'de Bit Palas, 2004'de Araf onun yazarlığının ne kadar sağlam olduğunu göstermişti. Artık yeni bir romancımız dünya çapında ün yapar ve hak ettiği yeri bulur diye düşünüyordum. 2006'da yayınladığı Baba ve Piç skalayı bir adım daha öne çıkardı. Artık bundan sonra daha büyük romanlara imza atar bekliyordum. Çünkü çıtayı yükseltmişti Şafak.
Evet eserleri birçok dile çevrildi. Çevrilen kitapları genelde o ülkenin büyük ve önemli yayınevlerinde yayınlanıyor. Baba ve Piç'te değindiği netameli Ermeni meselesiyle ismini daha da duyurdu. Ama ne olduysa bundan sonra oldu? Elif Şafak tamamen popülerliğe ve ticari yazarlığa soyundu. Beklediği şöhreti buldu Şafak ama yazarlık tarafını kaybetti.
Aslında bunun sinyallerini Baba ve Piç'le vermeye başlamıştı. Gündem neyse, Batı neyi kabul ediyorsa, piyasa ne gerektiriyorsa o konuları gündeme aldı. Hiç gerek yokken Siyah Süt diye bir kitap yazdı. Peşinden Aşk'ı yazdı ki, bu kitap tam bir içler acısıdır.
Demiştim ya, piyasa neyi istiyorsa onu yazmaya başladı diye. Mevlana her daim çok meşhur bir alan ve herkese yiyecek ekmek var. Elif Şafak da bunun kurbanı oldu. Ortada ne edebi bir eser ne de tartışılacak bir konu var. Tamamen ticari ve çok satma duygusuyla kendini piyasaya feda etti Şafak. Üstelik kitapta bir dolu bilgi yanlışı ve kavram hatası vardı. Kitabı çok sattı, rekor kırdı. Peki geriye ne kaldı? Elde ne var? Hiç.
Yayıncılık dünyasının içinde olanlar istisnalar hariç çok satmanın en kestirme yolunun vasatı aşmamak olduğunu bilir. Zenginle fakirin, taşralıyla kentlinin, evde oturanla çalışanın ortak noktasını bulunca işiniz kolay oluyor. Derinlemesine roman yazıp okuyucunun derinlemesine analiz yapmasını sağlamak büyük yazarların işi. Elif Şafak Aşk ve sonrasında yazdığı kitaplarda bunu yapamadı.
Elif Hanım bu aralar bazen Guardian'ın internet sitesinde yazılar yazıyor, bazen röportajlar veriyor. Dün de Guardian'da William Skidelsky'ye konuşmuş. Honour adıyla yayınlanan İskender romanı üzerinden kısa bir Türkiye değerlendirmesi yapmış. Söyleşiden anlıyorsunuz ki, Elif Şafak'ın gerçek algısı yerle bir olmuş.
İskender romanında netameli bir konu olan Kürt meselesine sağından, solundan, ortasından gönderme yapıyor. Karakterler Kürt, konu İngiltere'de yabancılaşma, göç, mutsuzluklar, kendi vatanından uzak olma vb. Uzun zamandır hem bizim ve hem de bizimle ilgili meselelerde Batı'nın en çok ilgilendiği konu olan Kürt meselesi vesilesiyle İskender de birçok dile çevrilip Batı'da okunuyor ve okunacaktır da.
Elif Şafak William Skidelsky'e İskender'in Türkiye'de çok tartışma yarattığını söylemiş (It created a lot of discussion). Maalesef Elif Hanım, İskender TARTIŞILMADI. Gündem olmadı, üzerine analizler yapılmadı. İskender unutulup gitti. Kurgu hızlı, bir solukta okuyorsunuz kitabı. Sizi çekecek alımlı cümleler de var. Sonrası? Sonrası maalesef yok. Tam vasatın istediği kitap. İskender'i tanımlayacak en iyi kelime "yavan". Yani olmamış.
Elif Şafak'ın hele bir cümlesi var ki söyleşide, insan gerçekten hayret ediyor. 'Kürtler, Türkler, Aleviler, Sünniler, geyler, ev hanımları, işkadınları. Normalde birbirleriyle konuşmayan insanlar aynı romanları okuyor' demiş. Yani kendi romanlarını. Elif Hanım Türkiye'de herkes birbiriyle konuşuyor. Gezi'den sonra bir savruluş oldu ama sizin anlattığınız gibi değil durum. Eğer İngilizler sizin dediklerinize kanarsa, Türkiye hakkında baştan aşağı yanlış algılara sebep olurlar.
Velhasılı kelam, Elif Şafak yakında bize IŞİD yüzünden ortaya çıkan aile dramları, Yahudi bir ailenin çektikleri ya da oryantalizmle örülmüş bir Filistin ülkesi gibi gündemde ne varsa o konuda bir roman yazabilir. Çünkü son 7-8 yıldır bu yolda gidiyor. Gündem neyse ona kayıyor. Yazarlık gücünü popülerliğe feda etti. Para kazanma ve şöhret bir kalemi olmadan soldurdu. Geçmiş olsun.
Kimse Şafak'tan Ulysses, Kırmızı Pazartesi, Savaş ve Barış, Karamazov Kardeşler yazmasını beklemedi. Ama en azından ticari dünyaya kendini kaptırmayabilirdi. Elif Şafak şu anki haliyle bir hayal kırıklığı olarak hatırlanacak.
Yenişafak

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;