SİYASET

Aydın Ünal : CHP FETÖ ayarlarına döndü

Tarih
27 Eylül 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Aydın Ünal
CHP için 3 gün önce bu köşede “çıkmamış candan umut kesilmez” diye yazmıştık. Görünen o ki, can çıktı, umut kesildi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun önceki gün Kahramanmaraş'ta yaptığı konuşma, 15 Temmuz ruhu ve Yenikapı mutabakatının CHP tarafından sona erdirildiğini gösteriyor. Daha kötüsü, bu konuşma ve ortaya sürülen argümanlar, CHP'nin yeniden FETÖ ayarlarına döndüğünü, yeniden FETÖ'nün dümen suyuna girdiğini gösteriyor.

CHP Genel Başkanı, 16 Temmuz sabahından itibaren, darbe mağduru 79 milyonun hukukundan ziyade darbecilerin hukukunu savunmaya başlamıştı. Kahramanmaraş konuşması ise, CHP'nin artık mağduriyet edebiyatı üzerinden ilerleyeceğini, bu şekilde FETÖ'nün ekmeğine yağ süreceğini gösteriyor.


Anamuhalefet partisinin, 1 kişi bile olsa mağdurlarla ilgilenmesi gayet tabiidir. Esasen, FETÖ operasyonlarında mağdurlarla sadece Anamuhalefet Partisi değil, bizzat Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız da ilgileniyor. Operasyonlarda bir tek kişinin bile mağdur olmaması, bir tek kişinin bile haksızlığa uğramaması için azami hassasiyet gösteriliyor. Zaten, tehlike bertaraf edildikten sonra, her türlü mağduriyetin giderileceği de en üst seviyede ifade ediliyor.


Çok tehlikeli bir darbe girişimi atlattık. Türkiye'de bir kesimi değil, 79 milyonu etkileyecek, 79 milyonun hayatını karartacak, Türkiye'nin ekonomisini, demokrasisini, geleceğini, en önemlisi de istiklalini ipotek altına alacak, alçakça ve canice, aynı zamanda da kanlı bir girişimi püskürttük.


Bu büyük badirenin atlatılmasının hemen ilk saatlerinde mağduriyet edebiyatına başvurmak, hele hele, “köprüde askerlerin boğazını kestiler” gibi yalanlar üzerinden büyük suçu perdelemeye çalışmak iyi niyetle de, insafla da açıklanamaz.


Kılıçdaroğlu'nun, en başından itibaren, 79 milyon mağdur kitleyi bırakıp, sayısı en abartılı varsayımla bini geçmeyecek bir mağdur kitlesinin sözcülüğüne soyunması da aynı şekilde insafla ve iyi niyetle açıklanamaz.


Bu mağduriyet edebiyatını yapanın sadece CHP Genel Başkanı olmadığını, medyanın bir kısmının da ısrarla mağduriyetleri öne çıkararak FETÖ tehlikesini perdelemeye çalıştıklarını özellikle hatırlatalım.


250 şehidin, 2 bin gazinin, onların ailelerinin, daha da ötesi, 79 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının başına gelenleri ve gelebilecekleri es geçip, sabah akşam bir avuç mağduru konuşmak; yaşadığımız tehlikeyi hafife almak, perdelemek, dolayısıyla Fetullah canisine hizmet etmekten başka işe yaramaz.


CHP'nin FETÖ ayarlarına döndüğünü gösteren bir başka söylem de, “FETÖ'yü siz büyüttünüz” söylemi. Nitekim, Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş'ta 2004 MGK belgesini gösteriyor ve “altında imzanız var” diyor.


Yine hatırlatalım: 2004 MGK belgesi, FETÖ'nün 2013'te piyasaya sürdüğü bir söylemdi. Belli ki, FETÖ-CHP söylem ve belge alışverişi devam ediyor.


1960'lardan itibaren sinsice örgütlenmeye başlayan, 12 Eylül, 28 Şubat darbelerinden güçlenerek çıkan, başta Ecevit olmak üzere her Başbakan tarafından kollanan bir örgütün bütün sorumluluğunu AK Parti'ye ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a yüklemek de insafsızlık olduğu kadar, bir FETÖ taktiğidir.


Misal, Kılıçdaroğlu'nun aynı soruyu, Ahmet Necdet Sezer'e de sorması gerekmez mi?


Haydi Ecevit vefat etti; aynı soruyu geçmiş hükümetlerde ortaklıklar yapmış Murat Karayalçın'a, Deniz Baykal'a da sorması gerekmez mi?


Onu da geçtik... Kaset kumpasıyla, yani bizzat Fetullah Gülen canisi eliyle CHP'nin başına getirilmiş, CHP'yi de FETÖ'nün uydusu bir partiye dönüştürmüş bir Genel Başkan'ın, FETÖ ile işbirliğini, başkasına sormak yerine aynada kendisine sorması gerekmez mi?


Bırakın geçmişi sayın Kılıçdaroğlu! Bu kadar hırsızlığı, yolsuzluğu, şarlatanlığı, 15 Temmuz'da da ihaneti, cinayeti, alçaklığı tescillenmiş bir örgütle halen devam eden işbirliğinizi nereye koyacağız?


Kenan Evren'in, Turgut Özal'ın, Süleyman Demirel'in, Ahmet Necdet Sezer'in yapmadığı bir mücadeleyi, 2004'den itibaren, daha çiçeği burnunda bir iktidarken AK Parti yapmaya başlasaydı, en başta o MGK bildirisinde imzaları olanlar bunu AK Parti'yi bitirmek için bir araç olarak kullanmazlar mıydı? CHP o zaman da, bugün olduğu gibi, Fetullah'ın yanında saf tutmaz mıydı?


“2004'de bu mücadeleyi neden başlatmadınız” diyen Kılıçdaroğlu'nun, kaset kumpasıyla CHP'nin başına geldiği andan itibaren Fetullahçı çizgide ilerlemesi, Fetullah'ın malzemeleriyle ve Fetullah'ı perdeleyecek şekilde hareket etmesi hiç sorgulanmayacak mı?


Haydi 2004'de MGK kararıyla bu mücadele başlatılamadı; pekiyi, 2013'de başlayan mücadelenin neden karşısında durdunuz, neden devlet yerine teröristin yanında saf tuttunuz Sayın Kılıçdaroğlu?


CHP'nin, fabrika ayarlarına dönmek yerine FETÖ ayarlarına dönmesi, siyaset adına ciddi bir tehlikedir. CHP'nin, 15 Temmuz'dan sadece 2 ay sonra, Fetullah'ı koruyan ve kollayan, Fetullah'ın söylem ve belgeleriyle konuşan bir noktaya yeniden gelmesi, yani “üst akıl”ın dümen suyuna girmesi, yeni darbeler, yeni tehlikeler için de davettir.


FETÖ, CHP'nin bu mağduriyet edebiyatı sayesinde yeniden cesaret bulabilir; FETÖ diliyle konuşan bir CHP, FETÖ'yü diriltebilir.


Kılıçdaroğlu'nun da zaten derdi mağdurlar değil; derdi, FETÖ'yü bu zamana kadar kimin büyüttüğü de değil. Kumpasla genel başkan olanlar, kumpastan başka yol bilmezler.

Yenişafak
26 Eylül 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2017 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;