GÜNCEL

Ali Turhan : ÂLİM’İN ÖLÜMÜ ÂLEMİN ÖLÜMÜDÜR .UZAK DİYARLAR…

Tarih
07 Ağustos 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Turhan

Avustralya’da İngiliz Milletler Topluluğu’na bağlı Anzaklar' ın içinde MI5 in kolonisinde bir camii.

Adı Gelibolu.

Avlusunda katafalkta bir cenaze. Ömrünü sünnete ve tebliğe adamış bir fikir adamı. Sevenlerinin lideri. Dünyayı ilim ve irfan yuvaları ile doldurma gayesi ile uzakları yakın eden zat ve dahası dünyanın bir imtihan sahası olduğunu sevenlerine gösterirken hizmet yolunda Hakka yürüyen adam.

Fetö terör örgütünün önüne geçip oluşuma son vermek için ant içtiği yurt dışı tebliğ hareketi.

Muhtar bile olamaz denen ama muhtarlık dışında her makamı yapan cumhurbaşkanımızın ceza evinden çıkar çıkmaz ilk yurt dışı gezisi.

İskender Paşa cemaati.

Tam anlamıyla Gümüşhanevi tekkesi.

Tekke bin küsur senedir ayakta. Yakın dönemde Osmanlı saraylarını eğitmiş.

 

Allah resulü bu yalan dünyaya ne kadar baktıysa, Prof. Dr. Es'ad COŞAN’da o kadar bakıp onu seven mümin gönülleri yaralı bırakıp, altmış üç senelik ömrünü tamamlayıp dostuna gitti.

Vatana hasret vefat eden âlimlerden, vatana ihanet için yurt dışına çıkan hainlere uzanan bir konudan bahsedeceğiz, biz bahsedeceğiz ama en iyi Alper Tan, Esad Coşan 24 sene önce ne demişti? İsimli yazısıyla gerçekten ayrıntısıyla bahsetmiş. Sesli makaleden mutlaka dinlemenizi tavsiye ederim.

Doksanlı yılların sonuna doğru Türkiye’de karanlık eller memleketin dengesini bozmak için devreye girmiş bulunmaktaydı. Bin yıl sürecek olan bir darbeydi 28 Şubat. Kargaşa, karışıklık ve inanan Müslümanlara karşı bir savaş. Bu işi fırsata çeviren yabancı istihbaratlar taşeron gruplar kullanarak memleketin kıymetli adamlarına hamle yapıyorlardı. Karanlık bir el, memleketin kıymetli adamlarını öldürmek için listelere yazıyor, önüne gelen her mecrada konuşmaktan çekinmiyorlardı. Cemaatlerin tamamına sızma girişiminde bulunuluyor, başarısız oldukları cemaatlerde de liderlerini değiştirme operasyonu yapıyorlardı. Bunu en iyi İsmail Ağa cemaati bilir.

Kendini geliştiremeyen ve emir altına giren topluluklar bugün fetö terör örgütünde karşımıza çıktığı gibi başkalarının kullandığı silah haline geliyorlardı. Genellikle seçim zamanı akla gelen bu yığınlar talimatlı bir şekilde sandığa gidiyor emir neyse analitik bir düşünceye girmeden ülkenin kaderini belirleyecek oylar kullanıyorlardı.

Böyle bir zamanda talebelerine aklınızı kullanın, hiç kimseye bana dahi zihninizi teslim etmeyin, Kur’an sünnet ve hakikat çizgisinden asla çıkmayın. Dilimizdeki yabancı kelimeleri çıkarın. Yabancı kelime kullanan dostlarınıza aranızda küçük cezalar kesin Türkçe’ yi yükseltin, soysuz köksüz kelimeleri dilimizden uzak tutun. Birlik olun. Allah’ın sevdiği, Allah’ı seven sadık bir Müslüman olun. Ablalı, ağabeyli, vesayetçi sistemlerden uzak durun. Kitap ve sünnete uymayan her harekete muhalefet olun. Ömrünüz yettiğince gücünüz nispetinde tebliğ yapın demiş. Ne kadar da iyi demiş.

Bu cümleleri kendine has anlatım tarzıyla şimdilerde de söylüyor. Sosyal medyada sohbetleri sanki hala canlıymış gibi. Bu yüzdendir ki bu oluşum son on beş senedir yeni bir sohbet ya da ilave bir bilgiye gerek duymamış.

Hatta Prof. Dr. Es'ad COŞAN’ın sohbetleri yirmi beş otuz senedir canlılığını korur derler. Şimdi ilk defa karşılaşanlar bile ya sanki bu sohbeti bana yaptı  bir adımı söylemedi diyerek nasıl etkilendiğini belirtirler. Yani tekke sürekli güncel. Bu tekke liderlerini SÜLEYMANİYE CAMİİ avlusundaki hazireye defin bölgesine KANUNİ SULTAN SÜLEYMANIN kabrinin yanına defneder. Yani bir gelenek gibi. Sebebiyse  2.Abdülhamit han Gümüşhanevi tekkesine ve Gümüşhanevi hazretlerine duyduğu saygıdan dolayı, definin camii haznesine konmasını istemiş. O günden sonra da SULTAN FERMANI olduğu için bu tekkenin liderleri bu kabre defnedilmiş.

Yine aynı olacağı düşünüldü.

FATİH CAMİ’inde binlerin katılacağı bir cenazenin ardından buraya gömüleceği öngörülüyordu lakin Şubat 2001’de böyle olamadı, SEZER kararnameyi tüm bakanların imzalamasına rağmen veto ederek define izin vermedi. Neden vermedi, niçin vermedi, gerekçesi halen kendin de saklı bir veto.

Ömrünü camide geçirenlerin cami kenarına konması kadar doğal ne olabilirdi ki, ama defin kararını ömründe camiye girmeyenler veriyordu.

O dönemler de tasavvufa öfkesini kusan ağzı salyalı birkaç gazete patronu ve onun satılık köşe yazarları ellerine geçen bu fırsatı iyi değerlendiriyordu. Hatta köşe yazılarında ‘’DAMADIN DAMADINA DA SÜLEYMANİYE’’ diyerek kazandıkları zaferi taçlandırıyorlardı.

 

Mekân olarak hocalarına komşu olamadı ama Allah ona sahabeye kabir komşusu olmayı nasip etti.

Şimdi burada konuyu özetledikten sonra asıl mevzuya gelelim.

Avustralya da istihbarat örgütlerinin kullandığı bir suikast sistemi ile şehit edilen Prof. Dr. Es'ad COŞAN kimin gözüne batmıştı.

Türkiye ‘de post modern darbenin henüz daha yeni olduğu yıllarda sürekli sevenlerini uyarması fetö tarzı oluşumların önündeki en büyük engeldi. Siyasi baskının Ak parti gibi bir oluşumu doğurabileceğini bildikleri için, hayatta olması riskine giremiyorlardı. Yukarı da saydığımız birçok konu Prof. Dr. Es'ad COŞAN’ın böyle bir suikasta kurban gitmesine yetecek gerekçeye sahipti.

Peki bu tarz bir organizede kimler bulunmuş olabilirdi.

Buraya dikkat;

İngiliz Milletler Topluluğuna bağlı bir ülkede yani ihanetin kendi evinde muhtemelen Türkiye destekli bir operasyon gerçekleştirildi.

Bu işin aydınlatılabilmesi için öncelikle, CANBERRA BÜYÜK ELÇİLİĞİ’ nden kaza raporunu son altı ay içerisinde ülkeye giriş çıkış yapmış Türk vatandaşlarının tam listesini MİT in o ülkedeki resmi ve gayri resmi operasyon raporlarını yani kısaca, cinayetin failinin çözülebilmesi için tüm dosyanın adalet bakanımız nezdinde toplatılmasını ve incelenmesi gerekliliğinden bahsediyorum. Çünkü,

Fetö nün dini suikastlarda ki sıfır noktasının Prof. Dr. Esad COŞAN ile başladığını düşünüyorum.

Gereği artık devlet büyüklerimizin ilgi ve bilgilerine kalıyor.

 

O günlerde Türkiye’de genel kurmay başkanlığında bazı paşalar toplantılar düzenlemişler. Cenazelerde ki kalabalıklara alışık olmayan paşalar, bazı isimleri genel kurmaya çağırıp kimdir bu Esat Coşan, biz niye tanımıyoruz onu diye sormuşlar. Bu yazı sosyal medyada yayınlandıktan sonra belki çağırılıp soru sorulan isimler evet o soruların muhattabı bizdik diyebilirler. Paşaların aldıkları cevaplar onları tatmin etmiş miydi yoksa ön yargıları var mıydı bilmiyorum. Emin olduğum bir konu varsa sade bir hayat yaşayan bu oluşumun fertleri apalama evresini böylece bitirip koşarak tanklara taş atan Filistinli olgunluğuna hızla yükseldikleriydi.

MEC Vakfı ve Vasiyet Edilen Hizmetler

Prof. Dr. Esad Coşan Dünya müslümanlarının sorunlarıyla yakından ilgilidir. O yüzden çalışma odasına büyük bir Dünya haritası asmış. Ve “odanın bir duvarını baştan aşağı kaplayan, benim üç boyum kadar dünya haritası var. Ne zaman haritalara baksam çok üzülüyorum” demektedir. “Elimden gelse şu haritayı kaldırıp yerine evrenin haritasını asacağım!” diyerek bundan da tatmin olmadığını vurgulamış ve vizyonunun sınırlarını ifade etmiştir.

Onun hizmet ufkunun sınırlarında sadece müslümanlar yoktur. Hiç kimseyi dışlamadan ve dışarıda bırakmadan bütün insanlara yönelik çalışma ve hizmet yapmak gayesindedir.

MEC Vakfı,

Esad Efendinin (Avustralya’da) vefatının ardından, kendisinin ufuk açan ideallerini, projelerini ve ayrımcılık karşıtı yardımseverlik felsefesini devam ettirmek amaçlanmış ve 2002 yılında sevenlerince kurulmuş. Uluslararası çapta bağımsız ve Avustralya merkezli bir hayır kuruluşu, kurulduğu günden bu yana, zor durumdaki birçok topluluğun destekçisi olmuş ve çeşitli insanî projelerin hayata geçirilmesi için mali, sosyal, psikolojik ve manevî destek sağlamış. En bilindik olanıysa KURBAN.Uluslararası bu kurban organizasyonu, insanî ve İslamî bir vazife olarak, uzak diyarlarda yüz yıllardır ihmal edilen Müslümanlara destek olmak amacıyla yürüttükleri çalışmalardan biri. Bu organizasyonun en önemli ayağı Endonezya. Sebebine gelince dünya üzerinde hiçbir ülkede bu sayıda Müslüman yok ve 200 milyon Müslümanın %80 i çok ağır şartlarda yaşamaya çalışıyor. Yani bu ülke bu hizmetler için çok doğru.

MEC Vakfı,

Bu ülkeler ve dünyaya sağladıkları kurban bağışlarını tüm aşamalarında ‘’kendi kaynaklarını kullanıyorlar ki burası çok önemli.’’

Yardımın garantili bir şekilde gerçek ihtiyaç sahiplerine ilk elden (aracı bir kuruma bırakmadan) ulaştırması sağlanılıyor.

Yıllardır devam ettirdikleri bu organizasyonu “ibadet hassasiyeti” ile yapıyorlar. Uluslararası kurban organizasyonu; kurbanlıkların ülkelerinde özenle seçilmesi, helal tescilli modern tesislerde yapılması örnek teşkil ediyor.

Ceza mı, Koruma mı

Akabinde ve detayında

 

Sn. Nurettin COŞAN bu oluşumun doğal lideri oldu. Başına geçti demiyorum. Çünkü on beş senedir hiç kimseye ders verilmemiş, ekibi büyütme yada adam çoğaltma derdine düşülmemiş. ‘’Hayatını Kur’an-ı Kerim’e göre yaşayan herkes benim ihvanımdır.’’ diyerek de tüm dünyaya Kur-an’i bir mesaj verilmiştir. Prof. Dr. Esad Çoşan’ın çizmiş olduğu sosyalleşme çizgisini bir kat yukarı taşımış olduğu doğrudur. Tüm sosyal aktiviteleri, oluşumun içinde ki fertleri, daha kaliteli bir Müslüman olmaya yöneltmiştir. Ufka Yolculuk adı altında Büyük İslam İlmihali, Kur-an’ı Kerim Meali, Siyer yarışması ve Hadis yarışmaları düzenleyerek bilgi ve birikime katkı koymuş, sahih kaynak çalışmaları yaparak, insanların doğru kaynaktan beslenmesini sağlamıştır. Babasının çevresinde etten duvar olan insan kalabalığını dağıtmış, yurt dışı çalışmalarını vakfa dönüştürmüş. Gerçekten güç durumda yaşayan Müslüman ülkeler için de yardım faaliyetlerinde bulunmuş ve tebliğ bayrağını yere düşürmeden kaldığı yerden taşımaya devam etmiş. Sn. Nurettin Çoşan ile tevafukken karşılaşmanın dışında, randevulaşmanın mümkün olmadığı doğrudur. Tevafuk edildiğinde de fotoğrafların sosyal medyada kullanılmaması sözünü aldığını bilmekteyiz.

Böyle güzel işler yapmış ve yapmaya devam eden vakıf kuruluşları araştırmacıların gözünden kaçmayıp tez konusu haline de gelmiştir.

Hatta Dr. Emin Yaşar Demirci’nin İngiltere Manchester Üniversitesi’ne vermiş olduğu tezinde ‘’modernleşme din ve siyaset İskender Paşa Cemaati’’ konusunu çok sağlam işlemiş. Bu tezden haberdar olduğunu düşündüğüm Sn. Nurettin Çoşan, yeni bir anlayışla oluşumun marka değerini yükseltiyordu. Araya hiç kimseyi koymadan mail yoluyla ulaşılabilen ve her türlü konuyu mobil haldeyken bile cevaplayan modern ve doğal lider anlayışını tüm sevenlerine öğretiyordu. Prof. Dr. Es'ad COŞAN’ın Türklük ve Türkçe’ye yaptığı vurgu, Sn. Nurettin Coşan’ın on beş senedir hiç kimseyle görüşmeden interaktif ve mobil harekât şekli, oluşumdan çıkan liderlerin devlet idaresini yönetmesi ve bunca imkana rağmen devlete çöreklenmemeleri bir tek sonuca çıkıyordu. Milli duruş deyince kodları devreye sokan bu tekke ‘Devlet zaten bizim neyi kimden alalım’ diyordu. Bu vatana, toprağa ve bayrağa karşı asla aidiyet sorunu yaşamadılar. Kaldı ki Yeni Türkiye’nin kuruluşu yolunda devlet-i ebed, ebedi müddet fikrini yaşatan, bu devletin gerçek sahipleri, Gümüşhanevi tekkesidir. Aynı zaman da CEMİL MERİÇ ’in dediği gibi KAMUS’un da kodları bu dergahtır.

 

Saygılarımla,


Seslimakale.com
7 Ağustos 2017

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Nuri

    31 Ağustos 2017 12:50
    0 45
    Nurettin coşan Dergâhın mirasını hoyratça tarumar eden bir soytarıdır.iki dönem önce cemaatine haydi bozkurtlar diye mhp ye oy vermelerini emreden de kendisidir. Hoca moca değildir. İş adamıdır. Babası Esat coşan da şeyh değil bir akademisyendir.Hat ta rahmetli Erbakan hocayı kendisine intisap etmedi diye aforoz eden bir tasavvuf cahiliydi.İskender paşa cemaatinin son ve gerçek lideri Mehmet zahid kotku k.s. hoca efendidir.Gerisi masal.
  • lerzan ak

    08 Ağustos 2017 09:29
    47 0
    Geçmişi ve geleceği iyi okumuş gerçek hak ve halk dostları bunlar olmalı..RABBİMİZ SAYILARINI ARTTIRSIN
  • Akın Toroğlu

    07 Ağustos 2017 23:45
    54 0
    İnnâ lillahi ve inna ileyhi râciun... (2/156) *
  • Metin

    07 Ağustos 2017 14:33
    48 0
    Allah muhterem hocamıza gani gani rahmet eylesin, islam aleminin en değerli din alimlerinden biriydi.
  • BİLGİ

    07 Ağustos 2017 12:40
    46 0
    ÇOK GÜZEL BİR YAZI ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2017 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;