SİYASET

Ali Karahasanoğlu : Tayyip Bey bir abilik yapsa..

Tarih
26 Nisan 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

Biliyorum, yaşça abi olan Temel Karamollaoğlu..

Yaşça abi olan Abdullah Gül..

Yaşça abi olan Bülent Arınç..

Ama siyasette, yöneticilikte, halkla ilişkisinde gösterdiği başarı ile Tayyip Erdoğan bu üç önemli siyasetçinin de abisi konumunda..

Bu açıdan..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, dün Bülent Arınç ile görüşmesi gibi..

Bu görüşmenin ötesinde..

Ve devamı mahiyetinde..

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile de..

Abdullah Gül ile de..

Sayın Erdoğan’ın seçimlerde bu isimlerle birlikte olmaya hayati bir ihtiyacı olduğundan değil..

Yürüdüğü yolda, bir engel çıkma ihtimalini bertaraf etmek için değil..

Ama..

Milli menfaatlerin küçücük bir zarar görmemesi için, “neler yapılabilir, neler yapılmamalı” sorularına cevap vermek amacıyla görüş alışverişi yapmak..

Ve ortada, kötü niyetli yorumlara meyilli seçmenlerin istismar edebilecekleri bir bahane bırakmamak için..

AK Parti’nin MHP ile kurduğu ittifakı genişleterek..

İttifaka SP’yi..

Hatta HÜDA PAR’ı da alacak şekilde.

BBP’yi de alacak şekilde, son atağı yapsa..

Abdullah Gül ile de, istişarede bulunsa..

Görüşmeler olumlu sonuçlanır, sonuçlanmaz..

O ayrı konu..

Hem bu partilerin ve tabanlarının çelişkiye düşmemeleri için..

Hem de.

“Bakın bakın.. SP de bizimle.. Bakın bakın.. Şu da bizimle.. Biz dindar insanlara karşı değiliz ki..” şeklinde dindarlar üzerinden rant devşirme peşinde koşanların heveslerini kursaklarında bırakmak için..

CHP, İP ve HDP dışındaki partilerle, yani muhafazakar tüm kesimleri kucaklayacak bir ittifak ile seçime girmek için son atağı yapsa..

Bence sadece bu atağın yapılmış olması..

Muhafazakar kesimin tamamı için büyük bir moral olmaz mı?..

Biliyorum, zor. 

Biliyorum, zemin müsait değil..

Biliyorum, CHP ile iş büyük oranda pişirilmiş görünüyor..

Biliyorum, AK Parti-MHP ittifakının gerek cumhurbaşkanlığı seçimi için, gerekse milletvekili seçimi için herhangi bir zorluğu yok..

Ama yine de, böyle bir atağı, önemsiyorum..

Adım atılması gerektiğini söylüyorum..

Şu açıdan da, bu teklif çok önemli.

SP’nin kendi içinden bir cumhurbaşkanı adayı gösterme konusunda ısrarı var mı?

Yok..

Sonuçta 2000 yılında kendilerinden ayrılan Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı seçilse ne olur?

Aynı süreçte Temel Karamollaoğlu ve ekibinden ayrılan Abdullah Gül, cumhurbaşkanı olsa ne olur?

Üstelik..

Abdullah Gül’ün, aday olma teklifini kabul etmeme.. 

Ve arkasından Meral Akşener’e veya CHP’nin önereceği bir laikçiye boyun eğme ihtimali de var..

O takdirde, SP yönetimi seçmene ne diyecek?

 “AK Parti bizi böyle bir ihtimale mecbur bıraktı” demekle, sorumluluktan kurtulabilecekler mi?

Onlar böyle sanabilirler ama..

Millet vicdanında, böyle bir savunma, kesinlikle kabul görmez..

Milletin hafızasına yerleşecek olan, “Saadet Partisi, Tayyip Erdoğan gibi alnı secdeli bir dava arkadaşları var iken, CHP’nin laikçi dayatmacısına oy verdiler.. Başörtü yasağını savunan Ruhat Mengi gibi laikçileri bile partisine alan Meral Akşener’e oy verdirdiler!”

Bu suçlamayı göğüsleyebilecekler ise..

Buyursunlar, istedikleri ile görüşsünler, istediklerine oy verdirsinler..

Bu gidişle, kendilerini dinleyecek seçmen de kalmayacak ama..

Nasıl olsa bunun kesin bir hesabını çıkarmak mümkün değil..

“CHP adayının aldığı % 26 oyun asgari % 10’u bizden gitmiştir” dersiniz... 

“Akşener’in aldığı % 7 oyun, en azından % 5’i, SP seçmeninden gitmiştir”dersiniz..

Olur biter..

Olur biter de..

Sadece kendinizi kandırmış olursunuz.

Tek başınıza gireceğiniz ilk seçimde..

Net fotoğraf önümüze düşer..

O gün de, iş işten geçmiş olur..

Muhafazakar kesimin birlik içinde hareket etmesinin gerekliliği..

Dünkü AB çağrısı ile de tescillendi..

Ne diniyor, çağrıda?

AKPM Denetim Komisyonu adına Strasbourg’da alınan kararla..

“Seçimler ertelensin” deniyor.

“Seçim yapılsın.. Seçim yapılsın.. İlla da seçim, illa da seçim” denildiğini..

Hem de seçimden çıkıldığının hemen ertesi günü bu söylemin dile getirildiğini çok gördük de..

“Seçim yapılmasın. Ertelensin” denilmesine..

Bunun, demokratik bir yapı olduğu iddia edilen AB’den gelmesine, ilk defa şahit oluyoruz.

Ve aklımıza, şu sorular geliyor:

“Acaba, seçimlerin ertelenmesi niçin isteniyor?”

Sorulara devam edelim:

“Acaba, ileride yapılacak seçimlerin öncesinde, Türkiye’de bir kaos ortamı oluşturulacaktı da.. Şimdi kaos oluşturmak için zaman kalmadı, onun için mi erteleme isteniyor?”

Veya..

“Acaba, bombalar hazırlanmak üzere idi.. Bundan sonraki aşamada, paketlenip, patlatılacak şehirlere yollanacaktı, şimdi 60 günlük süre içinde, bunu yetiştiremeyeceklerini düşünüyorlar da, onun için mi seçimlerin ertelenmesini istiyorlar?”

Soruları çoğaltabilirsiniz..

Bu sorular ışığında, yukardaki önerim masaya yatırılmalı..

Muhataplar tarafından düşünülmeli..

“Bu gavurlar, seçimlerin ertelenmesini, niye istiyor olabilirler ki?” diye, uzun uzun düşünülmeli..

AB’ye karşı çıktığını, her fırsatta dile getiren Temel Karamollaoğlu, son açıklamayı kendi ekibi içinde de irdelemeli..

Ve oyuna gelmemeli..

Tarihe “Başörtü yasağının sürmesi için yıllarca canla başla çalışan CHP ile ittifak kurdu.. Dindar bir cumhurbaşkanı adayına karşı, mücadele etti.. Ama başarısız oldu” diye geçmek var..

“Elini taşın altına koymak gerektiğinde, hiçbir dünyevi makam gözetmeksizin, ülkedeki temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi yönünde çaba sarfeden dindar insanlarla birlikte oldu. Başarıda az da olsa, katkısı oldu” diye geçmek var!

Takdir Temel Karamollaoğlu’nun..

Akit
25 Nisan 2018

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;