SİYASET

Ali Karahasanoğlu : Para himmetten.. Arsa hazineden.. Parsa toplama, paralelden!

Tarih
21 Ocak 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

21 Ocak 2015

Gündem yoğunluğunda, hakkettiği oranda tartışmadığımız bir konu var..

Gaziantep’te, Zirve Üniversitesi’nin sahibi olan vakfa, üniversite binaları ve yurtlar yapılması için sembolik bedellerle verilen hazine-belediye arazisinin bir kısmının parsellenip, lüks villalar yapılıp satılması..

Olay çok basit..

Mevzuata göre, devlet üniversitelerinin dışında, sadece vakıflara üniversite açma yetkisi verilmiş.

Devletin dışında, bir üniversite kurulabilmesi için, önce bir vakıf olması gerekiyor.

Yani, zengin insanların, “Biz şu kadar parayı, bu vakfa bağışlıyoruz. Bu vakıf da, inşallah hayır amaçlı hizmetler yapacak” diyor.

Sonra vakıf, “Biz kurucularımızın bağışladığı malvarlığını kullanarak, bir üniversite açmak ve toplumun yararına vakfımızın imkanlarını kullanmak istiyoruz” diyor.

İşin normali bu...

İşin temeli; zengin insanların, para kazanma niyetleri olmadan.. Tam aksine ceplerinden para çıkartarak.. Toplumun aydınlanması için üniversite açmaları..

Peki Türkiye’de yaşanan ne?

Zirve Üniversitesi ekseninde anlatalım.

Hemen hemen vakıf üniversitelerinin büyük çoğunluğunda, özellikle Paralel Yapı’ya ait olanlarına siz aynısını teşmil edin..

Fiili hayatta ne oluyor?

İki tane zengin bir vakıf kuruyor..

Kendi paraları ile de değil haaa.

“Himmet, zekat” diye toplanan paraları, kendi paraları gibi gösterip, bir vakıf kuruyorlar..

Sonra, vakıf adına, “Üniversite kuracağız” müracaatlarını yapıyorlar..

Üniversiteyi kuruyorlar..

Buraya kadar, vakfın parasının zekat ve himmet olduğu halde, iki-üç tane zenginin parası gibi gösterilmesi dışında bir anormallik yok.

Ama sonra ortaya çıkıyor “Vehbi’nin kerrakesi!”

Nedir o?

Milletten toplanan himmetlerle vakıf kurup, ardından vakıf adına üniversite açtılar mı?

Hemen Milli Emlak ve belediyeye yanaşıyorlar..

“Bize bir arsa!”

Bre utanmaz..

Sen “Benim param var. Bu paramı hayır işlerinde kullanmak üzere vakıf kuruyorum” demedin mi?

Bunu dedikten sonra, “Vakıf, topluma yararlı bir iş yapsın.. Bir üniversite kursun.. Harcamalar vakfın kasasından olsun” demedin mi?

Nerden çıktı, belediyeden, Milli Emlak’tan bedavaya (Nihai noktada bedava da.. Şeklen bir para konuluyor. Sembolik bir bedel) arsa yürütmek?

Bedava arsa yürüteceksen, ne diye “Vakıf kurduk, vakfımız da bu üniversiteyi açtı” diyorsun ki?

İşin başında söyle: “Benim o kadar param yok. Belediye arsa versin, üniversiteyi kuralım!”

Böyle derse..

Vakıf da anlamsız..

Üniversite açma izni almak da mümkün değil..

Onun için, işi kitabına uydurmuşlar..

Önce vakıf kuruyorlar.

“Hayır amaçlı” iş yaptıkları kanaati uyandırıyorlar.

Sonra ardından, vakıf adına açılan üniversiteye, kamu kaynaklarından aktarımlar yaptırıyorlar..

Birçok üniversitede aynısı yapılmış ama.

Zirve Üniversitesi’ndekini gazetemiz Akit’te okuduğunuz için, şimdilik bu örnek üzerinden anlatalım..

Vakfı kurdunuz. Vakıf sahipliğinde üniversiteyi açtınız.

Üniversite için belediyeden-hazineden bedavaya sayılacak şekilde arsayı aldınız..

Kamuya ait arsanın sembolik fiyatla alınması, külliyen yanlış da..

Yine de haydi bunların hepsine.. Doğru değil ama.. Yine de “Eyvallah” diyelim..

Peki, aldığınız o arsaların bir kısmını, özel projelendirme adı altında, sonradan parselleyip parselleyip, villa yapmak da nereden çıktı?

Ayıptır.. Yazıktır.. Günahtır..

Belediye bilmiyor mu, o araziyi parsellere ayırıp satmayı..

Milli Emlak bilmiyor mu, ihale ile o araziyi satmayı!..

Devasa büyüklükteki araziyi alıyorsunuz.

Sonra, “Bu kadar büyük araziye üniversitenin ihtiyacı yok” deyip...

Bir parçasını ayırıp, lüks villalar yapıp, satıyorsunuz.

Parası kime gidiyor?

Belediyeye mi?

Hayır..

Milli Emlak’a mı? 

Hayır..

O zaman o imkanların hepsi, elinize ayağınıza dursun....

E mi!

Onların söyleyeceklerini, ben şimdiden hatırlatayım:

“Cebimize girmiyor ki.. Üniversiteye gidecek o paralar!”

Külahıma anlatın siz onu..

O araziyi hazineden aldınız mı?

Aldınız..

Gerekçe olarak “Üniversite” dediniz mi?

Dediniz.

Şimdi o arazinin bir kısmına villa yaptınız mı?

Yaptınız.

Bundan sonrasında, hikaye okumayın bana..

Villaların yapımı ve satışı sırasında “Bal tutan parmağını yalar”dan başlayın..

Üniversitede gerçekleştirdiğiniz kadrolaşmaya..

O kadrolara, Pensilvanya’nın sözcülüğünü yaptırmaya.. Paralel Yapı’nın üniversiteye intikal eden işlerinde, bilimi de katledip hukuk dışı belgeler düzenlemeye kadar.. 

Yüzlerce menfaatinizi bilmiyor muyuz sanki..

Dürüstmüşler!..

Harama el uzatmazlarmış!

Bu yaptıklarınız haram değil de nedir?

YeniAkit

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;