SİYASET

Ali Karahasanoğlu : “Nasıl hukuk bu; kayınpederinden babasından ne istiyorsunuz?”

Tarih
15 Ağustos 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

Diyorlar ki: “Hakan Şükür’ün malvarlığına el konulmasını anladık. Babasının malvarlığından ne istiyorsunuz?”

Hukuku paspas edenlere, hukukçu cevabı verilmez..

Onların uyanıklığına benzer cevap vereceksiniz:  “Hakan Şükür 17-25 Aralık sonrasında.. Halkbank Genel Müdürü’nün evinde bulunduğu ileri sürülen okula yardım parası için, ‘Şu kadar yıl futbolculuk yaptım. Hayatımda 4.5 milyon doları hiç bir arada görmedim’ dediğinde.. Babası çıkıp demeliydi ki: Atma Hakan.. Ben senin nesepte baban, dinde kardeşinim.. Seninle birlikte, 200 milyonluk malvarlığımızı görmedin mi, bilmiyor musun?”

O tarihte, Selmet Şükür amca bunu dememiş..

Şimdi oğlu ile birlikte edindikleri 200 milyonluk malvarlıklarına el konulmuş..

FETÖ’cü taraftarları da, şimdi “hukuk” çağrısı yapıyorlar...

Onlara hatırlatalım..  Hakan 2 sene öncesinden açıklamıştı ya..

Halkbank Genel Müdürü ile kendisini kıyaslayıp.. “Benim 4.5 milyon dolarım yok” demişti ya..

Şimdi, “olmayan para”ya el konulmasının sebebini hangi hakla, kimden, niye soruyorlar?

Yok ki öyle bir para!

Hakan demişti ya! Anlayın işte..

Nasreddin Hoca’nın, tencere fıkrası..

Tencerenin yavruladığına inanıyorsun da.. Öldüğüne niye inanmıyorsun..

Bunlar da.. Olmadığını söylüyorlar da..

Şimdi “olmayan para”ya el konulmasına niye itiraz ediyorlar!

¥

Emniyet imamı Osman Hilmi Özdil yakalanamayınca, oğlu gözaltına alınmış!

Kıyameti kopartıyorlar..

“Baba bulunamayınca, oğlu nasıl gözaltına alınır? Bu nasıl bir hukuk?”

Bu sorgulamayı yapan arkadaşlar..

17-25 Aralık operasyonunda..

Tayyip Erdoğan’ı almaya o an için güçleri yetmediği için..

Oğlu Bilal Erdoğan’a çağrı davetiyesi gönderdiklerini ne çabuk unuttular?

Nasıl da savunuyorlardı, o operasyonu!

“Ne yani, babası başbakan diye.. Oğlu suç işlediğinde, gözardı mı edilecek? Dokunulmazlık varsa, babasının. Oğlunun değil!” diyorlardı..

Dünya böyle işte..

Yaptığınız tüm yanlışlar, kısa süre sonra, önünüze konuluyor..

Ne yaparsan.. Sana da o yapılıyor..

Önemli olan.. İlk haksızlığı yapmamak..

Yoksa.. Haksızlık gibi görünen “misli ile mukabele”..

Aslında, ilk haksızlığa cevap oluyor..

“Kısas” statüsünde, hayat buluyor. 

Dolayısı ile.. FETÖ’nün kaçak imamları için.. Oğullarının gözaltına alınmasına..

“Oğul, babası ile suç işlemiş ise, gözaltına alınmayacak mı?” diye cevap verilirse..

Paralelciler, ne diyebilir ki?

¥

Akıncı Üssü’ndeki sivil imam Adil Öksüz’ün kayınpederini tutuklamışlar..

Amerika’ya kaçan FETÖ’cüler, sosyal medyadan itiraz ediyorlar:

“Böyle despotluk görülmemiştir. Damadını bulamıyorlar, kayınpederini tutukluyorlar!”

Ne yapalım kaçkınlar?..

Kayınpeder zamanında sormamış: 

“Damat.. Sen bir ilahiyat doçenti iken.. Parayı nereden buluyorsun ki, 2002’den bu yana 109 defa ABD’ye gidip geliyorsun? Maaşını sadece uçak bileti yapsan, yine yetmez..”

Kayınpeder damada sormamış. Şimdi devlet ona soruyor: “Damat nerede?”

Kayınpeder ya cevap verecek!

Ya da.. 

Hafızasını yoklayıp, bildiklerini hatırlamak için, cezaevinde biraz dinlenecek..

Başka izahı var mı, bunun?

¥

Bakmayın, siz benim, “şu kişi sebebi ile bu kişinin.. Bu kişi sebebi ile o kişi”nin gözaltına alınmasına, espri ile karışık cevap vermeme..

Gözaltı ve tutuklama işlemleri yapılanların, gerçekten suçla ilgileri yok ise..

Tabii ki yapılan yanlıştır.

Fakat, öyle devasa bir derin yapı ile karşı karşıyayız ki..

Öyle hain bir organizasyon ile muhatabız ki..

İşi, böyle espriye vurarak anlamaya çalışıyoruz.

Her haltı yiyen düzenbazların..

“Kaçtım.. kaçtım..” diyerek.. devlete nanik yapmasına karşı..

Devletin de birazcık onlara..

“Nanik yapması”nı normal görmüş gibi oluyoruz.. 

Yine de, sınırı aşmamaya gayret ediyoruz.. Somut örnekler üzerinden yazarken..

Aklıma gelen.. Ama elimin gitmediği..

Daha başka örnekler de vardı..

Anneler.. Eşler.. Kızlar üzerinden benzer cevaplar vermek istedim.. 

Mesela.. Bir yerel gazetenin sahibi olan avukat yurtdışına kaçmış. 86 yaşındaki annesi gözaltına alınmış.

15 Temmuz öncesinde, Tayyip Erdoğan’a  sürekli parmak gösteren bir gazeteci kaçmış, eşi hanımefendi gözaltına alınmış..

Baba toz olmuş, nereye gittiğini sormak için kızı karakola götürülmüş..

Eşler.. Yaşlı anneler.. Kızlar..

Benim lügatımda, “espri konusu olmayacaklar” listesinde.

Dolayısı ile.. Onlara yönelik gözaltılarda.

Esprili cevaplar vermeye, elim varmadı..

Her ne kadar muhataplarımız..

17-25 Aralık sürecinde..

Tayyip Erdoğan’ın mezardaki annesini bile karıştırarak.. Ahlaksızca suçlamalara imza attılarsa da..

Bakanların büyük çoğunluğunun muta nikahlı olduklarını iddia ederek, onların eşlerini itibarsızlaştırmak istedilerse de..

Biz yine de..

Kadınların konu edildiği esprili anlatımlara imza atmayalım..

“Anneler” üzerinden çocuklarına cevap vermeye kalkmayalım.. Eşleri, bu tartışmaya karıştırmayalım.. Kızları bu kavgadan uzak tutalım..

Ama itirazcılara şu genel hatırlatmayı da yapalım: “Sadece damadınız, oğlunuz, babanız değil.. Hepiniz FETÖ’de, oradaydınız be!”

YeniAkit
15 Ağustos 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;