GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : Koç’u koruyan Savcı Akkaş ile Can Dündar ne görüşmüş olabilir?

Tarih
06 Nisan 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu
 Cumhuriyet gazetesi yöneticileri hakkında iddianame hazırlanmış.

Solcu yazar geçinenlerin.. 

Kemalist gazetenin yöneticisi olarak kendisini takdim edenlerin..

Dindar insanları, “FETÖ’cülerle kol kola idiniz” diye suçlayan Atatürk’çü gazetecilerin ne mal oldukları ortaya çıktı..

Benim telefonumda, Ekrem Dumanlı’nın numarası kayıtlı değildir..

Zaman gazetesinden, şu yöneticinin, bu yöneticinin telefonunu bilmem..

Ama, kendilerini kökten FETÖ karşıtı gibi gösteren Cumhuriyet gazetesinin elemanlarına, yazarlarına bakıyoruz..

Kadri Gürsel’inden Aydın Engin’ine.. Hikmet Çetinkaya’sına kadar hemen hepsinin, ByLock’çu FETÖ’cülerle yakın diyaloğu var..

Ne diyelim..

Her iki taraf için de, kutlu olsun..

FETÖ’cülerin de gerçek yüzü, Cumhuriyet gazetesi ile kurdukları irtibat sayesinde ortaya çıkmış oldu.

Cumhuriyet gazetesindekilerin de, FETÖ’cülerle yakın muhabbeti, çizgilerindeki tutarsızlığı ispat etti..

İki taraf da, riyakar çıktı..

İki tarafın da, halkın karşısındaki yüzü ile, kapalı kapılar ardındaki yüzünün aynı olmadığı tescillendi..

İddianamede Cumhuriyet gazetesinin ettiği zararlardan tutun..

Gazetenin kirli propagandasını sürdürmek için, hangi kaynakların kullanıldığına kadar çok geniş bilgiler var..

İstanbul ve Ankara’daki taşınmazlar değerinin altında satılarak, gazeteye kaynak aktarılmak istenilirken.. Bir taşla iki kuş vurulmak istendiği..

Hem taşınmaz değerin altında satılıp zimmete para geçirildiği.. Hem de cepten yiyerek, yalan manşetlerin sübvanse edildiği ortaya çıktı..

Ama benim iddianamede en çok dikkatimi çeken, Muammer Akkaş ismi oldu..

25 Aralık darbe girişiminde, emniyete gönderdiği gözaltı kararları ile operasyonu başlatan, sonra da adliye önünde bildiri dağıtan Savcı Muammer Akkaş’ın esas özelliği, Tuncay Özkan’ın, AK Parti’yi devirmek için kurduğu Kanaltürk’ü ile Koç arasındaki ilişkiyi inceleyen soruşturma dosyasını, yıllarca rafta bekletmesi idi..

Düşünebiliyor musunuz; Koç’un Kanaltürk ile ilginç reklam ilişkisinde..

Daha yeni yayına başlayan bir televizyona peşin peşin verilen, 2-3 yıllık reklam parasının absürtlüğü bir yana..

İzlenirlik oranı ne olacağı bilinmeyen bir kanalın en çok izlenen üç kanalın fiyatları ile reklam alması da ayrı bir fecaat...

Aslında o soruşturma dosyasında, sadece Kanaltürk-Koç arasındaki bu anormal ilişki değil..

Koç ile Cumhuriyet gazetesi arasındaki anormal ilişki de kenarından köşesinden masaya yatırılıyordu..

Ama ne olduysa, FETÖ’cü savcının soruşturduğu Koç’un medya sektöründeki aktif rolü, birden bire rafa kaldırılmıştı..

Değişik iddialar dile getirilmişti..

“Koç ile Pensilvanya anlaştı.. Uzlaştı” denildi..

Buna delil olarak, Koç grubunun, FETÖ kontrolünde düzenlenen Türkçe Olimpiyatları’na sponsor olması gösterildi...

Bir başka varsayıma göre ise..

“Kanaltürk, FETÖ’cü Akın İpek tarafından bedavaya satın alındığı için, dosyanın Koç bölümü gözardı edildi” denildi..

Hangi gerekçe ile oldu tam olarak bilemiyoruz ama..

Sonuçta o dosya, yıllarca rafta kaldı..

17-25 Aralık’tan sonra da, o dosya raftan indirilemedi...

İndirilemediği için de..

Cumhuriyet ile kol kola giren FETÖ, 15 Temmuz’dan sonra dahi, Koç ile beslenmeye devam etti..

Merak ettim, Cumhuriyet gazetesi yöneticileri hakkındaki iddianamede, Cumhuriyet-FETÖ ilişkisine, “Koç penceresinden de bir bakış açısı var mı?” diye.

Maalesef olaya bu açıdan hiç bakılmamış..

Oysa Cumhuriyet ile FETÖ’nün ilişkisini gözler önüne sermek için..

En güçlü deliller, Koç-Cumhuriyet ilişkisinden çıkar..

Özellikle FETÖ’nün bir operasyonu olduğu ayan beyan bilinen MİT TIR’ları ile ilgili, tamamen çarpıtma iftiraları yayınlayan Cumhuriyet gazetesinin bu çizgisi netleştikten sonra..

Koç’un bu gazeteye bakış açısının değişmemesi..

Hatta, daha da fazla oranda destekler tarzda bir tavır sergilemesi..

Bende, “acaba” sorularının yoğunlaşmasına sebep olmuştu..

Şimdi son iddianamede, Cumhuriyet gazetesinin o tarihteki Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile FETÖ’cü Savcı Muammer Akkaş irtibatını da görünce..

Eski sorular, bende depreşti..

FETÖ’nün savcısı ile, Cumhuriyet’in Can Dündar’ı arasında, acaba hangi görüşmeler yapılmış olabilir?

Savcı Akkaş’ın, Koç ile bağlantılı bir soruşturma dosyasını yıllarca bekleten isim olması gerçeği karşısında..

“Koç-Cumhuriyet ilişkisinin 17 Aralık’tan sonra da artarak devam etmesi”nde acaba eski Savcı Muammer Akkaş’ın bir rolü olabilir mi?

Aklıma takılan bu soruyu, hem Can Dündar’a, hem FETÖ’cü Savcı Muammer Akkaş’a, hem de Koç yöneticilerine sormuş olalım..

Onlardan gelecek cevabı beklerken..

Konuyla ilgili yetkili savcıların da dikkatlerini, bu konuya çekmiş olalım..

Can Dündar ile Muammer Akkaş’ın ilişkisini, bu açıdan bir irdelesinler..

Akkaş’ın rafta beklettiği dosyanın, son dönemlerde izlenen “tavır”larla bir ilgisi var mı, ortaya çıkarsınlar..

Akit
6 Nisan 2017

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;