GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : Karaman’daki sapığın adı niye gizleniyor?

Tarih
14 Nisan 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

Karaman’daki olayın faili kim?

M.B.

Nereye bakarsanız bakınız..

Adı bu..

İnternette arayın..

Televizyonda haberleri dinleyin..

Açık oturumları izleyin..

Gazeteleri açıp, okuyun..

Hepsinde Karaman’daki sapıklığın failinin adı: “M.B.”

İyi de kardeşim, bu adamın adı soyadı yok mu?

Niye “M.B.” diye şifreliyorsunuz ki?

Neden korkuyorsunuz?

Yazsanıza, o şüphelinin adını ve soyadını.

Hani sanık küçük yaşta olur..

“Bir suç işlemiş ama.. Çocuk küçük.. Çocuk hakları var.. Küçük yaştaki sanığı deşifre etmeyelim” dersiniz, anlarım..

Veya..

Bir kişi hakkında..

Gayri ciddi bir suçlama vardır..

Hepten yazmamak yerine..

Bir iddia olarak haberleştirmeyi düşünürsünüz...

Ama suçlama aklınıza da yatmadığı için..

Şüpheliyi hepten rencide etmemek için..

Henüz ortada bir yargı kararı da olmadığı için..

“Sanık hakları” çekincesi ile...

Şüphelinin isim ve soyadını açıkça yazmazsınız..

Bunları anlarım.

Ama sabah akşam..

Olay “bir” ise, “bin” yaparak konuşuyorsanız.. Abartılı isnatlarla, “pire”yi “deve” yaparak, kamuoyunda gündem oluşturmaya çalışıyorsanız..

Sonra sıra, suçladığınız adamın adını ve soyadını yazmaya gelince..

“M.B.” diyorsanız..

Bunda bir ahlaksızlık yok mu?

Bunda bir uyanıklık yok mu?..

Bu uyanıklara sormak gerekir:

“Ulan ahlaksızlar.

Eğer o sapığın açacağı davadan korkuyorsanız..

Onun adını kodlayarak yazacak kadar korkaksanız..

İşin esas faili olmayanların üzerine niye bu kadar yürüyorsunuz?..”

Öyle ya..

Oynanan oyun o kadar açık ki..

Küçük çocuklara saldıran sapığın adını kodlayarak yazan ahlaksızlar..

O sapığın bir süreliğine çalıştığı belirtilen vakfın adını ise..

Koca koca puntolarla açık ve net olarak yazıyorlar..

Sadece vakfın değil..

Hemen ardından, “Şu derneğin de evinde çalışmıştı” diyerek..

Yine dindar insanların kurduğu bir başka derneğin de ismini açıkça veriyorlar.

Hani yarın, “Ahmet’e selam vermişti.. Bakkal Mehmet’ten ekmek almıştı.. Manav Yunus’tan da patates almıştı” derlerse de şaşırmayın..

Bu nasıl bir hokkabazlık, söyler misiniz?

İddia edilen o ahlaksızlığı yapan, vakıf mı?

Suçu, o vakıf mı işledi?

Ensar Vakfı mı, suçun faili?

Yoksa KAİMDER mi?

Ortada bir suç varsa..

Paralelin kumpası ile de olsa..

Başka “derin” ilişkilerin organizasyonu ile de olsa..

Sonuçta suçun asli faili ortada.

Önce asli faili deşifre edin..

Korkmadan yazın, o sapığın adını soyadını..

Sonra gelin, kısa bir süreliğine de olsa, çalıştığı vakfa.. 

Ara sıra takıldığı derneğe..

Onların yaptığı gibi biz de, suçun failinin ad ve soyadını kodlayarak yazmakla yetinmeyelim.. 

Adı Muharrem.. Soyadı Büyüktürk imiş, o sanığın adı..

Ama emin olun..

İnternette yüzlerce habere baktım.. Saatlerce aradım, o ad ve soyadı bulmak için..

Adeta gizliyorlar..

“Aman kimse, bu adice suçun sanığının adını soyadını duymasın, bilmesin” der gibiler..

Onlar gizleyince..

Bende de bir şüphe doğuyor..

Acaba?

Acaba, bu isim ve soyadı yazmayarak, başka bir şeyleri mi gizlemiş oluyorlar?

İsim ve soyadın baş harfleri verilerek, o şahısla ilgili başka bilinebilir gerçeklerin üstündeki perdenin açılmasını mı önlemek istiyorlar?

Yoksa..

Birçok olayda yaptıkları gibi..

O “fail”in ismi, önemli yerlere gidilmesini sağlayacak bir zincirin ilk halkası mı?

Şüphemin kaynağını biraz daha açayım.

Medyada, hep benzer taktik uygulanır..

Üzerinden siyasi rant sağlayacakları..

İdeolojik militanlıklarına malzeme olacak bir olay söz konusu ise..

Şüphelinin adını soyadını..

7 ceddi ile birlikte, ayrıntılı biyografi eşliğinde önünüzde bulursunuz.

Kuzeni şu.. Dayısı bu..

Amcası bu, yengesinin oğlu şu..

Sadece ad ve soyadları da değil..

Yakınlarının da yedikleri tüm haltlar..

Tek tek.. Ayrıntıları ile yazılır..

Ama..

Şüpheli kişi, kendi mahallelerinden birisi ise.

Mesela, Doğan Medya’da çalışan bir kameraman ise..

Veya onların ticari bağları olan bir işadamının yakını ise..

Veya, sürekli işlerinin düştüğü bürokratlardan birisinin eşi-dostu ise....

O zaman..

Ad ve soyad yerine..

Anında, “kodlama” devreye giriyor..

En basitinden, bir trafik kazasında dahi..

“Trafik kazasına karışan lüks aracın sahibi M.N.’nin..” deniliyor..

Veya..

“Tecavüz sanığı F.D.’nin..” deniliyor.

Ulan sahtekarlar..

Ben, garibanın işlediği suçu da tasvip edecek değilim ama..

“Garibanın da adını kodlayarak verin” diyecek durumda değilim ama..

Bir gariban bir suç işlediğinde..

“Adı Ali.. Soyadı da Veli...

Şurda doğdu, burda büyüdü...

Anasının adı Ayşe.. Babasının adı Ahmet..”

Diye açık açık yazarken..

Ticari bağlantılarınız olan. Veya toplumun efendileri konumunda gördüğünüz, burjuvanın, egemenlerin, patronların bir ferdi suç işlediğinde.

Niye aynı cesareti gösteremiyorsunuz?

Ve somut olayımızda..

1 aydır sabahtan akşama kadar tartıştığımız olayın sanığını, niye açık isim ve soyadı ile yazmadınız?

Yoksa?..

YeniAkit
14 Nisan 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;