GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : Kapatın şu Mor Çatı’yı, insanlar rahat etsin!

Tarih
14 Ağustos 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu
4 sene kadar oluyor..

Bir okurumuz, yardımcı olmamızı istemişti..

Eşi, aynı zamanda teyzesinin kızı idi..

Küçük bir tartışma sonrasında, evden gitmişti.

“2 gündür haber alamıyoruz. Kendi kız kardeşinin dahi gitmediği sığınma evi kalmadı, hiçbir yerde bulamıyoruz. Hayatından endişe ediyoruz” demiş ve “Ya bize yanlış bilgi veriyorlar ya da eşim öldü, cenazesine ulaşamıyoruz” şeklinde endişesini dile getirmişti..

O tarih itibari ile..

Birçok bürokratla hatta dönemin bakanı ile görüştüm..

Kendi kayıtlarında belirtilen isimle bir kadının bulunmadığını söylüyorlar, ama kendilerine ait olmayan sığınma evlerinden birisinde olma ihtimalini de hatırlatıyorlardı..

“Nasıl olur böyle bir şey?.. Kadınlar için sığınma evleri açılıyorsa.. Bu işten Aile Bakanlığı sorumlu.. Ama sizin dışınızda kurumlar, dernekler de sığınma evi açıyor ve siz orada kalanların listesini göremiyorsunuz.. Siz devleti temsil ettiğinize göre, böyle bir şeye nasıl izin veriyorsunuz” diye itiraz etmiştim..

“Bu eş ne yapsın şimdi? Eşinin hayatta olup olmadığından bile haberi yok. Hastane hastane dolaşsın mı? Bir çözüm lütfen” demiştim.. 

O tarihte sıkıntıyı onlar da kabul ettiler..

“Bize bağlı sığınma evlerinin dışında bir de özel sığınma evleri var, orada kalanların bilgilerini de tek havuzda toplamaya çalışıyoruz” diyerek düşündükleri çözümü aktardılar..

O günden bugüne, konu çözüme kavuşmamış olmalı ki..

Kadınlar üzerinden feminist ve laikçi dürtülerle kamuoyu oluşturmaya çalışanve kadınları erkeklere karşı tahrik etmeyi bir görev olarak kabul eden Mor Çatı Derneği, önceki gün bir basın açıklaması yapmış..

Açıklamada, Türkiye’deki sığınma evlerinin çoğunun bağlı olduğu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na yapılan başvurularda, kadınların sığınma evine gidip gitmediği sorulduğunda, sadece “Bize ait sığınma evinde böyle birisi var”diye.. 

Veya “Yok” diye bilgi verildiğini..

Ancak kadının hangi sığınma evinde kaldığına ilişkin olarak (can güvenliği sebebi ile) bilgi verilmediğini belirtiyorlar..

Kadının hangi sığınma evinde kaldığına dair bilgi verdilmemesi konusunda, bizim de onların da uygulamaya bir itirazları yok..

 Ancak Mor Çatı Derneği’nin devam eden açıklamasında verdiği bilgiler, “aile”kurumuna nasıl yaklaştıklarını, “özgürlük” adı altında, “kadına şiddetin sona ermesi” üzerinden nasıl bir istismara imza attıklarını ispatlıyor..

Diyor ki Mor Çatı Derneği, “Ancak ASPB kadının sığınakta olmadığı bilgisini bu kişilerle paylaştığında bağımsız sığınağı olan tek kadın örgütü Mor Çatı olduğundan seçenek olarak Mor Çatı’yı arayanlar bu bilgiyi kullanarak baskıcı davranabilmektedir. Kimi durumlarda da ASPB çalışanları, kolluk kuvvetleri gibi kamu çalışanları ‘Mor Çatı’ya sorun’, ‘vakıf var; bir de oraya sorun’ diyerek Mor Çatı’ya yönlendirmektedir.”

Sonuç olarak Mor Çatı, kendilerine ait sığınma evlerinde, ailelerin aradığı bir kadının bulunup bulunmadığının sorulmasından rahatsızlıklarını ifade ediyorlar..

Sizin anlayacağınız.

Aile Bakanlığı yetkililerine..

“Sorulan kadın sizde yok ise.. ‘Bir de Mor Çatı Derneği var’ diye söylemeyin. Bizi gizleyin” demeye getiriyorlar.

Hatta karakollardan da kendilerine yönlendirme olduğunu belirtip..

Karakollardaki polislerin de, böyle bir yönlendirme yapmamalarını istiyorlar..

Yani ne olacak?

Herhangi bir ailede, eşler kavga edip de..

Kadın kapıyı vurup gitti mi..

Bu kadının başına bir kaza mı geldi, yoksa gidip bir sığınma evinde mi kalmaya başladı, öğrenme imkanı olmayacak..

Mor Çatı’nın istediği, nihai noktada bu..

Böylece ne olacak?

Evden çıkıp giden kadının eşi, bakanlıktan durumu öğrenme imkanı olmayınca..

“Herhalde bir sığınma evindedir..” diye düşünüp, eşini aramayacak..

Ama eşi, trafik kazasında vefat etmişse..

Veya kaçırılmış ise.

Veya organ mafyasının eline düşmüş ise..

Artık aklınıza ne kadar vahşi olay gelirse, hepsini sıralayın..

Bunlar yaşanmış ise..

Günler, belki de aylar sonra gerçek durum öğrenilebilecek..

Aileyi temelden sarsacak böyle bir uygulamaya Mor Çatı niçin zemin hazırlamak istiyor?

Eğer dertleri sadece “kadına şiddeti önlemek” ise..

Pratikte yaşanılan sorunlara çözüm önerilerini de, bununla sınırlı olarak ortaya koysunlar..

Kadınları, şiddet eğilimli kocalarının elinden kurtarırken..

Mafyanın..

Fuhuş çetelerinin..

Ahlaksızların eline düşmesine sebebiyet vermemeleri gerekir..

Mor Çatı Derneği’nin açıklamasından öğrendiğimize göre, 4 yıl önce bakanlığın kabul ettiği sorun, hâlâ devam ediyor..

Bakanlığa çağrımızı yenileyelim..

Mor Çatı imiş..

Belediye imiş..

Şu dernek imiş bu dernek imiş..

Hepsine tebligatlarını yapsınlar..

Ve..

Ya bunlara sığınma evi kurma imkanı tanınmasın..

Ya da..

Bunlara böyle bir yetki veriliyorsa..

Bunlara bağlı sığınma evlerinde kalanların tüm listelerinin kendilerine bildirilmesini zorunlu tutsunlar..

Böylece..

Dernekten gelen liste ile, kendi sığınma evlerinde kalanların listesi birleştirilir. Eşlerini arayan insanlara, tek bir merkezden kesin bilgi verilir..

Annelerini arayan çocuklara.. Kızlarını arayan anne-babalara “Evet bir sığınma evinde kalıyor. Ama hangisinde, bilgi veremeyiz” denilir, olur biter..

İnsanlara işkence yapmayın..

Kadını erkeğe, erkeği kadına karşı tahrik etmeyin..

Çok mu zor, böyle bir uygulama?..

4 sene önce, bakanlığa bire bir aktardığım, birkaç da yazıya konu olan bu sorun..

Niçin bugün hâlâ devam ediyor?..

Niçin, Mor Çatı Derneği gibi kadın istismarı üzerinden aileye zarar veren uygulamalara imza atan derneklere..

Boşluktan yararlanıp..

Bir de bakanlığa akıl verme saygısızlığına imza attırılıyor: “Kimseyi bize yönlendirmeyin..”

Soralım Mor Çatı Derneği’ne.. 

Peki bakanlık ne yapsın?

“Bizde yok.. Sizin aradığınız kadın, kaçırılmıştır veya ölmüştür veya kaza geçirmiştir” mi desinler?

Tabii ki, kendilerinden başka sığınma evleri de olduğunu, onlara da sormaları gerektiğini, bakanlık vatandaşa hatırlatacak, gerekli bilgilendirmeyi yapacaklar..

Eğer bu hatırlatmadan dolayı, Mor Çatı Derneği rahatsız oluyorsa..

Sığınma evi açmasın..

Hem açıyor, hem de “Bizi kimse rahatsız etmesin. Bize kimse, ‘Şu isimde bir sığınmacı var mı’ diye sormasın” diye rahatsızlıklarını dile getiriyorlarsa..

O zaman da..

Aile Bakanlığı, bunlara ait sığınma evlerini kapatsın..

Var mı bu işin, başka çözüm tarzı?

Akit
14 Ağustos 2017

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2017 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;