GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : Her şeye cevap var, “haramları helalleştirme”ye yok!

Tarih
08 Ekim 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu
 Fetullah Gülen uyanık mı uyanık.

Hakkındaki hemen tüm iddialara, bir şekilde cevap veriyor..

Cevaptan tatmin olsanız da, olmasanız da..

Sonuçta bir cevabı var..

Cevapsız bıraktığı bir konu yok.

“17 Aralık darbe girişimi” ile ilgili konuştu..

“Polislerin binde birini tanımam” dedi.

Doğru, yalan..

Ama bir cevap verdi..

“15 Temmuz darbesini Gülen organize etti” denildi..

Hemen cevap yetiştirdi: “15 Temmuz tiyatro.. Uluslararası bir heyet oluşturulsun, iddialar araştırılsın..”

Başka bir iddia ortaya atıldı: “Gülen, sohbetinde koltuğunu değiştirdi.. Bu değişiklik, Gülen’in kaldığı ülkeyi değiştireceği anlamına geliyor” denildi.

Hemen cevap verdi, “Her şeyde bir şifre aramayın..”

“Cübbesinin rengi”ne anlam verenlere, hakeza aynı cevap..

Ne söylerseniz.. Gülen’den hemen cevabını alıyorsunuz..

Ama en önemli konularda..

Gülen hiç konuşmuyor..

Bazı önemli konulardaki iddialara, hiç girmiyor.

O iddialara hiç cevap vermeyerek, aklı sıra iddiaları yokluğa mahkum ediyor.

Gülen’in sessizlikle karşıladığı konular hangileri?

İslam’da farz olarak bildirilen emirler..

Ve..

İslam’ın haram olarak bildirdiği yasaklar..

Konuyu somutlaştıralım..

İddia şu: 

Fetullah Gülen, askeriyede kadrolaşmak için, asker sempatizanlarına, namaz kılmamalarını veya ima yolu ile kılmalarını.. 

Eşlerinin başörtü takmamalarını.. 

Deşifre olmamak için, eşlerinin plajlara gidip, mayo giymelerini.. 

İçkili toplantılara davet edildiklerinde, eşleri ile katılıp, içki içmelerini emrediyordu..

“Cübbemin renginden ne mana çıkarıyorsunuz ki?” diyerek..

Farklı renkteki cübbe giymesinin arkasında ne olduğu konusundaki istifhamları bile kendince cevaplandıran Fetullah Gülen..

İslam’ın emirlerinin yasak haline getirilmesi..

İslam’ın yasaklarının ise, emir haline getirilmesine ilişkin kendisine yöneltilen iddialar hakkında kesinlikle hiç konuşmuyor..

“Ben böyle bir emir vermedim..” demiyor..

“Böyle bir emir vermek, büyük günahtır.. Hatta küfürdür” demiyor..

İddia sahiplerini..

Üç kuruşluk 17 Aralık darbesi için mülaaneye davet ediyor da..

İnsanın ahiretini tümü ile yakacak olan..

Haramı helal..

Helali haram olarak gösteren fetvaları konusunda, mülaane davetinde bulunmuyor..

Yerinden kalkıp kalkıp oturarak..

“Beni seven insanlardan bir tanesine bile.. ‘Eşinize başını açtırabilirsiniz’ demedim.. ‘İçki içebilirsiniz’ demedim.. ‘Makamınıza zarar gelecek ise, namazınızı ima yolu ile kılabilirsiniz.. Evde toplu olarak kılabilirsiniz’ demedim..” şeklinde meydan okuması yapsın..

Devamında da..

“Bunları dediysem, Allah’ın laneti benim üzerime olsun” diye mülaanesini tamamlasın..

İncik boncuk işlerle uğraşırken..

Gülen çizgisinin en büyük günahını atlamış oluyoruz..

Hatta bilerek söylendiğinde.

Küfür niteliğindeki bu fetvaları..

Es geçiyoruz..

Ortalıkta çok net deliller de var iken..

Bu konunun üzerine gitmiyoruz.

17 Aralık sonrasında..

Paralel yapıya bağlı olduğu gerekçesi ile görevden alınan polis müdürlerinin eşlerinin hemen hepsinin başı açık idi..

Üstelik..

Tek tip saç şekli ile..

Resmen, “Eşlerinize başlarını açtırın” fetvasının delili veriliyordu..

Daha sonra..

Hakim ve savcılardan tutuklananlar oldu..

Onlarda da aynı şekilde..

Eşler çalışmıyor olsalar da..

Başlar hep açık..

Ve saç şekli, tek tip.. Saçlar toplanmış şekilde.. 

Şimdi subayların eşlerinin bir kısmı deşifre oldu..

Yine aynı tablo..

“Başörtüde fetvayı, taa 28 Şubat’ta vermişti” diyeceksiniz..

Ev kadınlarına da vermemişti herhalde..

Hatta verdiği o fetvayı da..

Talebeleri, “Hocamız ‘Teferruat’ demedi. ‘Furuat’ dedi.. Yani ‘Dinin itikadi hükümleri arasında yer almaz’ demek istedi.. Okumanın farzıyeti ile, başörtünün farzıyeti birlikte incelendiğinde, okumaya öncelik verdi” yorumunda bulundular.

Peki..

Polis müdürünün evdeki hanımı..

Niye başını açıyor?

Hakimin, savcının eşi..

Kamu görevinde olmamasına rağmen.. 

Niye başını açıyor?

Bunun için verilen fetvayı niye izah etmiyor, Gülen’ciler?

Dahası..

Bir Müslüman..

“İçki içebilirsiniz” nasıl diyebilir?..

Şu makam, bu makam için..

Şu emniyet müdürlüğü.. Bu kaymakamlık için. 

Bu ilin valiliği, şu bakanlıktaki genel müdürlük için..

Haram olan içkinin içilmesine nasıl ruhsat verebilirsiniz?

Eski yıllarda, İslam’ın emrinin, başörtüden öte, çarşaf olduğunu söyleyen Fetullah Gülen..

Kadınların mayo giyebileceklerini nasıl söyleyebilir, buna nasıl fetva verebilir?

Diyeceksiniz, ki, “Vermiş işte.. 

Şimdi de çok zorlanırsa.. 

İnkar eder, olur biter..”

Bence, iş bu kadar ucuz değil..

Gülen’in bu fetvası ile hareket eden sempatizanları..

Eğer Gülen bu fetvayı verdiğini inkar ederse..

Hepsi aynı tepkiyi göstermeyebilir ama..

Önemli bir kısmının..

“Sen ne yaptın? Bizim dünyamızı da, ahiretimizi de berbat ettin” diyerek, bu “haramı helal yapan” riyakarın yakasına yapışacaklardır..

En azından ben, böyle düşünüyorum..

Buna inanıyorum..

YeniAkit
8 Ekim 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;