GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : Gülerce değil, Altaylı açıklasın: ‘FETÖ birlikteliğiniz nereden geliyor?’

Tarih
04 Ağustos 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu
Hüseyin Gülerce ile Fatih Altaylı kavgasında, kimden yana olmalıyız?

Tabii ki yaptığı yanlışı görüp, dönenin yanında!

Yanlışını samimi şekilde itiraf etmeyenin ise karşısında olmalıyız..

Diyeceksiniz ki, “Fatih Altaylı ile Hüseyin Gülerce arasındaki tartışma, FETÖ’den kaynaklanıyor. FETÖ konusunda da, Hüseyin Gülerce’nin yanlışından dönmesi mümkün ama.. Fatih Altaylı hiçbir zaman FETÖ’nün yanında olmadı ki, yanlışından dönsün!”

Siz öyle sanın..

Hüseyin Gülerce, Fetullah Gülen’in yanında iken, belki dindar insanlara güvenme noktasındaki hüsn-ü zânından dolayı aldanarak yanlışa düşmüştür..

Nihayetinde de, 17 Aralık’tan kısa bir süre sonra, o yanlıştan kurtulmuştur.

Fetullah Ğülen ile ilgili tüm yaşadıklarını, samimi olarak anlatmaya ve kamuoyunu bilgilendirmeye başlamıştır..

Ya Fatih Altaylı?

FETÖ ile birlikteliğini ve yaşadıklarını tüm samimiyeti ile anlatmış mıdır?

Durun, hemen itiraz etmeyin..

“Fatih Altaylı da, FETÖ’cü mü?” diye bana sormayın..

Bir kişinin FETÖ ile birlikteliği için, illa FETÖ’cü olması gerekmez..

FETÖ’cü olmadan da, FETÖ ile birlikte hareket etmiş olabilir..

Nasıl?

Somut örneğini veriyorum..

Habertürk gazetesi yayın hayatına yeni başlamış..

Tarih 20 Mart 2009.

Habertürk’ün sahibi Turgay Ciner.

Gazetenin genel yayın yönetmeni de Fatih Altaylı..

Gazetenin manşeti şöyle:

“F tipi astsubayın fişleme itirafları”

Spot da şöyle:

“Işık evi operasyonunda gözaltına alınan Astsubay Ali Balta: Askerler fişlendi. Tümgeneralin adına sahte emirler yazıldı.”

Diyeceksiniz ki, “Eeee? ne güzel işte.. FETÖ’cülerin fişleme olayın, taa 2009 yılında manşete taşımışlar!”

Olay bununla sınırlı kalsa, haklı idiniz.

Ama bu manşetten sonra..

Türk basın tarihinde görülmemiş bir u dönüşü yaşandı..

Gazete bayilerinde, Habertürk gazetesini satın alanlar, “F tipi astsubayın fişleme itirafları” manşetini okurken..

Aynı gazetenin internet sitesini öğle saatlerinden sonra açanlar, bu haber için özür dilendiğini okudular..

Özür dileme yazısının başlığı aynen şöyle idi:

“Medyada editoryal hastalıklar”

“Hastalık” derken, başkasına bir eleştiri getirdiğini sanmayın.

Kendilerine söylüyorlar, “Hasta” diye..

Yazıda da şu ifadeler yer alıyor:

“Örneğin alın elinize herhangi bir merkez olma iddiasındaki büyük gazeteyi, kişiler ve oluşumlarla ilgili olarak kullanılan kavramlara ve sıfatlara bakın. ‘E tipi’, ‘F tipi’, “Yandaş”, “Ergenekoncu”, “Bölücü”, “Liboş”, ‘İrticacı’, ‘İşbirlikçi’, ‘Cumhuriyet karşıtı’ vs. gibi sayısız sıfatlara bolca tanık olacağınız muhakkak. Bu sıfatların o gazetenin stratejik bir tercihinin sonucu mu kullanıldığı, yoksa kullanan kişinin özensizliğini ya da angajmanını çalıştığı kuruma empoze etmeye mi çalıştığı çoğu kez anlaşılamaz bile. Çünkü yukarıda da ifade edildiği gibi; kavramların aslında stratejik bakışı ifade ettiği stratejik bakışın ise ancak stratejik aklın ürünü olması gerektiğine dair bir bilinç medyada yeterince oluşmuş değil.  Bu görüntünün bir sağlıksızlık işareti de olduğu açık.”

Bu yazı ile, belki de dünya basın hayatında ilk defa bir gazete, kendi manşetiiçin, aynı günkü internet sitesine koyduğu yazı ile, kendisini “hasta” ilan etmiş oldu..

O tarihteki günlük olayların içinde..

Bu skandal özür dileme, kaynadı gitti..

Fatih Altaylı da şimdi, aramızda gerine gerine geziyor: “Fetullah Gülen ile işbirliği yapan herkes hesap versin!”

Haydi Altaylı, hesap vermeye sen bir başla..

O tarihte, Habertürk’ün manşetine konulan ve belki de o tarihte ciddi şekilde üzerine gidilmiş olsa idi, FETÖ’nün bugünlere gelmesi mümkün olmayacak o manşet için internet sitenize konulan özür yazısını kim yazdı?

Daha önemlisi, kim yazdırdı?

Tabii ki “Turgay Ciner yazdırdı” diyeceksin ama..

Daha fazlasını bildiğinden de eminiz..

FETÖ’den kimler geldi, kimler ne tehditlerde veya şantajlarda bulundu?

Buyrun açıklayın..

Hüseyin Gülerce’ye, meydan okumak kolay..

Kimbilir belki de, Hüseyin Gülerce de sizin yüzünüzden efsunun tesirinden geç kurtulmuştur:

“Bizim arkadaşlarımıza bakın ya. O kadar güzel insanlar ki.. Habertürk sabah manşet atıyor. Bizim arkadaşlarımız gidiyorlar, ‘Haksızlık ettiniz’ diyorlar. Adamlar da yanlış yazdıkları için. Hemen öğlenleyin.. Özür diliyorlar.. Bizim arkadaşlar çok mübarek insanlar ya!”

Hüseyin Gülerce, o tarihte böyle bir düşünceye kapıldı mı, kapılmadı mı bilmiyorum.

Ama..

O tarihte Gülen’e aldanan herkes..

İşin arkasında tehdit ve şantaj olduğunu bilmeyen herkes..

Böyle düşünmekte mazurdur..

Bu mazurluğun vebali de..

Olayın arkasında “tehdit ve şantaj olduğunu açıklamayanlar”ın boynundadır..

Haydi diyelim o tarihte FETÖ’den çok korkuyorlardı..

Habertürk ve Fatih Altaylı, yaşanılanları o günlerde tüm çıplaklığı ile anlatamadılar..

Bari şimdi anlatsınlar..

Bugün hâlâ karşımıza geçip, dindar kimlik görüntüsü verenlerin gerçek yüzlerini, bire bir şahitlerinden dinleyelim..

Ama bugün dahi, Fatih Altaylı, 2009’da o yaşanılanları anlatamıyorsa..

FETÖ’den bugün dahi korkuyorsa..

Hüseyin Gülerce’ye söz söylemeye ne hakkı olabilir?

Altaylı kafasındakiler..

Habertürk’ün yaşadığı olayların birer benzerini kendileri de yaşayıp..

Şu lokal konuda.. Bu tekil olayda da olsa.. Benzer tehditleri alıp, FETÖ lehine tavır takındıklarını gizleyip..

Dindar insanlara, “Aldandık demekle olmaz bu iş.. Hesap vereceksiniz” nasıl diyebilirler?

Biz “Aldandık” diyoruz..

Bildiklerimizi samimi olarak anlatıyoruz..

O tarihte takındığımız tavır karşılığında bir menfaat temin etmediğimizi de ispatlıyoruz..

Ya Turgay Ciner’ler..

Ya Fatih Altaylı’lar?

Ya Aydın Doğan’lar?

Ya Koç Holding’ler?

Onlar neden, FETÖ ile birlikte hareket etmelerinin gerekçesini izah etmiyorlar?

Neden Türkçe Olimpiyatları’na sponsor olmanın arkasında neler yattığını açıklamıyorlar?

Neden FETÖ ile birlikte hareket ederken hangi menfaati temin ettiklerini, hangi yanlışlarının ifşaatını önlediklerini açıklamıyorlar?

Akit
4 Ağustos 2017

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • sedat

    05 Ağustos 2017 10:24
    0 0
    çok güzel bi yorum da.... acaba fatihte gerçeği söyleyecek cesaret varmı ,fetö bunları öyle bi kıstırmış ki AĞZINI AÇAMAZLAR açarsa ne olacağını bilir .
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2017 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;