SİYASET

Ali Karahasanoğlu : Gülen cemaati için, ibretlik bir davanın hikayesi!

Tarih
15 Nisan 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

27 Eylül 2012’de yayınlamışız haberi..

“İHL’de örümcek kafa” başlığı ile..

Henüz başörtü yasağı kalkmamıştı..

Ama İmam Hatip lisesi olması hasebi ile, öğretmenler başörtüye toleranslı idi..

Bazı İmam Hatiplerde ise, konuya ideolojik yaklaşan öğretmenler, kız öğrencilere resmen zulmediyordu..

Bunlardan birisi de, Fatsa İHL’deki olay idi..

Biz haberini yapmışız.

Muhatap öğretmen dava açmış..

Hayır, dava dilekçesindeki iddiası, “Ben başörtü yasağını dayatmadım” şeklinde değil..

Ya ne diyor?

Dava dilekçesinden, avukatının ağzından bire bir alıntı yapayım:

“Her yıl dönem başında yaptığı gibi, bu yıl da dönem başında 9. sınıf öğrencilerine yönetmelik gereği İngilizce derslerine başlarını açarak gelmeleri gerektiğini hatırlatmıştır.”

Aslında kız öğrenciyi dersin ortasından sınıftan çıkarma iddiaları da var ama..

Haydi varsayalım, onlar abartılı.

Öğretmen, kendisi kabul ediyor, idarecilik görevi olmadığı halde.. Durumdan vazife çıkartıp.. Öğrencilere “Başınızı açın” dediğini..

O kabul ediyor ama..

Davayı açtığı mahkemedeki hakim, “Yayınlanan haberin doğruluğu araştırılmaksızın karalama ve küçük düşürme amacına yönelik olduğu, bu nedenle kişilik haklarının zarara uğradığı..” diyerek, basıyor 10 bin TL tazminat kararını..

Davanın reddedileceğini beklerken.. Bir de yüksek miktarda tazminat kararı verilince..

Merak etmiştim..

“Hakim kim” diye..

Bir kadın hakime imiş.

“Başörtü yasağının acısını en fazla hissetmesi gerekenler, kadınlardır.. Ama bu kadın hakim, nasıl oluyor da, böylesine ağır bir karar veriyor” diye şaşırmış, biraz daha araştırmıştım..

Meğerse, kadın hakimemiz..

Denizli Barosu’na bağlı olarak, eşi ile birlikte avukatlık yaparken..

Hakimliğe geçmiş bir hukukçu imiş..

Anlarsınız ya..

Gülen grubunun, hakimliğe geçiş imtihanlarında söz sahibi olduğu.. Kendi gruplarından başka hiç kimseye, ağızları ile kuş tutsalar, imkan vermedikleri bir dönemde atananlardan..

Bir de sosyal medyada araştırma yapayım dediğimde.

“Gültekin Avcı ile Nazlı Ilıcak’ı takip ettiğini” gördüğümde..

“Tam isabet” demiştim, kendi kendime.. 

Evet maalesef..

Akit gazetesini, başörtü yasağını eleştirdiği için mahkum eden bir hakime hanım..

Maalesef, Gülen grubuna yakın bir isimdi..

O tarihte..

Bu bilgileri edindiğimde..

“Yazıklar olsun” demiştim..

“Yazıklar olsun.. Binlerce defa yazıklar olsun.. Bugünleri de mi görecektik.. Vaazında duygulanarak ağladığımız hocanın talebeleri, başörtü yasağı uygulayan bir öğretmenin lehine.. Başörtü yasağını deşifre eden bir gazete aleyhine.. Böyle bir karar veriyor.. Binlerce defa yazıklar olsun” demiş, yaşadıklarımıza isyan etmiştim.

Karar 30 Mart belediye seçimlerinden bir hafta önce çıktığı için.. O günlerdeki yoğun gündem sebebi ile..

Bu kararı veren hakime hanım hakkında tek satır yazmamış, es geçmiştim..

Belki de, subjektif değerlendirme yapma korkusu ile..

Hakime hanımı eleştirmemiştim.

Ama kararı temyiz ettik.

Ve..

Önceki gün, Yargıtay’dan karar geldi..

“Gündemdeki bir konu hakkındaki gazete haberlerinin aynı zamanda yazarının eleştirisini de içermesi doğaldır. Ayrıca bütün olarak yazı değerlendirildiğinde, davacının okuldaki uygulamalarını sert şekilde eleştiren, kişisel değer yargısı niteliğindeki bazı ifadelerin, eleştiri sınırlarını aşan küçültücü ve hakaret niteliğinde olmayıp, davacının kişilik haklarına saldırı amacı taşımadığı eleştiri sınırlarını aşmadığı anlaşılmaktadır..” gerekçesi ile.. 

Karar bozulmuştu.

Öyle ya..

Ben nerden tanırım, Fatsa İHL’deki öğretmeni.

Ne işim olur, İngilizce öğretmeni ile..

Kızların başlarını açması için baskı uygulamasaydı..

Ne o, kızlarımızı üzmüş olurdu..

Ne Akit, onun haberini yayınlardı..

Sonuçta başörtülü kızlar da üzülmezdi, yasakçı öğretmen de yayınlanan haberden dolayı, üzülmezdi..

Ama o öğretmen, durumdan vazife çıkartıp.

Yüzlerce lise öğrencisi, kıyafet yönetmeliğindeki birçok maddeyi ihlal ettiği halde..

Gelip de başörtüye kafayı takarsa..

Akit de haberini yapar.

Öğretmen, başörtülü kızları üzerse..

Akit de, öğretmeni üzer..

Bunda şaşılacak, ne var!

İşin ilginç yanı..

Dini hassasiyeti olduğu kuvvetle muhtemel bir hakime hanımın, böyle bir davada, başörtü yasakçısından yana karar vermesi idi.

Bu vesile ile..

Bir gerçeğin üstünü de örtmeyelim..

Hakime hanım Gülen grubuna yakın idi..

Akit’e gıcıklığı sebebi ile..

Konu başörtü yasağı olduğu halde..

Yasakçıdan yana tavır aldı, Akit’i mahkum etti..

Peki, bu kararı kim bozdu?

İsim isim bilmiyorum ama..

Büyük ihtimalle içlerinde, Gülen’e sempati duyanlar da vardır..

Yargıtay’daki beş üye tarafından..

Oybirliği ile, bu bozma kararı verildi..

Dolayısı ile..

“Gülen grubuna yakın bir hakime hanımın hatasını.. Gülen grubuna yakın isimlerin de bulunduğu hakimler, düzeltti” diyebiliriz..

Temennim o ki..

Bu tartışma artık bitsin..

Gülen grubuna eski tarihlerde şu veya bu sebeple yakın duran kamu görevlileri..

Bulundukları makamları, “Gülen ve Gülen ile birlikte hareket edenlerin menfaatleri” ekseninde artık kullanmasın.

Daha kötüsü..

Bizim başımıza geldiği gibi..

“Akit, Gülen’in aleyhinde yayın yapıyor.. O halde.. Akit’e dava açanın, ben yanında durayım.. Düşmanımın düşmanı, benim dostumdur” diyerek..

Başörtü yasakçısını bile..

Sırf Akit’e vurmak için..

Haklı görmesinler..

Doğru ne ise..

Hak, nerde ise..

Orda dimdik dursunlar..

YeniAkit
15 Nisan 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;