GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : FETÖ’cülere, haram zıkkım olsun, o zekat paraları!

Tarih
07 Haziran 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan önceden hatırlatmıştı; “Bu yapının tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet” diye..

Tavandaki ihanetçiler, işin zaten farkındadır..

Ortadaki ticaretçiler de, kıyısından köşesinden olaylardan haberdardır.. 

Ama “Tabanı” dediğimiz kesim, maalesef hâlâ aldatılmışlığın perdesini üzerinden kaldıramadı.

Bir hafta içinde iki ayrı haber..

Gencecik yaşta iki hanım, doğum yaptıktan hemen sonra gözaltına alınıyorlar.

Devletin yetkili birimleri, gerekli açıklamaları yapmayınca..

Ortalık yalancıların vaveylası ile kaplanıyor..

Tabanda olduklarını tahmin ettiğimiz o iki genç anne de, kendileri üzerinden yapılan kara propagandayı aydınlığa kavuşturmayınca..

Bir mağduriyet söylemidir, yaygınlaştırılıyor..

Peki, nedir olay?

Bekleyip bekleyip..

Gözaltına alınması gereken kadınlar, sırf zulüm olsun diye, tam doğum yaptıktan sonra mı yakalanıyorlar?

Böyle bir şey mümkün olabilir mi?

Böyle bir şey oluyorsa, bizim buna sessiz kalmamız mümkün olabilir mi?

Tabii ki hayır.

Bir defa değil, binlerce defa hayır.

Peki üstüste yaşanan bu olayların gerçeği nedir?

Devlet yetkililerinin işleri mi çoktur, aleyhte yapılan propagandaları ciddiye mi almıyorlar, yoksa kendilerine çok güvendikleri için, cevap vermeye gerek mi hissetmiyorlar, bilmiyorum..

Ben hukuki tecrübeme dayalı olarak..

Son iki olaydaki, doğum yapan annelerin gözaltına alınmasını tahminimce izah edeyim..

Her iki kadın hakkında da, muhtemelen önceki tarihlerde gözaltı kararı alınmıştı.

Ama ben diyeyim, yeterli polis gücü olmadığı için..

Siz deyin, daha önemli kişilerin gözaltı işlemleri yapıldığı için ve bu kadınlara henüz sıra gelmediği için.

Veya bu kadınlar adreslerini terkedip, yeni adreslerini de resmi makamlara kaydettirmediklerinden, polis tarafından bulunamadıkları için..

Gözaltı işlemi uygulanamıyor..

Diyeceksiniz ki..

“Evinde bulunamayan anne adayları, hastanede nasıl bulunuyor?”

FETÖ’cülerin “Zalimlik” diye istismar ettikleri olayın püf noktası da işte burada zaten..

Ne zaman ki..

Hakkında arama kararı olan, ama evlerinde bulunmayan veya evlerine gidilme noktasında henüz sıra kendilerine gelmeyen kadınlar..

Doğum için hastaneye yatıyorlar.

İşte o zaman, sistem otomatik olarak çalışmaya başlıyor..

Haklarında gözaltı kararı olan kadınların kimlik numaraları, hastaneye yatış yapmak üzere bilgisayara girilince..

Emniyet de, online olarak o kimlik numaralı kişinin hastaneye yatışını görüyor...

O dakikadan sonra..

Artık görevli polislerin, bireysel olarak yapacağı bir şey kalmıyor.

Gözaltı kararı olan birisinin, bir hastaneye yattığını gördüğü halde, gidip gözaltına almasa, “görevi yapmama”dan kendisi suç işleyecek.

Gözaltına alsa, FETÖ’cülerin propaganda yağmuruna tutulacak.

Mecburen, saldırıları göze alıp, gözaltı işlemlerini yapıyorlar.

Ama bunda bir kasıt yok.

“Doğum yapmalarını bekleyelim de, tam o güzel günlerinde gözaltına alıp, sevinçlerini zehire çevirelim” diye bir plan yok.

Veya..

Şu da doğru değil:

“Gözaltılar o kadar çok, o kadar yaygın ki.. Kimsenin ‘Doğum mu yapmış, hasta mıymış, evinde cenazesi mi varmış’ düşünülmeden, gaddarca operasyonlar silsilesi yürütülüyor!”

Devletin tüm uygulamalarına bire bir kefil olmam mümkün değil ama..

Medyaya intikal edenlerde de, FETÖ’nün kara propaganda parmağıbulunduğundan, emin olabilirsiniz..

Ne olursa olsun.

İddia edildiği kadar zalimce bir uygulama olmasa da..

Sonuçta, Türkiye’de kalan, yurtdışına kaçmayan, büyük çoğunluğu malum yapının taban kesiminde kalan bu anneler, maalesef en mutlu olmaları gereken günleri..

Gözaltılarla hüzne dönüşürken..

Çile çekerlerken..

Yurtdışına kaçan FETÖ’cüler, günlerini gün ediyorlar..

Düşünün..

Ekrem Dumanlı’dan tutun.

Adem Yavuz Arslan’a kadar.

17 Aralık’ın savcısı Zekeriya Öz’den tutun, 25 Aralık’ın savcısı Muammer Akkaş’a kadar..

Yüzlerce basın mensubu, yargı mensubu, bürokrat, emniyetçi, öğretmen, sivil FETÖ mensubu..

Yurtdışına kaçtılar ve dönmeye de pek niyetleri yok..

Onun içindir ki, dün itibari ile 130 ismin (İçlerinde PKK’ya yakın kişiler de var), 3 ay içinde ülkeye dönmeleri, aksi takdirde vatandaşlıktan çıkarılacaklarıduyurusu yapıldı..

İyi de..

 Bu FETÖ’cü beyler, vatandaşlıktan çıkarılırlarsa, sonrasında..

Yurtdışında ne yerler ne içerler?

Hayır hayır.

“Yurtdışında ne yerler ne içerler” derken..

Hallerine acıdığım için söylemiyorum..

Ben insanlığımı, ülkesini terketmeyenlere göstermek isterim..

Her şeye rağmen, ülkesinden kaçmayanlara göstermek isterim..

Onlar hainliklerini yapmışlar, bir de fazladan yurtdışına kaçıp, cezadan kurtulmaya çalışmışlar.

Onlara niye acıyalım ki?

Sorumun sebebi, FETÖ’nün kirli yapısını deşifre etmek için..

Türkiye’de rahat bir hayata alışmış bu vatan hainleri..

Şimdi yurtdışında, hangi para ile geçiniyorlar..

Nerden finanse ediliyorlar?

İki ihtimal var.

İkisi de birbirinden beter..

Ya dışarda bağlantılı oldukları devletler tarafından finanse ediliyorlar..

Ya da..

FETÖ’nün yıllardır topladığı zekat, kurban paraları ile harcamalarını yapıyorlar..

Şu işe bakın..

Siyasi iktidarı yolsuzlukla suçlayanlar..

Şimdi, vatandaşın fakirlere verilmesi için emanet ettikleri zekatları, hain Zekeriya Öz’lere harcıyorlar..

“Gider abicim gider. Ya adam gibi gider ya da..” diyen Ekrem Dumanlı’lara harcıyorlar..

Ne diyelim..

Bu ülkenin insanlarının, tamamen iyiniyetle verdikleri zekatları, kurbanları; yaptıkları hainlik sebebi ile Türkiye’ye dönemedikleri için yurtdışında kalanlara yedirenlere de yiyenlere de, o paralar haram zıkkım olsun..

Akit
7 Haziran 2017

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Asena

    08 Haziran 2017 00:06
    0 0
    Yetim, fakir fukaranin hakkini yiyene haram olsun. Burunlarindan fitil fitil gelsin.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;