GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : Dertleri o kızlar değil, dindarları yok etmek!

Tarih
03 Aralık 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu
Ah, gerçekten o kızları dert edindiklerini bilsem..

Ellerini öperim.

Belki de hayatlarında hiç gitmedikleri Aladağ’a gidip, “Acılı bir annenin ağzından iki kelime alabilir miyim” diye paralananların, çocuklar için orda olduklarını bilsem, ayaklarının altından öperim..

Dertlerini çok iyi biliyorum.

Dertleri, müslümanlara vurmak..

Dindar insanları tahkir etmek..

Kendi kızını da aynı yangında toprağa veren müdürü ve müdürün şahsında tüm dindarları suçlu ilan etmek.

Suçlu ne ki?

Vahşi insanlar gibi göstermek..

Kasten bir yangın çıkarılmış gibi..

Hava oluşturmak..

“Çok kötüsün Ali. Niye meslektaşlarını suçluyorsun ki.. Onlar habercilik görevlerini yapıyorlar” diyecekler çıkabilir..

Bir anlık kızgınlıkla..

Bir anlık değerlendirme ile bu iddiamı dile getirmiyorum..

Biz bunların, cemaziyelevvellerini biliriz..

Refah Partisi’nin oyları mı bölünecek?

Şu veya bu cemaatin, Refah Partisi dışında bir siyasi partiye oy verme ihtimali mi var?

O cemaati göklere çıkartırlar..

Cemaatin önde gidenlerini sayfalar dolusu röportajlarla uçururlar.. 

O cemaate aşık oldukları için mi?

Zinhar..

Dindar insanların ülke yönetimine gelmesini, olayları bölerek engelleyecekleri için..

Bu ahlaksızlıktan..

Cemaatler de dersini almaz..

Almadıkları içindir ki..

Gerçekten oyunlara gelirler..

Refah yerine DYP’yi..

AK Parti yerine, CHP’yi bile destekleyenleri çıkar..

Zannederler ki, oy verildiğinde, bu siyasi partilerin şerlerinden emin olacaklar..

Mümkün değil..

Her şey.. 

Seçim öncesindeki birkaç ay içinde yaşanır, biter..

Seçimden hemen sonra.

“Nerde kalmıştık” diye başlanır..

Ve ne kadar dindar insan var ise.

Şu veya bu cemaat farkı gözetmeksizin.

Bitirmek için, çırpınır dururlar..

Aynı ahlaksızlık, medya mensuplarının da taktiğidir..

28 Şubat sürecinde.

Kızlarımızın üniversite kapılarından geri çevrildiği günlerde..

Çok satan gazetelere..

Televizyonların tamamına..

Başörtü yasağındaki acımasızlığı anlatmak için, nasıl çırpınıyorduk..

Bir tanesi, azıcık bir yer veriyor muydu, başörtü yasağının mazlumlarına..

Bırakın mazlumlara yer vermeyi..

Bırakın başörtülü kızların dramlarına sayfalarında yer vermeyi..

“Suudi Arabistan’dan para alıyorlar” diye yalan haber yapanlar, şimdi Aladağ’da acılı annelerin peşinden koşanlardan başkaları değildi..

“Başörtü serbest bırakılırsa, bir süre sonra, başı açıkların da başlarını kapatmaları için, yüzlerine kezzap atılacak” ahlaksız yalanına imza atanlar da, aynı sahtekar gazetecilerdi..

O kızlar da mağdurdu..

O kızlar da zulme uğruyorlardı..

O kızlar da çaresizlerdi..

Ama kartel medyası, o mağdur kızların elinden tutmuyor, tam aksine daha fazla mağdur olmaları için, iftiralar savuruyorlardı..

Şimdi çıkmışlar..

“Yurdun her yeri halıfleks döşeli idi. Onun için yangın çok ölüme sebebiyet verdi” diyorlar..

“Yurdun içindeki odalar, ahşap lambri yapıldığı için, can kaybı çok oldu” diyorlar..

Köyden gelmiş küçük yaşta öğrencilerin kaldığı öğrenci yurdunda, ev ortamını andıran halıfleks olmayacaktı da, taş zemin mi olacaktı?

Yurdu daha güzelleştirmek için yapılmış lambriler, büyükşehirlerde herkesin aradığı bir dekorasyon çeşidi iken, Aladağlılara niye çok görülüyor?

Halıfleks de olsaydı.

Lambri de olsaydı..

Yangına karşı tüm tedbirler de alınsaydı..

Eyvallah..

Ama, önce, böylesi dramatik olaylara, bakış açımızı değiştirelim..

Kendi kızını da aynı olayda kaybetmiş dindar insanlara ahlaksızca saldırmayalım..

Belediye başkanı açıklıyor..

“Benzer durumda, daha onlarca yurt var” diyor..

Haydi buyrun, o yurtların eksiklerini belirleyelim..

TÜSİAD başta olmak üzere, işverenlerin öncülüğündeki bir kampanya ile, o yurtların tüm eksiklerini giderelim..

Yok öyle..

Akıl vermek..

Elini taşın altına koymadan..

Eleştirmek, hatta hakaret etmek..

O hayırseverler, bu kadarını yapabiliyorlar..

Siz buyrun, daha güzelini yapın..

Aladağ’ın çaresiz insanları, sizin açtığınız yurtlara yollasın çocuklarını..

Var mısınız?

Biliyorum, yoksunuz..

Sizler, sadece engellemelerde varsınız..

Hainlikte varsınız..

Kötülemede varsınız..

Onun için de..

O küçücük kızlara sahip çıkıyor görüntüsü ile yaptığınız haberlerden dolayı bile..

Halkın sempatisini değil, tam aksine nefretini topluyorsunuz..

Yakındır..

Fitne amaçlı röportaj için gittiğiniz o insanlar..

“Sizler buraya, bizim kızlarımız için gelmediniz.. Sizin derdiniz, dindar yöneticiler aleyhine iki çift laf etmemizi sağlamak” diyecekler..

Sizleri kovalayacaklar..

“Sizin amacınız.. Dindar hayırseverler aleyhine, bizim ağzımızdan kötü sözler almak” diyecekler..

Sizleri ilçe girişinde engelleyecekler..

Geçti Bor’un pazarı..

Sürün eşeğinizi, Niğde’ye..

Hey, kartel medyasının, ahlaksız fitnecileri..

Sözüm, hepinize..

Akit
3 Aralık 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2017 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;