POLEMİK

Ali Karahasanoğlu : Cumhuriyet’e operasyona sevindim mi?

Tarih
01 Kasım 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu
Cumhuriyet yöneticileri ve yazarları hakkındaki soruşturmaya sevindim mi?

Niye sevineyim ki?

Hani Cumhuriyet okurlarının, Akit okumaya başlayacağı konusunda bir ümit olsa..

“Sen açığa vurmuyorsun ama.. İçten içe sevinmişindir” diyebilirdiniz.

Ama böyle bir ihtimal yok..

Ne Cumhuriyet okuru, o gazetenin başına bir şey geldiğinde Akit okumaya başlar.

Ne de Akit okurları, Akit’in başına (Allah korusun) bir şey geldiğinde, Cumhuriyet okur.

Bu noktada söyleyeceğimiz şey: Akit de olsun, Cumhuriyet de..

(“Akit’ için ‘Allah Korusun’ derken, Cumhuriyet’te niye aynısını söylemedin” diyenlere samimi cevabım: Allah’a inandıklarına inansam, derim.. Bilim Teknik dergilerinde, propagandasını yaptıkları üzere “Darwin korusun” diyeceğim ama.. O da benim inancıma aykırı.) 

Biz böyle deriz de..

Cumhuriyet aynısını söyleyemez..

1999’da Ahmet Taner Kışlalı..

Şaibeli bir suikast ile öldürüldüğünde..

Cumhuriyet’teki Hikmet Çetinkaya’nın hedef göstermesi ile..

Hedef gösterme ne ki..

Resmen iftira etmesi ile..

“Akit binasında silahlı kişiler var” iftirasını köşesinde atması ile..

300 kişilik polis baskınına uğramıştık.

Cumhuriyet öyle sevindirik olmuştu ki..

Yazarları Taner Kışlalı’nın ölümünü bile unutmuşlardı..

Biz aynısını, onlara yapacak değiliz..

Akit de yayınını sürdürsün..

Cumhuriyet de..

Ama dürüst yayın yapılsın..

Akit de dürüst olsun.. Cumhuriyet de..

Akit de hainlik etmeden yayınını sürdürsün.. Cumhuriyet de.. 

Hatalı bir yayın yapıldığında da..

Kasti bir ihanet yok ise..

Farkına varıldığında düzeltilsin, özür dilensin...

Somut örnek verelim..

Dün gözaltılar yaşayan Cumhuriyet, kısa süre önce “Türkiye’den DAEŞ’e silahlar gidiyor” şeklinde haber yapmıştı..

O tarihlerde, kendilerini uyarmıştık..

Yazarları Aydın Engin’ler.. Kadri Gürsel’ler.. Celal Başlangıç’lar.. Daha niceleri..

Eli kanlı terör örgütü PKK’nın Kandil’deki üst yönetimini ziyaret edip, görüşürken, “gazetecilik” yaptıklarını iddia ediyorlardı ama..

Ne hikmetse..

Devletin Suriye’ye gönderdiği insani yardımı.. 

“DAEŞ’e silah yardımı” olarak gösteriyorlardı..

Sanki kendilerinin terör örgütleri ile bir dertleri varmış gibi..

Terör örgütleri ile bir dertleri olsa idi..

Yazarları PKK’nın tepe yöneticilerine gidip, onlarla birlikte poz vermezdi..

Ama PKK’lı teröristlerle poz veren Cumhuriyet’çiler..

“Terör örgütlerine, mesafeli imişler” gibi..

“DAEŞ’e silah gidiyor” haberi yaparak, kınama yapıyorlardı..

Ama bugün gelinen nihai noktada..

DAEŞ’i Musul’dan çıkartmak için girişilen son operasyonun akabinde..

Cumhuriyet yönetimi dürüst olsa, ne yapmaları gerekirdi?

“Biz AK Parti iktidarını, DAEŞ ile dirsek temasında gibi göstermiştik. Yanılmışız. DAEŞ’in en belalı düşmanı, AK Parti hükümet imiş” demeleri gerekirdi..

Demediler..

Kulaklarının üstüne yattılar.

Bilerek iftira attıklarını, bir anlamda kabul ettiler..

Dolayısı ile, kendilerine yönelik soruşturmada da..

Bizim üzülmemizi beklemesinler..

Onlar, “Biz iftira atarız.. İftiranın aydınlığa çıkması üzerine de, özür mözür dilemeyiz” diyorlarsa..

Biz de Cumhuriyet’e yönelik soruşturmaya..

Sevinmeyiz ama..

Kusura bakmasınlar; üzülmeyiz de..

Çünkü üzüleceğimiz çok daha önemli olaylar var..

“Silahlar DAEŞ’e gitti” yalanı ile durdurulan insani yardımların eksikliğini yaşayan, açlık ve sefilliğe mahkum olan garip insanlar var..

O iftira içerikli haberler yüzünden, yardım alamayan Türkmenlerin, Rus kuşatması altında çektikleri çileler var..

Cumhuriyet’in sebep olduğu bu zulümler ortada iken..

Cumhuriyet’e ben, niye üzüleyim ki..

Dünkü gözaltılara kadar. Defalarca çağrıda bulunduk..

“PKK destekçiliği yapmayın” dedik..

“Şu PKK’lı eli kanlı teröristler için, ‘Gerilla’ demeyin” dedik.

Cumhuriyet’e dinletemedik.

Hikmet Çetinkaya’ya seslendik.

“Düne kadar Fetullah Gülen’e demediğini bırakmıyordun..

Şimdi ne oldu da..

Dost oldun” diye sorduk..

Cevap alamadık..

Büyük ihtimalle bir şantaj ile..

Hikmet Çetinkaya esir alınmıştı..

O esir alınmanın hikayesini açıklamadı ama..

Şimdi kendisi gözaltına alındı..

Belki gözaltında sorulur..

Cevabı alınır, “Dost olma”nın arkasında neyin yattığının..

Bu vesile ile..

Hürriyet’in başındaki Vuslat Hanım için geçtiğimiz hafta yaptığımız hatırlatmanın..

Şimdi Cumhuriyet’in başına geldiğini belirtip, durumun vehametini aktaralım.

Cumhuriyet’in imtiyaz sahibi, Orhan Erinç, dünkü gözaltı listesinden, yaşlılık sebebi ile kurtulmuş ama..

Hakkında iddianame düzenlenmesinden de kurtulmasına imkan yok..

İddianame düzenlendiğinde de..

Basın İlan Kurumu anında kapısına dayanacak..

“Resmi ilanları yayınlama hakkınızı askıya aldık” diyecek. 

İmtiyaz sahibi değişene kadar da, resmi ilan verilmeyecek..

Böylesi bir gelişmede..

Artık Cumhuriyet’i, Koç Holding de kurtaramaz.

Yok Ford idi, yok Beko idi, yok Arçelik idi..  Her bir sayfasına ayrı bir şirketten reklam verseler de.

Basın ilan hakkı gidince..

Artık o gemi yürümez..

Biz “Vuslat Hanım Hürriyet’in tepesinden gidici” derken..

İmtiyaz sahibi Orhan Bey yüzünden, Cumhuriyet’e çıktı piyango.

Durum vahim.. Benden hatırlatması..

YeniAkit
1 Kasım 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;