GÜNCEL

Ali Karahasanoğlu : Bu avukatlar ne yaptı da “Biz Türkiye’yiz” diyor?

Tarih
27 Şubat 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu
 Barolar Birliği öncülüğünde toplanan avukatlara soruyorum:

“Ne yaptınız da ‘Biz Türkiye’yiz’ diyorsunuz?”

Tayyip Erdoğan rest çekince..

Bu meslek kuruluşlarının isimlerinin başındaki “Türk-Türkiye” gibi eklentileri kaldıracaklarını açıklayınca..

Barolar Birliği, isminin başındaki Türkiye kelimesi çıkartılacak diye, hop oturuyor, hop zıplıyor..

Avukatları topluyor, Anıtkabir’e gidiyor. 

Atatürkçülere selam çakıyor..

“Afrin’deki askerimize dua ediyoruz” diyor, hükümete-AK Parti’ye selam çakıyor..

“Biz her yerdeyiz. Van’ın Ulupamir’inde, Değirmenköyü’ndeyiz. Bebeğinin ölüsünü karın içinde 15 kilometre çuvalda taşımak zorunda kalan acılı babanın yanındayız” deyip, güneydoğulu insanlarımıza selam çakıyor..

Çakıyor da çakıyor..

İyi de, bir kelimenin isminizin başından çıkarılmasına yaptığınız bu itiraz yerine..

Bu “riya dolu açıklamalar” yerine..

Açıkça istismar kokan “selam çakma”lar yerine..

O ismi hakedecek bir şey yapsanız da, 81 milyon ayakta sizi alkışlayıp, “Helal olsun size Türkiye ismi” dese, daha iyi olmaz mı?

Ne gibi mesela?

Avukatlar ne yapsalar acaba?

Ne yapsalar da, üyesi oldukları birliğin adının başındaki Türkiye ismini haketseler?

Aktüel konu, PYD’nin elebaşısı Salih Müslim’in Çekya’da gözaltına alınması..

Dün duruşması olacaktı..

Bugüne ertelendi..

Türkiye düşmanlarının, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, tepelerinde Türk hukukçularının olacağı intibaını vermek, bu işin takipçisi olmak çok mu zor?

Niye Barolar Birliği adına, konunun uzmanı bir veya birkaç isim, hemen Çekya yolculuğuna çıkıp, orada Türkiye’nin haklarını korumak için çaba sarfetmiyorlar?

Bir oldu bitti ile Salih Müslim’in serbest kalmasına yönelik çalışmaları etkisizleştirmeye gayret sarfetmiyorlar?

Oturduğumuz yerden “Türkiye ismini kullanacağız” demek kolay..

Bir de onu haketmek var..

Türkiye’nin menfaati için, elini taşın altına koymak var..

Bu uğurda mücadele etmek var..

Barolar Birliği’nden veya herhangi bir baro başkanından, dün ve önceki gün, tek kelimelik bir açıklama duydunuz mu, Salih Müslim’in gözaltına alınması ile ilgili?

Duymadınız..

Niye?

“Biz para alınca avukatlık yaparız.. Türkiye devleti parayı bastırsın, biz de avukatlığını yapalım” mı diyorsunuz?..

Her şey “para” mıdır yani?..

Veya şöyle soralım: 

“Her şey para ise, isminizin başındaki Türkiye kelimesine niye takıldınız, niye‘İlla ismimizin başında Türkiye olacak’ diyorsunuz?..”

Ben isterdim ki, Barolar Birliği öncülüğünde, 50 gönüllü avukat.. 100 gönüllü avukat.. Hemen ilk haber geldiğinde.. Anında Çekya’ya gitsin.. 

Hemen görüşmeler yapılsın.. Hemen anında, gerekli bilgilendirmeler yapılsın.. Ordaki büyükelçiliğimizle koordineli olarak, Türkiye’nin Salih Müslim’i niçin istediğini, ordaki yetkililere hukuk dili ile anlatsınlar..

Var mı böyle bir çalışma?

Yok..

Ne var?

Anıtkabir’e gidip, “Biz Türkiye’yiz” meydan okuması var.

Caka satması var..

Salih Müslim’in gözaltına alınması ve akabinde Türkiye’ye gönderilmesi için gerekli girişimlerin yapılması, avukatlar öncülüğünde bunun yapılması tekil bir örnek..

Ama avukatların yapabileceği, daha ne tekil örnekler var..

Bir süre tartıştık, sonra kapattık konuyu..

Güney sınırımızdan Türkiye’ye atılan roketler vesaire ile ölen insanlarımız için, silahların üreticisi devlet ve şirketler için açılacak ceza ve tazminat davaları..

Barolar birliği, bunu niçin organize etmez?

AK Parti hükümeti döneminde, paraya para demiyorlar.

Vekalete yapıştırılan pullar sayesinde..

Diğer taraftan zorunlu avukatlık sistemi ile..

Hem kurum hem de avukatlar, düne göre maddi açıdan çok daha iyi durumdalar..

Maddiyatı da bir kenara bırakın..

Türkiyeli olmak için..

Türkiye’ye borçlarını ödemek için..

Bugüne kadar “Türkiye” ismini kullandıkları için..

“Uluslararası hukuk alanında, sınır ötesinden yapılan saldırılarla gerçekleşen ölümler, yaralanmalarda neler yapılabilir”i tartışıp, gerekli davaları açmak, çok mu zor acaba?

Avukatsınız.. İşiniz bu..

Belirttiğim saldırılarda bir yakını ölen kişi, “Parasını ben vereceğim.. Açın davayı” dese..

Mutlaka bir avukat da bulur, on avukat da bulur..

Ama..

Zarar görenlerin maddi durumu yok ise..

Devlet de, bu işlere yetişme noktasında imkansızlıklar yaşıyor ise..

Bu işi alıp götürecek kimse olmayacak mı?

Üniversitelerden yardım alarak..

Sempozyumlar düzenleyerek..

Konuyu önce Türkiye gündemine..

Sonra dünya gündemine aldırıp..

Arkasından da..

Ceza ve tazminat davalarını, ardı ardına açıp, takip ettirmek..

Bunun öncülüğünü yapmak..

Barolar Birliği’nin gönüllü yapması gereken bir görevi değil midir?

Lütfen beyler..

İcraat yapınız..

Lafla peynir gemisi yürümüyor..

“Biz Türkiye’yiz” diyerek, siz “Türkiye olamaz”sınız..

Türkiye’yi temsil edemezsiniz..

Türkiye ismini kullanmayı hakedemezsiniz..

Bir alınteri dökün..

Para almadan da, bazı görevleri üstlenin ki..

Kamuoyundaki avukatlar için yapılan kötü tanımlamaları silesiniz..

“Avukatlar, parayı kim bastırırsa, onu savunur.. Davacı bastırırsa davacıyı.. Bir dakika sonra, davalı daha çok para bastırırsa, davalıyı savunur” algısını bozun..

Türkiye’yi savunun..

Parasız savunun..

“Çünkü biz Türkiye’yiz” deyin.

Akit
27 Şubat 2018

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Selim

    28 Şubat 2018 13:20
    1 0
    Ceset yalayıcılar. Cüppeli şeddeli okumuş cahiliyye devri kalıntılarının ilkellikleri cesetlerle iletişim kurmalarında dahi tezahür etmiş.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;