SİYASET

Ali Karahasanoğlu : Anayasa Mahkemesi Can’ı mı kurtardı, Rus’u mu?

Tarih
26 Şubat 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Karahasanoğlu

Herhangi bir kişinin cezaevinde kalmasından sevinecek değilim..

Herkesin özgür olmasını isterim.

Kimsenin cezaevine girmemesini isterim..

Ama şu da bir gerçek..

Suç işleyenler için de..

Cezaevi olmalı ki..

Suç işleme, özendirilmesin!

Konumuz tabii ki Can Dündar ve Erdem Gül.

Bunlar hakkında Anayasa Mahkemesi’nin dün verdiği karar..

Hani, Suriye’de masum insanlar bugün dahi ölmüyor olsa.. Bir dönem yaşanan çatışmalar, bugün itibari ile bitmiş olsa..

Anayasa Mahkemesi’nin dünkü kararına..

Yine itiraz etmezdim..

“Olmuş bitmiş.. Önümüze bakalım” derdim.

Ama..

Bugün an itibariyle dahi.. Suriye’de her gün onlarca masum insan ölmeye devam ediyor ise..

Esed’in bombalamaları yetmiyor.. Bir de binlerce kilometre uzaktan Rusya gelip, ordaki masum insanları katlediyor ise..

Kimse kusura bakmasın..

MİT TIR’larını değil durdurmak..

O TIR’lara eli ile dokunanın bile cezası, ömür boyu hapistir..

“Velev ki” diye başlayacağım.

Velev ki MİT TIR’larında ağzına kadar silah dolu olsun..

O silahların varlığını eleştiren.. Tartışmaya açanlar..

Rusya’nın; hemen her gün Suriye’nin değişik bölgelerini uçakları ile bombalamasına ne diyorlar?

“Biz Rus uçakları ile masum insanların bombalanmasının fotoğraflarını çekemiyoruz. MİT TIR’larının fotoğrafları bize geldi, biz de yayınladık” diyorlar.

MİT TIR’larının fotoğraflarını yayınlıyorlar ama..

Rus uçaklarının fotoğraflarını yayınlayamıyorlar..

Hiç sorgulamıyorlar..

Dün sorgulamadıkları gibi..

Bugün gelinen noktada..

Rus uçaklarının vahşice katliamlarından sonra bile sorgulamıyorlar..

MİT TIR’larında olduğu söylenilen silahlar, belki de yerel unsurların.. Bugünlerdeki Rus bombardımanlarına karşı.. Kendilerini savunması amaçlı.. Mühimmat depolama amaçlı silahlardı.

Nihai noktada, o silahların fiilen nerede, nasıl kullanıldığı da ispatlanmış değil..

Bu tablo karşısında sorsam..

“Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar lehine verdiği karar, Can’ı mı kurtardı, Rusları mı?” diye..

Ne cevap verirsiniz?

Benim cevabım açık: 

“MİT TIR’ları ile.. Rusların Suriye’ye ilerde yapacakları saldırıları önleme amaçlı mühimmat depolaması yapılıyor idiyse.. Can Dündar, o fotoğrafları yayınlayarak, o yardımları sekteye uğrattı ise.. Şimdi Can’ı kurtarıyor gibi görünen Anayasa Mahkemesi kararı, aslında Rusların Suriye’yi daha kolay ve daha rahat, korkmadan bombalamaları içindir!”

Varsa itiraz eden..

Hodri meydan..

Ruslar saldırıyor..

En ağır silahları kullanıyor..

Rusya’da bir tane Can çıkıp..

“Suriye’de katliama giden uçaklarımız” diye bir haber yapmıyor..

Rusya’nın mahkemeleri, “Rus silahlarının Suriye’de kullanılması, insanlık suçudur” diye, bir yargılama yapmıyor..

Ama Türkiye’deki Can’lar..

Suriye’deki yerel unsurlara, kendilerini savunması için  yapılan Türkiye’nin yardımlarını, çarpıtarak haber yapıyorsa..

Anayasa Mahkemesi de..

Bu haberleri “Basın özgürlüğü” olarak yorumluyorsa..

Bu yorumun faydası..

Can’dan önce..

Ruslara değil midir?

Anayasa Mahkemesi, sadece “kişi özgürlüğü” ile yetinerek, “Hak ihlali var” deseydi..

“Tutuklu yargılanmalarına gerek yok” anlamında bir karar verseydi.. 

“Düşünce özgürlüğü ihlal edilmiştir” demeseydi..

“Basın özgürlüğü”nü işin içine katmasaydı..

Yine çok fazla diyeceğim yoktu..

Ama..

“MİT TIR’larının fotoğraflarını yayınlamak basın özgürlüğüdür” deniliyor ise..

Rus bombardımanını yaşadığımız bugünlerde bu karar veriliyor ise..

Kimse kusura bakmasın..

Bu bir aldatmacadır..

Bu düşünce özgürlüğü değil..

Vatan hainliğidir..

Rus bombardımanına ses çıkarma.. Hatta çaktırmadan destekle..

Rus bombardımanına karşı tedbir almak isteyen yerel unsurlara gidecek yardımları ise..

Deşifre et..

Sonra da bunun adı.. Anayasa Mahkemesi tarafından, “Basın özgürlüğü” olarak yorumlansın..

Erbakan Hoca’nın dediği gibi: “Hadi ordan.. Hadi..”

Anayasa Mahkemesi, tutuklama ile ilgili karar vermenin yanı sıra.. İşin esasını da karar altına alıyormuş gibi.. “Düşünce özgürlüğü ve basın özgürlüğü” ile de ihlal tespiti yapınca..

Artık hukuk iflas etmiştir..

Siz, yürüyen bir ceza davasında..

“İşin başındaki tutuklama” ile ilgili karar verecek iken..

Bir de kalkıp, “Düşünce özgürlüğü ve basın özgürlüğü ihlali var” derseniz..

Ceza yargılaması yapmakta olan hakime de..

Daha kararını açıklamadan..

Talimat vermiş olursunuz..

O zaman da sormamız lazım..

Anayasa Mahkemesi, yüzlerce, binlerce dosyada..

“Henüz yargısal itiraz mercileri bitirilmemiştir” gerekçesi ile, niye talepleri incelemeden geri çevirmektedir?

Mesela; yerel mahkeme karar vermiş, temyiz hakkınızı kullanmadan Anayasa Mahkemesi’ne giderseniz..

Veya Yargıtay karar vermiş, tashihi karar hakkı var iken, bu müracaatı yapmadan Anayasa Mahkemesi’ne giderseniz..

Anayasa Mahkemesi hemen “ret” kararını basıyor: “Tüm yargısal yollar tüketilmemiştir!” 

Şimdi aynı mahkeme.. Kalkmış, derdest olan ceza davasının esası ile ilgili, yerel mahkemenin bir kararı bile yok iken..

Olmayan bir karar için, “Düşünce özgürlüğü ve basın özgürlüğü ihlal edilmiştir” kararı veriyor..

Bize de, “Pes” demek düşüyor..

YeniAkit
26 Şubat 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;