GÜNCEL

Ahmet KEKEÇ : Efendim Ahmet! Tüpçü mü dedin?

Tarih
23 Mart 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Ahmet Kekeç

Tüpçü medya patronu, Milliyet ve Vatan gazetelerinin sahibi (ilaveten Doğan Medya Grubu’nun sahibi) Demirören oluyor... Demirören... 

Bu nitelemeyi (“tüpçü medya patronu” nitelemesini), en son Sözcü gazetesi yazarı Necati Doğru kullanmış ve Demirören’i çıkarcılıkla, yalakalıkla, iktidara göbek bağıyla bağlı olmakla suçlamıştı. 

Sonra da, Demirören’in müesseselerinden kovulmuş gazetecilerin tam listesini (!) sunmuştu. Bu iddialara (suçlamalara) Milliyet ve Vatan yetkililerinin bir cevabı oldu mu, bilmiyorum. 

Ciddiye almamışlardır muhtemelen 

Bu yazıyı 06.10.2003 tarihinde Necati Doğru için kurgulamıştım. Daha doğrusu, yazarın “istihfaf” çabasını eleştirmiştim. 

Necati Doğru yalnız değilmiş... 

Meğer Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkun da yeni patronu Demirören’den söz ederken “tüpçü” nitelemesini kullanmış. “Ben Galatasaray’a başkan olursam, tüpçü Beşiktaş’ta kalamaz” demiş. Başka şeyler de yazmış (Reis’in baskısıyla mı bıyık bırakmış, çok mu çalışıyormuş ki yoruluyormuş, niçin TFF Başkanlığından istifa etmiyormuş vs...) ama bu yazı bağlamında bizi daha çok “tüpçü” nitelemesi ilgilendiriyor. 

Necati Doğru için yazdıklarımı, bu kez, tersyüz edip Ahmet Hakan Coşkun’a giydireceğim. 

Bakalım üzerinde iyi duracak mı? 

Hürriyet yazarının “tüpçü” ifadesi, evet, bir küçümseme ve aşağılama çabasını yansıtıyor. 

Demirören’i “tüpçülüğe” terfi ettiren (ya da “tenzil” ettiren) olay, Hasan Cemal’in Milliyet’ten gönderilmesiydi. 

Gerçi Hasan Cemal, “Benim Milliyet’ten gönderilmemde siyasi iktidarın bir dahli bulunmuyor” demiş, sonra da (niyeyse) fikir ve ahlak değiştirip, “Beni Milliyet’ten Erdoğan kovdurdu” demeye başlamıştı ama bu itiraf ve sapma Demirön’i tüpçülükten kurtarmaya yetmemişti. 

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkun’un “tüpçü” aşağılamasının nedeni budur... 

Bir vakitler, Aydın Doğan’a da muarızları (yani Aydın Bey’in gadrine uğramış kişiler ve kovulmuş gazeteciler) “oto yedek parçacısı” yakıştırmasında bulunuyorlardı. 

Bir mesleğin ya da iştigal alanının, aynı zamanda tahkir ve suçlama niyetine kullanılması, memleketimize özgü bir hoşluk olsa gerek... 

İncitme çabasıyla kalkıştığı besbelli Ahmet Hakan Coşkun, örneğin, eski patronu Aydın Doğan için de (çünkü o da mebzul miktar gazeteci kovdurmuştur; son örneği Akif Beki’dir) “oto yedek parçacısı” yahut “lastikçi” nitelemesini kullanmış mı, kullanabilir mi? 

Bir zamanlar para aldığı kişiye (Aydın Doğan’a) diyemediği bir şeyi, para alamayacağını zannettiği bir kişiye (Demirören’e) demesi kaç puandır? 

Peki, bundan sonra da “tüpçü” diyebilecek mi? Yoksa para alma ihtimali belirdiği için “Sayın Demirören” ifadesine mi dönecek? 

Belki de istihfaf etme hakkını(kendi ifadesiyle “mavra çevirme” hakkını) eski patronu Aydın Doğan için kullanacak, “lastikçi” filan diyecek... 

Olur mu? 

Bence olur... 

Bu karakterden her şey beklenir. 

 

HAMİŞ

Etikçi arkadaşlara soralım: Gazeteci ve yazar kovma alışkanlığı Demirören’in medya dünyasına bir armağanı mıdır? Daha önce steril bir medya düzeni mi vardı? 

28 Şubat’ın gazeteci kıyımında neredeydiler? 

Etibank ve Dışbank yağmasında neredeydiler? 

Bu bankaların bir getirisi (yahut götürüsü) olarak gazeteciler kapı önüne konulurken neredeydiler? 

POAŞ rezilliği yaşanırken neredeydiler? 

Muhterem “oto yedek parçacısı” (Ahmet Hakan Coşkun hoşlanacaktır bu ifadeden)siyasilerle karton fabrikası pazarlığına girişirken ve Başbakan’a hoş görünmek için kelle alırken neredeydiler? 

Karargâhta pişen “andıç”lar manşetleri süslerken neredeydiler? 

Bağımsız ve tarafsız gazeteciler şelek şelek Genelkurmay brifinglerine taşınırken neredeydiler? 

Star
23 Mart 2018

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • özcan

    24 Mart 2018 15:25
    1 0
    Ahmet Bey, kelimelerinizi boşuna israf etmişsiniz bu şahıs için. biliyorsunuz israf haramdır. Değmez. Bunlar için DÜN DÜNDÜR, BUGÜN BU GÜNDÜR. Demirören kapının önüne koysa bu elemanı, bir basın emekçisine kıymış mı olacak? Biraz yüz olsa AYDIN DOĞAN ile birlikte kendiside gider. Hzır sezon açıldı, şöyle bir tekne seferiyle RODOS çıkarması yapsınlar.İNSANLAR SEVDİKLERİ İLE HAŞR OLUR.Selamlar
  • özcan

    24 Mart 2018 13:14
    1 0
    Yandı bitti kül oldu.Böyle düşünmemizi istiyorlar. Hoş ögrü timsali AHMET HAKAN, tüpçü diye aşağılayınca DEMİRÖREN i, göze gireceğini zannediyordu zar.Mide meselesi anlayacağınız.
  • özcan

    24 Mart 2018 12:17
    1 0
    Bugün tüpçü der, yarın dahi der. kanal 7 den bu yana geçirmiş olduğu kişilik erozyonunu düşündüğümüzde her şeyi söyler. Aydın Dogan ile tekne sefasında buna karar verir. Ertuğrul Özkök onu önemli bir koz olarak bu çarpık medya dünyasına sokmuştu. klavuz - karga meselesi sayın KEKEÇ
  • Okuyucu

    24 Mart 2018 12:14
    1 0
    “Sular yükseldiğinde balıklar karıncaları yer. Sular çekildiğinde karıncalar balıkları yer.” Dengeler her zaman değişir. Zamana ve zemine göre manevra yapanların bir gün manevra alanı kalmayabilir. İyisi mi her zaman istikrarlı ve dik bir duruş sergilemek lazım. Bu yol kısa vadede zorlasa ve hatta zarar eder görünse de uzun vadede kazanan tarafı siz yapar.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;