SİYASET

Ahmet KEKEÇ : Dava arkadaşlarına da bakın hele!

Tarih
25 Nisan 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Ahmet Kekeç

Neredeyse kurdukları her cümlenin içine “dava” sözcüğünü özenle yerleştiren, “dava arkadaşı” lafzını dilinden düşürmeyen iki siyasetçi... 

Biri eski Cumhurbaşkanı. 

Diğeri eski Başbakan... 

Cumhurbaşkanı olanı, aktif siyaseti bıraktığını açıklamıştı; partisi ve dava arkadaşlarıyla ilgili sorularla karşılaştığında susmayı, bir diğer ifadeyle “uzaklaşmayı” tercih ediyordu. 

Mazurdu... Çünkü aktif siyasetin içinde yer almıyordu. 

Fakat aktif siyaseti bıraktığını özellikle vurgulayan ve kamuoyundan anlayış bekleyen bu “dava arkadaşı”, ne zaman partisi aleyhinde bir durum oluşsa, ortaya çıktı ve dava arkadaşlarını zor durumda bırakan açıklamalar yaptı. 

Bence çok ayıp etti... 

İtirazlarını (çünkü dava arkadaşlarının yönelimini yanlış buluyordu, “böyle giderse bir dış müdahale kaçınılmaz hale gelir” diyordu ve olası bir dış müdahaleyi meşrulaştırıyordu) direkt ya da dolaylı yollardan “dava arkadaşlarına” iletebilirdi, onları uyarabilirdi, fikirlerini “parti içi mekanizmaları” kullanarak arkadaşlarıyla paylaşabilirdi. 

Bunların hiçbirini yapmadı. 

Davetlere de icabet etmedi. 

Bir konuşmasında, “Eski Cumhurbaşkanı olarak gerekli gördüğüm durumlarda fikirlerimi açıklarım” diyordu ama gerekli durumları hep kendisi seçti. 

Mesela, FETÖ’nün Çankaya’yı da dinlediği, bu durumu nasıl karşıladığı sorulmuştu kendisine... 

Beklenen cevap şuydu: “İllegal dinleme yapmak suçtur.”

Bunu demedi. 

Dava arkadaşlarını hedefe koyan şöyle (“enteresan”) bir açıklama yaptı: “Benim bir şeyden korkum yok.”

Demek ki dava arkadaşları, bir şeylerden korktukları için illegal dinlemelere karşı çıkıyorlardı. 

Partisi ve “dava arkadaşları”, hatta ülkesi, 2012 yılından itibaren, Batı patentli bir “saldırı dalgası”nın altında  “beka savaşı” veriyor ama konuşması gereken “dava arkadaşı”susuyor. 

Dış müdahalenin kaçınılmaz olduğunu belirten açıklaması dışında, bu konuda hâlâ bir beyanatı yok. 

Partisi ve halefi türlü gaileler atlattı. 

Sessiz kaldı. 

Dava arkadaşları, insanlığa “değerler” armağan etmiş Avrupa Birliği ülkelerinden sınır dışı edildi, uçaklarına iniş izni verilmedi toplantıları iptal edildi. 

Sessiz kaldı... 

Seçimle gelmiş halefinin (yani Erdoğan’ın) Almanya’da konuşma yapmasına mahkeme kararıyla yasak getirildi. 

Sessiz kaldı. 

Sessiz kaldığı ve dava arkadaşlarını yalnız bıraktığı gibi, “AK Parti’ye karşı ne yapabiliriz?” temalı toplantıların da neredeyse baş konuğu oldu. 

Bir dönem Başbakanlık da yapmış bulunan diğer dava arkadaşı ise elan “AK Parti üyesi”sıfatını taşıyor. 

Hem aktif siyasetin içinde, hem de Konya milletvekili. 

Bu dava arkadaşı, referandum sürecinde ortalarda hiç görünmedi. Medyası aracılığıyla “hayır” kampanyasına destek verdi. Bugüne kadar ağzından “Cumhurbaşkanı hükümet modeli” lehinde bir cümle çıkmış değil. 

Bu dava arkadaşının ne düşündüğünü, “Sayın Cumhurbaşkanımız” diye taltif ettiği Erdoğan’a nasıl baktığını, Erdoğan’ı hangi konularda “engel” gördüğünü medyasına (bazı danışmanlarına ve yazarlarına) bakarak söktürebilirsiniz. 

Referandumda yoktu. 

Erdoğan 24 Haziran seçiminde Cumhurbaşkanı adayı oldu, yine ortalarda yok... 

Erdoğan’la ilgili bir destek cümlesi? Yok... 

Partisinin başarılı olmasını temenni eden bir açıklaması? Yok... 

Partisine yönelik taarruzları ve Erdoğan’ı alt etmek için sahneye konulmuş “kirli hülle siyasetini” telin eden bir beyanatı? Yok... 

Bunlar yok ama muhalefet cephesinin, partisine karşı adaylığa ikna etmeye çalıştığı Abdullah Gül’le gizli kapaklı görüşmeler ve fikir teatileri var... 

Ne güzel bir dava arkadaşlığı bu! 

Ne güzel dava arkadaşları bunlar! 

Star
25 Nisan 2018

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • s çülak

    26 Nisan 2018 20:39
    0 0
    Abdullah Gülü severim. Abdullah Gülü günahı kadar sevmeyen güruhun onu cumhurbaşkanı adayı yapma gayretleri benim burnuma yanık kokuları getirdi. Aynı kokuyu Abdullah Gülün aldığından da eminim. Bence kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyordur.
  • iftira

    26 Nisan 2018 18:35
    0 0
    Bugün Davutoğlu'nun yaptığı açıklamadan sonra ne diyeceksin sn. Ahmet Kekeç merak ediyorum...
  • MURTAZA

    26 Nisan 2018 06:57
    1 2
    Davutoğlu'nu ve Gül'ü biz,Reis sevdi diye sevdik ve destekledik.İkisi de nazarımızda "Muhasebeci Kenan" mesabesindedir an itibariyla.Erdoğan'a ve milletimize Allah yardım etsin,bu mızmız bal yapmaz arılardan korusun.Erkek olun erkek, karılarınız da mı söylemiyor "Yahu Bey bu yapılr mı?" diye.Gerçi Hayrünnisa Hanım intifâda sözü vermişti ki vâki oldu.Filistinliler onu İsrail'e karşı yapıyor gerçi ama olsun saflar belli olsun demek istiyorlar her hal!
  • Asım

    25 Nisan 2018 22:19
    0 2
    Bu soysuzlara millet hakettikleri dersi verecek. Bu milletin ekmeğini yediler, gözlerine dizlerine dursun, Allah burunlarından fitil getirsin. Ha bir soysuz, ha iki soysuz
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;